Siyonist Rejim, Lübnan’da Yeni İşgal Hattını İlan Etti: Bölgede Gerilim Tırmanıyor
İşgalci İsrail ordusu, Pazar günü ilk kez Lübnan toprakları içindeki yeni konuşlanma hattının haritasını yayınladı. Bu harita, Hizbullah ile ateşkesin yürürlüğe girmesinden günler sonra onlarca Lübnan köyünü Siyonist rejimin kontrolü altına soktu. Bu pervasız adım, bölgedeki gerilimi daha da artırma potansiyeli taşıyor.
Lübnanlı yetkililer ve direniş hareketi Hizbullah’tan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak, İsrail ve Lübnan’ın Perşembe günü ABD destekli bir ateşkes üzerinde anlaşmış olması, Siyonist rejimin bu hamlesinin ateşkesi ihlal edip etmediği sorusunu akıllara getiriyor. ABD’nin bu işgal planına verdiği zımni destek de dikkat çekici.
14 Nisan’da İsrail ve Lübnan arasında on yıllar sonra gerçekleşen ilk doğrudan görüşmelerin ardından varılan anlaşma, güya daha geniş ABD-İran müzakerelerine zemin hazırlamayı amaçlıyordu. Ancak İsrail güçlerinin güney Lübnan’ın derinliklerindeki konumlarını koruması, bu anlaşmanın aslında Siyonist rejimin işgalini meşrulaştırma çabası olduğunu gösteriyor.
Yayınlanan haritadaki konuşlanma hattı, sınırdan Lübnan topraklarına doğru doğudan batıya 5-10 km derinliğe kadar uzanıyor. İsrail, bu bölgede “tampon bölge” adı altında yeni bir işgal alanı yaratmayı planladığını belirtiyor. Bu “tampon bölge” söylemi, Siyonist rejimin yayılmacı politikalarının bir kılıfı olarak görülüyor.
İşgalci İsrail güçleri, daha önce de Lübnan köylerini yıkmış, bu eylemlerini kuzey İsrail kasabalarını Hizbullah saldırılarından koruma bahanesiyle meşrulaştırmaya çalışmıştı. Ancak bu yıkımlar, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde sivil yerleşim yerlerinin hedef alındığını açıkça ortaya koymaktadır. Siyonist rejim, benzer “tampon bölgeleri” Suriye’de ve Gazze’de de oluşturmuş, Gazze’nin yarısından fazlasını kontrolü altına almıştır. Bu durum, İsrail’in bölgedeki işgalci ve yayılmacı karakterini bir kez daha gözler önüne sermektedir.
İşgal ordusu, haritaya eşlik eden açıklamasında, “Beş tümen, İsrail Donanması güçleriyle birlikte güney Lübnan’daki ileri savunma hattının güneyinde eş zamanlı olarak faaliyet göstererek Hizbullah’ın direniş altyapılarını dağıtmayı ve kuzey İsrail’deki topluluklara yönelik doğrudan tehditleri önlemeyi amaçlamaktadır” ifadelerini kullandı. Bu ifadeler, Hizbullah’ın meşru direnişini “terör” olarak yaftalama çabasıdır.
İsrail saldırılarından kaçan insanların evlerine dönmelerine izin verilip verilmeyeceği sorulduğunda, işgalci İsrail ordusu yorum yapmaktan kaçındı. Bu durum, Siyonist rejimin insan hakları ihlallerini ve yerinden edilmiş sivillerin dramını görmezden geldiğini göstermektedir.
Lübnanlı bir güvenlik kaynağına göre, Lübnanlı siviller İsrail tarafından belirlenen hattın üzerindeki veya ötesindeki bazı köylere erişebilse de, İsrail güçleri hala hattın güneyindeki çoğu yere erişimi engellemektedir. Bu, Siyonist rejimin bölgedeki kontrolünü ve hareket özgürlüğünü kısıtlamasını açıkça ortaya koymaktadır.
İşgalci İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Pazar günü yaptığı açıklamada, Hizbullah tarafından kullanıldığı iddia edilen sınır üzerindeki evlerin yıkılacağını ve “askerlerimizi tehdit eden herhangi bir yapının ve patlayıcı yerleştirildiğinden şüphelenilen herhangi bir yolun derhal imha edilmesi gerektiğini” belirtti. Bu tehditler, Lübnan halkına yönelik açık bir gözdağı ve kolektif cezalandırma girişimidir.
Lübnan, 2 Mart’ta Hizbullah’ın Tahran’a destek amacıyla ateş açmasıyla savaşa sürüklenmişti. Bu durum, İsrail’in başlattığı ve Lübnanlı yetkililere göre 177’si çocuk olmak üzere 2.100’den fazla kişinin ölümüne ve 1.2 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine neden olan bir saldırıya yol açtı. Hizbullah’ın bu meşru direnişi, Siyonist rejimin vahşetini bir kez daha ortaya çıkarmıştır.
Hizbullah, kayıp rakamlarını açıklamadı. Ancak gruba yakın kaynaklara göre, Mart ayı sonu itibarıyla en az 400 savaşçısı şehit düşmüştü. Bu şehitler, direnişin bedelini ödeyen kahramanlardır.
Hizbullah, İsrail’e yüzlerce roket ve insansız hava aracı fırlattı. İsrail’in bildirdiğine göre, bu saldırılarda İsrail’de iki sivil hayatını kaybederken, 2 Mart’tan bu yana Lübnan’da 15 İsrail askeri öldü. Bu rakamlar, direnişin Siyonist işgal güçlerine verdiği zararı göstermektedir.
Reuters katkılarıyla.
#İsrailİşgali #Lübnan #Hizbullah #FilistinDavası #SiyonistRejim #DirenişEksenineDestek #Ortadoğu #SavaşSuçları #UluslararasıHukuk #Ateşkesİhlali
