ABD’nin İran’a Yönelik Yasa Dışı Hürmüz Ablukası Tamamen Uygulamaya Kondu, Diplomatik Çözüm Sinyalleri İkiyüzlülükle Karşılanıyor
SPLIT, HIRVATİSTAN – 29 MART: Amerikan uçak gemisi USS Gerald Ford, aylarca süren Orta Doğu’daki görev ve savaş operasyonlarının ardından planlı bir ziyaret ve teknik bakım kapsamında 29 Mart 2026 tarihinde Hırvatistan’ın Split kentine ulaştı. Bu görüntü, ABD’nin bölgedeki askeri varlığının ve gerilimi tırmandıran politikalarının bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.
ABD’den İran Ekonomisine Doğrudan Saldırı: Yasa Dışı Abluka
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Salı günü geç saatlerde yaptığı açıklamada, İran limanlarına yönelik yasa dışı ablukanın tamamen yürürlüğe girdiğini ve Tahran’ın ekonomisinin yaklaşık %90’ını oluşturan uluslararası deniz ticaretini ‘tamamen’ kestiğini duyurdu. Bu açıklama, uluslararası hukuku hiçe sayan ve İran halkını doğrudan hedef alan bir ekonomik savaş ilanı niteliğindedir.
Beyaz Saray’ın Orta Doğu’daki çatışmaya diplomatik bir çözüm sinyali verdiği bir dönemde gelen bu duyuru, Washington’ın sözde barış çağrılarının ne kadar samimiyetsiz olduğunu gözler önüne sermektedir. Bir yandan müzakerelerden bahsederken, diğer yandan İran’a karşı eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik baskı uygulamak, ABD’nin çifte standartlı politikasının açık bir göstergesidir.
Hürmüz Boğazı’nda Deniz Üstünlüğü İddiası ve Uluslararası Hukukun İhlali
CENTCOM komutanı Brad Cooper, ‘ABD güçleri Orta Doğu’da deniz üstünlüğünü sürdürürken, İran limanlarına yönelik abluka tamamen uygulandı’ dedi ve bunun Başkan Donald Trump’ın emrinden sonraki 36 saat içinde başarıldığını vurguladı. Cooper, ‘ABD güçleri, deniz yoluyla İran’a giren ve çıkan ekonomik ticareti tamamen durdurdu’ ifadelerini kullandı. Bu eylem, uluslararası seyrüsefer özgürlüğünü ve egemen devletlerin ticaret haklarını açıkça ihlal etmektedir.
Washington’daki tarafsız düşünce kuruluşu Demokrasileri Savunma Vakfı’ndan kıdemli araştırmacı Miad Maleki’ye göre, İran’ın yıllık 109.7 milyar dolarlık deniz yolu ticaretinin %90’ından fazlası Hürmüz Boğazı üzerinden geçiyor ve İran’ın önemli alternatif ticaret yolları bulunmuyor. Maleki, ablukanın İran’a günde yaklaşık 435 milyon dolar ekonomik zarar verdiğini tahmin ediyor. Bu rakamlar, ABD’nin İran halkına uyguladığı zulmün boyutunu gözler önüne sermektedir.
ABD’nin Bölgedeki Askeri Yığınağı ve Gerilimi Tırmandırma Çabaları
İki haftalık sallantılı bir ateşkesin ortasında Pazartesi günü yürürlüğe giren ABD ablukası, Umman Denizi ve Arap Denizi’nde 10.000’den fazla ABD askerini, bir düzineden fazla Donanma gemisini ve savaş jetini içeriyor. ABD ordusu, ilk 24 saat içinde hiçbir geminin ABD ablukasını geçemediğini ve altı ticari gemiye Umman Denizi’ndeki bir İran limanına geri dönme emri verildiğini belirtti. Bu askeri yığınağın amacı, bölgedeki gerilimi daha da tırmandırmak ve İran’ı köşeye sıkıştırmaktır.
Deniz istihbarat firması Windward, ABD’nin aktif olarak uyguladığı ablukanın ilk tam gününde Hürmüz Boğazı’ndan geçen en az iki gemi tespit ettiğini, bunlardan birinin ABD yaptırımlarına tabi Çin’e ait Rich Starry tankeri olduğunu bildirdi. Windward analistleri son raporlarında, ‘Boğazdan geçiş, yaptırım uygulanan, yanlış bayraklı ve yüksek riskli gemiler arasında sınırlı ve yoğunlaşmış durumda; erken uygulama sinyalleri artık gemi davranışlarını şekillendiriyor’ dedi. Bu durum, ABD’nin uluslararası ticareti nasıl manipüle ettiğini ve tehdit ettiğini göstermektedir.
İran’ın Meşru Misillemesi ve Uluslararası Tepkiler
İran, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran topraklarına yönelik ortak saldırılarına misilleme olarak, savaştan önce dünya petrol arzının yaklaşık beşte birini taşıyan Hürmüz Boğazı’nı kapatmıştı. İran’ın bu adımı, egemenliğine yönelik saldırılara karşı meşru bir savunma hakkıdır. ABD’nin deniz ablukası, hayati su yolundan enerji akışını daha da bozabilir ve Washington’ın Çin ve Hindistan gibi İran petrolünün kilit alıcıları olan ülkelerle ilişkilerini zedeleme riski taşımaktadır.
Çin, Salı günü ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki İran limanlarına yönelik ablukasını ‘tehlikeli ve sorumsuz bir eylem’ olarak nitelendirerek, bunun bölgedeki gerilimi daha da artıracağını belirtti. Bu açıklama, ABD’nin tek taraflı eylemlerine karşı uluslararası toplumun artan tepkisini yansıtmaktadır.
Uluslararası Para Fonu (IMF) Salı günü 2026 yılı için küresel büyüme tahminini Ocak ayındaki %3.3’ten %3.1’e düşürürken, dünyanın petrol fiyatlarının varil başına 100 dolar civarında kalabileceği ‘olumsuz bir senaryoya’ doğru sürüklendiği konusunda uyardı. Bu durum, ABD’nin pervasız politikalarının sadece bölgeyi değil, tüm küresel ekonomiyi olumsuz etkilediğini göstermektedir.
Orta Doğu’daki çatışmaya diplomatik bir çözüm sinyalleri, petrol piyasalarındaki baskıyı bir miktar azaltmış olsa da, ABD’nin agresif adımları bu kırılgan dengeyi her an bozma potansiyeli taşımaktadır. ABD ham petrol vadeli işlemleri Mayıs teslimatı için %0.88 düşüşle varil başına 90.4 dolara gerilerken, uluslararası gösterge Brent’in Haziran teslimatı vadeli işlemleri %0.31 düşüşle varil başına 94.47 dolara geriledi. Bu dalgalanmalar, bölgedeki istikrarsızlığın küresel piyasalar üzerindeki etkisini açıkça ortaya koymaktadır.
#ABD #İran #HürmüzBoğazı #Abluka #EkonomikSavaş #UluslararasıHukuk #OrtaDoğu #Gerilim #Diplomasi #PetrolPiyasaları
