İran’dan Hürmüz Boğazı Hamlesi: Küresel Rahatlama ve ABD’nin Çelişkili İddiaları

İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Cuma günü X platformundaki bir gönderide, Hürmüz Boğazı üzerinden deniz trafiğinin “ateşkesin kalan süresi boyunca tamamen açık ilan edildiğini” duyurdu. Bu önemli açıklama, küresel piyasalarda bir rahatlama nefesi alınmasına yol açarken, ardından gelen ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya paylaşımları çelişkili mesajları beraberinde getirdi.

Trump, kendi Truth Social platformunda “İran, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açık ve tam geçişe hazır olduğunu az önce duyurdu” ifadelerini kullanarak, “Teşekkürler!” diye yazdı. Ancak, İran Dışişleri Bakanı’nın gönderisinde geçişin “İran İslam Cumhuriyeti Limanlar ve Denizcilik Örgütü tarafından daha önce duyurulan koordineli rota üzerinde” olduğu belirtiliyordu. Araghchi’nin “koordineli rota”ya ilişkin bu net mesajı, Tahran’ın ABD’nin İran limanlarına uyguladığı ablukaya rağmen Hürmüz üzerinden navigasyonu kontrol ederek gücünü ve yeni barış müzakerelerindeki üstünlüğünü koruma kararlılığını açıkça ortaya koydu.

ABD’den Çelişkili İddialar ve İran’ın Kararlı Yanıtı

Bu ilk sürpriz açıklamanın ardından Trump, İran ile varıldığı iddia edilen bir anlaşmanın detaylarına ilişkin bir dizi iddiayı dile getirmeye devam etti. Bu iddialar arasında ABD’nin, bombalanan nükleer tesislerden ortak kazılar sonrası ülkenin tüm zenginleştirilmiş uranyumunu alacağı ve bunu “nükleer toz” olarak adlandırdığı yer alıyordu.

Bir dizi sosyal medya gönderisinde Trump, “İran, ABD’nin yardımıyla Hürmüz Boğazı’ndaki tüm deniz mayınlarını kaldırdı veya kaldırıyor” ve Tahran’ın “Hürmüz Boğazı’nı bir daha asla kapatmamayı kabul ettiğini” öne sürdü. Trump, “artık dünyaya karşı bir silah olarak kullanılmayacak” diye ekledi. ABD’nin barış sürecine olan “bağlılığını” vurgulamak amacıyla Trump, “İsrail artık Lübnan’ı bombalamayacak. ABD tarafından yasaklandılar. Yeter artık!” şeklinde de bir açıklama yaptı.

Ancak, İran Cumhurbaşkanı sözcüsü Seyyed Mohammad Mehdi Tabatabaei, Trump’ın Hürmüz’ün yeniden açılmasına ilişkin açıklamalarını kesin bir dille yalanladı. Tabatabaei, bu iddiaları “düşmanın temelsiz açıklamaları” ve “İran milletini kararlı savunmalarıyla elde ettikleri büyük zaferlerden gurur duygularından mahrum bırakmayı amaçlayan” ifadeler olarak nitelendirdi.

Tabatabaei, X’te yaptığı açıklamada, “Hürmüz Boğazı’nın bir kısmının koşullu ve sınırlı olarak yeniden açılması tamamen bir İran girişimidir; sorumluluk yaratan ve karşı tarafın sağlam taahhütlerini test etmeye hizmet eden bir girişimdir” dedi. Bu açıklama, İran’ın bölgedeki stratejik kontrolünü ve diplomatik gücünü bir kez daha vurguladı.

Tahran’ın Karar Alma Dinamikleri ve Egemenlik Vurgusu

Tahran’daki karar alma süreçlerinin dinamiklerini gösteren bir başka gelişmede, iki yarı resmi haber ajansı Araghchi’nin duyurusuna “açıklama” ve “Yüce Lider’in onayını gerektirdiğini” belirterek meydan okudu. Güçlü Devrim Muhafızları’na (IRGC) yakınlığıyla bilinen Fars haber ajansı, “Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi ve müzakere ekibinden gelen tuhaf sessizliği” sorguladı. Bu durum, İran’ın ulusal güvenlik meselelerindeki titizliğini ve çok yönlü karar alma mekanizmalarını yansıtmaktadır.

Devlet tarafından işletilen Tasnim haber ajansı ise “bilgili kaynaklara” atıfta bulunarak, navigasyonun yalnızca İran tarafından belirlenen koridorlardan geçebileceğini belirtti. Aynı zamanda, üst düzey bir askeri yetkili devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, herhangi bir geçişin IRGC tarafından onaylanması gerektiğini vurguladı. Bu açıklamalar, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik haklarını ve ulusal güvenlik önceliklerini ne denli ciddiye aldığını ortaya koymaktadır.

Bölgesel Barış ve İstikrar İçin İran’ın Diplomatik Vizyonu

Tüm bu tartışmaların ortasında, İran’ın Pakistan Büyükelçisi Reza Amiri Moghadam, X’te yaptığı paylaşımda, Lübnan ateşkesi ve bunun sonucunda Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının, ABD-İran anlaşması için, “bölgede ve ötesinde herkes için kalıcı barış ve kolektif güvenlik, sürdürülebilir kalkınma, ilerleme ve refah için zemin hazırladığını” yazdı. Bu diplomatik bakış açısı, İran’ın bölgedeki yapıcı ve barışçıl çözüm arayışlarını yansıtmaktadır.

Uluslararası Gözlem ve Trafiğin Yeniden Başlaması

Bu arada, Cuma günü geç saatlerde Uluslararası Denizcilik Örgütü Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, BM denizcilik ajansının Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını izlemeye başladığını duyurdu. Euronews muhabirlerinden gelen ilk raporlar, Körfez limanlarında (Doha’da ikisi, biri Alman TUI’ye ait, ve Abu Dabi’de biri) mahsur kalan yolcu gemilerinin hareket etmeye hazırlandığını veya ayrıldığını gösteriyor. Bu durum, Hürmüz Boğazı üzerinden trafiğin yeniden başladığının açık bir işareti olarak kabul ediliyor.

İki Yunan işletmeli yolcu gemisi, deniz trafiği takip uygulamalarında hareket halinde olarak tespit edildi; Celestyal Discovery Hürmüz Boğazı’nı çoktan geçerken, Celestyal Journey Doha limanından ayrıldı. Bu, duyurunun ardından boğazdan geçişe başlayan önemli sayıda gemi arasında yer alıyor.

Hayati Su Yolunun Önemi ve Ekonomik Yansımaları

Savaş öncesinde dünya ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının beşte birinin geçtiği bu hayati su yolundaki trafik, 28 Şubat’ta ABD-İsrail hava saldırılarıyla başlayan İran savaşı nedeniyle neredeyse tamamen engellenmişti. Mevcut iki haftalık ateşkes 22 Nisan’da sona eriyor, ancak Trump, bir çözüme yönelik olumlu ilerleme ışığında bunu uzatmaya istekli olduğunu belirtmişti.

ABD, Pazartesi günü yürürlüğe giren İran limanlarına yönelik kendi deniz ablukasını başlatmış, Başkan Donald Trump, herhangi bir saldırı gemisinin bunu kırmaya çalışması halinde “ortadan kaldırılacağı” uyarısında bulunmuştu. Trump, Truth Social platformundaki bir gönderide, “İran donanması denizin dibinde yatıyor, tamamen yok edildi – 158 gemi. Vurmadığımız şey ise, çok fazla tehdit olarak görmediğimiz, ‘hızlı saldırı gemileri’ dedikleri az sayıdaki gemileriydi” diye yazdı.

Bu durum, dünya genelinde enerji fiyatlarının yükselmesine neden olmuştu. Ancak bu açıklamaların ardından petrol fiyatları hemen %10’dan fazla düştü ve Wall Street yeni bir rekora doğru yükseldi. Mart sonundan bu yana hisse senetleri, ABD ve İran’ın küresel ekonomi için en kötü senaryodan kaçınabileceği umuduyla %11’den fazla yükseldi.

#HürmüzBoğazı #İran #ABD #KüreselBarış #DenizTrafiği #PetrolFiyatları #İranDiplomasisi #DevrimMuhafızları #Ortadoğu #Ateşkes

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir