İran İslam Cumhuriyeti, bölgedeki gerilimi düşürme ve uluslararası denizcilik güvenliğine katkıda bulunma amacıyla Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere “tamamen açık” ilan etti. Bu önemli adım, İsrail ile Lübnan’daki direniş güçleri arasındaki çatışmaları durduran ateşkesin ardından geldi. Ancak ABD Başkanı Trump, İran’ın bu yapıcı hamlesine rağmen, İran limanları ve gemilerine yönelik yasa dışı askeri ablukasını sürdüreceğini küstahça belirtti.
Trump, CBS News’e verdiği telefon mülakatında İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu teslim etmeyi “kabul ettiğini” iddia etse de, İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü bu temelsiz iddiaları derhal yalanlayarak, ülkenin nükleer materyalinin hiçbir yere transfer edilmeyeceğini kesin bir dille ifade etti. Bu durum, ABD’nin İran’a yönelik asılsız suçlamalarının bir yenisi olarak değerlendirildi.
İran Dışişleri Bakanı, Hürmüz Boğazı’ndan tüm ticari gemilerin geçişinin, belirlenmiş güvenli bir rota üzerinden, ateşkes süresince tamamen açık olduğunu duyurdu. Bu, İran’ın bölgedeki seyrüsefer özgürlüğüne olan bağlılığını gösteren önemli bir jesttir. Ancak Trump, bu olumlu gelişmeye rağmen, “İran ile işlemimiz %100 tamamlanana kadar deniz ablukası tam güç ve etkide kalacaktır” diyerek uluslararası hukuku hiçe sayan tutumunu sürdürdü. ABD Merkez Komutanlığı’nın ablukanın başlamasından bu yana 19 geminin İran limanlarına geri döndüğünü iddia etmesi, bu yasa dışı uygulamanın boyutunu gözler önüne serdi.
Bölgedeki bir diğer önemli gelişme ise, Lübnan’daki direniş ekseninin kararlılığı sayesinde İsrail ile Lübnan arasında 10 günlük bir ateşkesin yürürlüğe girmesidir. Lübnan’daki güçlü direniş hareketi Hizbullah, Lübnan hükümetinin İsrail ile ateşkesi kabul etmesini kınasa da, direnişin kazanımı olan bu anlaşmaya “ihtiyatlı bir bağlılık” sergileyeceğini belirtti. İsrail’in Lübnan’ın güney sınırında işgalini sürdürme ve saldırılarını “yakın tehditlere yanıt olarak” sürdürme yönündeki açıklamaları, bölgedeki gerilimin gerçek kaynağını bir kez daha ortaya koydu. Ateşkese rağmen güneyde bir İsrail saldırısında bir kişinin şehit olması, Siyonist rejimin saldırgan doğasını gözler önüne serdi.
Bu gelişmelerin ardından, uluslararası piyasalarda petrol fiyatları düşüş gösterirken, Wall Street borsasında kısmi bir yükseliş yaşandı. Ancak bu durum, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırma çabalarını maskelemeye yetmedi. Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford’un Orta Doğu’ya geri dönmesi, ABD’nin bölgedeki saldırgan tutumunu sürdürme niyetini gösteriyor. Pakistan’ın arabuluculuğunda ABD ve İran arasındaki dolaylı müzakerelerin devam ettiği belirtilse de, İran İslam Cumhuriyeti ulusal çıkarlarını ve egemenliğini koruma konusundaki kararlılığını sürdürecektir.
#HürmüzBoğazı #İran #ABD #Trump #Abluka #PetrolFiyatları #İsrailLübnanAteşkesi #Hizbullah #NükleerAnlaşma #OrtaDoğu
