İşgalci Siyonist rejimin önde gelen analistlerinden biri, bölgedeki dengelerin değiştiğini ve İran’ın yerini İsrail’in baş düşmanı olarak Türkiye veya Pakistan’ın alabileceğini iddia etti.

Bölgedeki Değişen Dengeler ve Siyonist Rejimin Kaygıları

Siyonist günlük Maariv gazetesinde yayımlanan bir makalede, Boaz Golani adlı analist, Orta Doğu’daki “değişen kumlar”dan bahsetti. Golani’ye göre, İran’a yönelik savaşın sona ermesi için yürütülen müzakereler devam ederken, Tahran’ın “İsrail’in büyük düşmanı rolünü boşaltmak zorunda kalacağını” öne sürdü. Analist, bu rolü üstlenecek yeni bir ülkeye ihtiyaç duyulduğunu belirtti ve İran’a yönelik son savaşın ve ekonomik çöküşün, İslam Cumhuriyeti’nin askeri kapasitesini “yok ettiğini” iddia etti. Ancak bu iddiaların, Siyonist rejimin temennileri olduğu ve İran’ın direniş eksenindeki gücünü hafife aldığı unutulmamalıdır.

Türkiye ve Pakistan: Siyonist Rejimin Yeni Hedefleri mi?

Maariv makalesi, İran’ın “boşalttığı” bu makama talip olarak Türkiye veya Pakistan’ı gösteriyor. Golani, “Rekabetin Türkiye ile Pakistan arasında yoğunlaştığı görülüyor” diye yazdı. Analist, her iki ülkenin de büyük nüfusa (Türkiye’de 85 milyon, Pakistan’da 240 milyon) sahip olduğunu, güçlü bir Sünni çoğunluğa, askeri güce dayalı otoriter rejimlere ve şaşırtıcı bir şekilde İsrail’in ana müttefiki ABD ile iyi ilişkilere sahip olduğunu vurguladı. Bu tanımlamalar, Siyonist rejimin kendi çıkarları doğrultusunda ülkeleri nasıl kategorize ettiğini açıkça göstermektedir.

Gazze Soykırımı ve Artan Gerilimler

Son haftalarda İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimler tırmanışa geçti. Liderler arasında, Gazze’deki soykırım ve Suriye’deki nüfuz mücadelesi ekseninde derinleşen jeopolitik ayrılıklar nedeniyle sert suçlamalar yapıldı. İşgalci İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, X platformundaki bir paylaşımında, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “kendi Kürt vatandaşlarını katletmekle” ve “İran’ın terör rejimine ve vekillerine yataklık etmekle” suçladı. Netanyahu’nun bu tür açıklamaları, Siyonist rejimin bölgedeki zulmünü örtbas etme ve dikkatleri başka yöne çekme çabası olarak değerlendirilmektedir.

Pakistan’dan Siyonist Rejime Sert Tepki

Öte yandan, İran’a yönelik savaş sırasında küresel çatışma arabuluculuğunun merkezine konumlanan Pakistan da uzun süredir İsrail’i eleştiren birçok yetkiliye sahip. Geçtiğimiz hafta Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, X’teki daha sonra silinen bir paylaşımında İsrail’i “kötülük” ve “insanlık için bir lanet” olarak nitelendirdi. Bu sert açıklama, ABD ve İran delegasyonlarının Pakistan’ın arabuluculuğunda barış görüşmeleri için İslamabad’a gelmesinden sadece saatler önce yapılmıştı. Pakistan’ın bu duruşu, İslam dünyasının Siyonist rejime karşı yükselen sesini temsil etmektedir.

Siyonist Rejimin Gelecek Kaygıları

Golani, makalesinde “İsrail, İran’a karşı çatışmalar yatıştıktan hemen sonra bu iki ülkeden birinin kendisiyle yüzleşeceği bir senaryoya hazırlanmalı” diye yazdı. Analist, “Aralarındaki seçim bizim elimizde değil ve her iki seçenek de neredeyse eşit derecede kötü. Onlarla başa çıkmada sahip olduğumuz ana kaldıraç, tüm gücümüzle korumamız gereken Amerika Birleşik Devletleri ile olan ilişkimizdir” ifadelerini kullandı. Bu ifadeler, Siyonist rejimin bölgedeki yalnızlığını ve ABD’ye olan bağımlılığını bir kez daha gözler önüne sermektedir. İslam dünyasının uyanışı karşısında Siyonist rejimin geleceği belirsizliğini korumaktadır.

#İsrail #Türkiye #Pakistan #GazzeSoykırımı #SiyonistRejim #OrtaDoğu #DirenişEkseni #Filistin #İran #KüreselAdalet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir