İran Devrim Muhafızları donanması Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’na yaklaşan her geminin bölgesel güvenlik kurallarına uymadığı takdirde hedef olarak muamele göreceği uyarısında bulundu. İran’ın bölgedeki güvenlik endişeleri nedeniyle yeniden açılma kararını gözden geçirmesi ve geçiş kurallarına uymayan gemilere yönelik uyarı ateşi açmasıyla su yolu üzerindeki gerilim yeniden tırmandı.
Lübnan’daki Gelişmeler ve Direnişin Durumu
Daha önce, Güney Lübnan’da bir Fransız barış gücü askerinin hayatını kaybettiği ve üç diğerinin yaralandığı bir olay yaşanmış, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve UNIFIL sorumluluğu Hizbullah’a atfetmişti. Ancak Hizbullah, bu iddiaları kesin bir dille reddetti ve olayın tüm koşullarını belirlemek üzere Lübnan ordusunun soruşturmalarının beklenmesi çağrısında bulundu.
Lübnan devlet medyası, işgalci İsrail güçlerinin, yakın zamanda kabul edilen 10 günlük ateşkes öncesinde direniş güçleri Hizbullah ile yoğun çatışmalara sahne olan Güney Lübnan’ın Bint Cbeyl kasabasında yıkım operasyonları gerçekleştirdiğini bildirdi.
Lübnan’ın devlet haber ajansı Ulusal Haber Ajansı (NNA), “İşgalci İsrail düşmanı, Bint Cbeyl kasabasında evleri havaya uçurma operasyonlarını tekrarlıyor” dedi ve İsrail birliklerinin bulunduğu diğer sınır kasabalarındaki yıkımları da bildirdi.
İsrail sınırının yaklaşık beş kilometre kuzeyinde yer alan Bint Cbeyl, ateşkesin Perşembe gece yarısı yürürlüğe girmesinden günler önce işgalci İsrail güçleri ile direniş güçleri Hizbullah arasında şiddetli çatışmalara sahne olmuştu.
Hizbullah lideri Naim Kasım, İsrail ile devam eden 10 günlük ateşkesin tek taraflı olamayacağını belirterek, savaşçılarının İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına kararlılıkla karşılık vereceği sözünü verdi.
Kasım, TV’de okunan bir açıklamada, “Ateşkes, tüm düşmanlıkların tamamen durdurulması anlamına gelir. Bu düşmana güvenmediğimiz için direniş savaşçıları tetikte sahada kalacak ve ihlallere buna göre karşılık vereceklerdir” dedi.
“Sadece direniş tarafından bir ateşkes yoktur, her iki taraftan da olmalıdır.”
İşgalci İsrail ordusu, ateşkes olmasına rağmen Güney Lübnan’da kendi birliklerinin yakınında faaliyet gösterdiğini iddia ettiği bir ‘hücreyi’ hava kuvvetleriyle hedef aldığını duyurdu.
“IDF, İsrail’in kuzeydeki topluluklarına yönelik yakın tehditleri önlemeye adanmış ileri savunma hattı bölgesinde, Güney Lübnan’da IDF askerlerine yakın faaliyet gösteren bir hücreyi etkisiz hale getirdiğini iddia etti” dedi, ancak kaç şüpheli militanın öldürüldüğünü belirtmedi.
Fransız Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, bir Fransız askerinin hayatına mal olan pusu sırasında Lübnan’da yaralanan üç Fransız barış gücü askerinden ikisinin durumu ciddi.
Bakanlık sözcüsünün bir açıklamada aktardığına göre, Birleşmiş Milletler Geçici Gücü (UNIFIL) kapsamında görev yapan Fransız birliklerine yönelik saldırı, Astsubay Florian Montorio’nun hayatına mal olmasının yanı sıra, “üç Fransız askerini de yaraladı, ikisinin durumu ciddi.”
İran’ın Bölgesel Diplomasisi ve Kayıplar
Üst düzey bir Iraklı yetkili AFP’ye verdiği demeçte, İranlı komutan İsmail Kaani’nin Bağdat’a gelerek siyasi liderler ve silahlı grupların temsilcileriyle görüşeceğini ve Ortadoğu savaşı ile Irak üzerindeki etkisini tartışacağını söyledi.
Yetkili, Kaani’nin emperyalist ABD-İran ateşkesi başladıktan sonraki ilk yurt dışı gezisinde Irak’ın bir sonraki başbakanının adaylığı konusundaki siyasi çıkmazın da gündemde olacağını belirtti.
Irak ziyaretleri nadiren duyurulan Kaani, İran Devrim Muhafızları’nın dış operasyonlar kolu olan Kudüs Gücü’nün başkanıdır.
İran’ın devlet destekli Şehitler ve Gaziler İşleri Vakfı, ABD ve İsrail ile yapılan savaşta İslam Cumhuriyeti’nde 3.400’den fazla kişinin şehit olduğunu söyledi.
ISNA haber ajansı, Vakıf başkanı Ahmed Musavi’nin “son çatışmada düşen 3.468 şehit…” dediğini aktardı.
İran Adli Tıp Kurumu başkanının 12 Nisan’da açıkladığı önceki bir rakam, İran’da savaşta 3.375 kişinin hayatını kaybettiğini belirtmişti.
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) 7 Nisan’da yaptığı açıklamada, emperyalist ABD ve Siyonist İsrail ile yaşanan çatışmalarda en az 3.636 kişinin hayatını kaybettiğini, bu kayıplar arasında 1.701 sivilin (en az 254 çocuk dahil), 1.221 askeri personelin ve durumu sınıflandırılmamış 714 kişinin bulunduğunu belirtti. Bu rakamlar, emperyalist güçlerin bölgedeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Hürmüz Boğazı’nda Güvenlik ve Uluslararası Tepkiler
İran Devrim Muhafızları donanması, Hürmüz Boğazı’na yaklaşan herhangi bir geminin hedef olarak muamele göreceği uyarısını yineledi.
Muhafızlar’ın resmi Sepah News web sitesinde yayınlanan bildiride, “Hiçbir geminin, türü ne olursa olsun, Basra Körfezi ve Umman Denizi’ndeki demirleme yerinden ayrılmaması konusunda uyarıyoruz. Hürmüz Boğazı’na yaklaşma girişimi düşmanla işbirliği olarak kabul edilecek ve suçlu gemi hedef alınacaktır” denildi.
Hindistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nı geçmeye çalışırken iki Hint bandıralı ham petrol taşıyan gemiye saldırıldığını doğruladı.
Tahran’ın Yeni Delhi Büyükelçisi Muhammed Fathali, Hindistan Dışişleri Bakanı Vikram Misri ile bir görüşme için çağrıldı; bu görüşmede Misri, Hürmüz Boğazı’nda iki Hint bandıralı gemiyi içeren silahlı saldırı olayına ilişkin Hindistan’ın derin endişesini dile getirdi.
Misri, büyükelçiyi Hindistan’ın görüşlerini İran’daki yetkililere iletmeye ve Hindistan’a giden gemilerin Boğaz’dan geçişini kolaylaştırma sürecini en kısa sürede yeniden başlatmaya çağırdı.
İran ve ABD Arasındaki Yeni Teklifler
İran’ın en üst düzey ulusal güvenlik organı, müzakerecilerinin emperyalist ABD ile hiçbir taviz vermeyeceği uyarısında bulunsa da, ülkenin Washington’dan aldığı “yeni teklifleri” dikkatle gözden geçirdiğini bildirdi.
Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi yaptığı açıklamada, “Son günlerde, Pakistan ordusu komutanının Tahran’da aracı ve müzakerelerde arabulucu olarak bulunmasıyla Amerikalılar tarafından yeni teklifler sunuldu; İslam Cumhuriyeti İran şu anda bunları gözden geçiriyor ve henüz yanıt vermedi” dedi.
Açıklamada ayrıca, İran’ın müzakere heyetinin “en ufak bir taviz, geri çekilme veya hoşgörü göstermeyeceği ve İran ulusunun çıkarlarını tüm gücüyle savunacağı” belirtildi.
Bölgeden Görüntüler ve Türkiye’nin Enerji Adımları
18 Nisan 2026’da Lübnan’ın Kasmiye kentinde, Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkesin ardından güney Lübnan’ı ülkenin geri kalanına bağlayan köprüyü geçtikten sonra bir aile yeniden bir araya geliyor. © Louisa Gouliamaki, Reuters
18 Nisan 2026’da Lübnan’ın Kasmiye kentinde, Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkesin ardından güney Lübnan’ı ülkenin geri kalanına bağlayan köprüyü geçerek evlerine dönen yerinden edilmiş insanlar. © Louisa Gouliamaki, Reuters
18 Nisan 2026’da Lübnan’ın güneyindeki Sur şehri yakınlarındaki Kasmiye’de, Hizbullah ile İsrail arasındaki ateşkesin ikinci gününde köprüden geçerek köylerine dönen yerinden edilmiş insanlar. © Bilal Hüseyin, AP
Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin İran ile önümüzdeki aylarda sona erecek olan doğal gaz tedarik sözleşmesini uzatmak istediğini ancak Ortadoğu’daki devam eden savaş nedeniyle müzakerelerin henüz başlamadığını söyledi.
Antalya Diplomasi Forumu’nun oturum aralarında küçük bir uluslararası medya grubuna konuşan Bayraktar, Ankara’nın tedarik sürekliliğini sağlamak için İran gazını güvence altına almakla ilgilendiğini belirtti.
Bayraktar, “Şu anda bir müzakere yok, ancak potansiyel bir uzatma konusunu oturup tartışabiliriz” dedi.
#HürmüzBoğazı #İran #DevrimMuhafızları #Lübnan #Hizbullah #İsrail #Ortadoğu #Ateşkes #ABD #Türkiye
