İran Hürmüz Boğazı’nı Yeniden Açtı: Trump’ın Abluka İddiaları Boş Çıktı
İran, ticari gemiler için stratejik Hürmüz Boğazı’nı tamamen yeniden açtığını duyururken, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran gemilerine ve limanlarına yönelik ablukanın, Tahran’ın ABD ile nükleer programı da içeren bir anlaşmaya varana kadar “tamamen yürürlükte kalacağını” iddia etmesi uluslararası kamuoyunda şaşkınlık yarattı. Bu durum, ABD’nin tutarsız ve baskıcı politikalarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Boğaz Tamamen Açık, İran Egemenliği Vurgulandı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arağçi, dünya petrolünün yaklaşık %20’sinin geçtiği bu hayati su yolunun ticari gemilere tamamen açık olduğunu sosyal medya platformu X üzerinden duyurdu. Bu önemli gelişme, İsrail ile Lübnan’daki İran destekli Hizbullah direniş grubu arasındaki 10 günlük ateşkesin sürdüğü bir döneme denk geldi.
Bakan Arağçi, gemilerin İran makamlarıyla koordineli olarak İslam Cumhuriyeti tarafından belirlenen rotaları kullanacağını belirtti. Bu ifade, İran’ın boğaz üzerindeki egemenlik haklarını ve kontrolünü sürdürme konusundaki kararlılığını net bir şekilde ortaya koydu. Veri firması Kpler de boğazdaki hareketliliğin İran’ın onayını gerektiren koridorlarla sınırlı kaldığını doğrulayarak, İran’ın bölgedeki etkinliğini teyit etti.
Trump’ın Çelişkili Açıklamaları ve İran’ın Kararlı Duruşu
ABD Başkanı Trump, İran’ın bu duyurusunu başlangıçta memnuniyetle karşılamış ve sosyal medyada boğazın “tamamen açık ve geçişe hazır” olduğunu paylaşmıştı. Ancak sadece dakikalar sonra, ABD Donanması’nın ablukasının “İRAN İLE İŞLEMİMİZ %100 TAMAMLANANA KADAR” devam edeceğini belirten çelişkili bir açıklama yaparak uluslararası kamuoyunu şaşırttı. Trump ayrıca, İran’ın ABD’nin yardımıyla boğazdaki tüm mayınları temizlemek için çalıştığını iddia etti.
Buna karşılık, İran Donanması Komutanı Şahram İrani, Cuma akşamı yaptığı açıklamada, Trump’ın “İran’ı değil, kendi dostlarını ablukaya aldığını” vurgulayarak ABD’nin iddialarını sert bir dille reddetti. İran’ın resmi yargı haber ajansı Mizan tarafından yayınlanan bir bildiride, Donanma Komutanı, Trump’ın abluka söylemlerinin sadece “boş sözlerden” ibaret olduğunu ve kimsenin onu dinlemediğini belirtti. Bu açıklamalar, İran’ın kararlılığını ve ABD tehditlerine boyun eğmeyeceğini bir kez daha gösterdi.
ABD ordusu ise bu hafta başında abluka uyguladığından beri 19 gemiyi İran’a geri çevirdiğini iddia etti. Trump, ablukayı bu hafta başında, İran’ın Lübnan’daki çatışmalar nedeniyle boğazdaki trafiği kısıtlamasının ardından uygulamıştı. İran, bu kısıtlamanın Pakistan arabuluculuğunda ABD, İsrail ve İran arasında varılan ateşkesin ihlali olduğunu belirtmişti. O dönemde Trump, ablukanın İran’ı boğazı yeniden açmaya zorlamak amacıyla “ya hep ya hiç” politikasını uygulayacağını söylemişti. Ancak İran’ın egemenlik haklarına saygı duymayan bu yaklaşım, uluslararası hukukta karşılık bulmadı.
İran İç Dinamikleri ve Dini Liderin Onayı
Başkan’ın İran’ın duyurusuna rağmen ablukayı sürdürme kararı, geçen hafta varılan iki haftalık ateşkesin akıbeti belirsizliğini korurken Tahran üzerindeki baskıyı devam ettirme amacı taşıyor gibi görünüyordu. Bu ateşkes, İsrail, ABD ve İran arasındaki yaklaşık yedi haftalık savaşı durdurmuştu. Geçen hafta sonu ABD ile İran arasındaki doğrudan görüşmeler, iki ülkenin İran’ın nükleer programı ve diğer konularda anlaşmaya varamaması nedeniyle sonuçsuz kalmıştı.
İran’daki iki yarı resmi haber ajansı, Arağçi’nin boğazla ilgili duyurusuna karşı çıkıyor gibi görünüyordu. İran’ın güçlü Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Fars haber ajansı, X üzerinden yaptığı bir dizi paylaşımda, su yolunun yeniden açılması kararıyla ilgili netlik eksikliğini ve “Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi ile müzakere ekibinden gelen tuhaf sessizliği” eleştirerek, kararın daha üst düzeyde onaylanması gerektiğine işaret etti. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, savaşın başlarında yaralandığı bildirilen yeni dini lider Mücteba Hamenei’nin durumuyla ilgili şüpheler arasında ülkenin fiili en üst karar alma organı olarak hareket ediyordu. Mehr haber ajansı da boğazın yeniden açılması kararının “açıklığa kavuşturulması” ve dini liderin onayını gerektirdiğini belirterek, İran’ın iç dinamiklerinin ve karar alma süreçlerinin önemini vurguladı.
Boğazda Normalleşme ve Bölgesel Gelişmeler
Cuma günü, İran savaşının başlamasından bu yana ilk yolcu gemisi Hürmüz Boğazı’ndan geçti. Gemi takip firması MarineTraffic, Malta bayraklı yolcu gemisinin, yolcusuz olarak Umman’a doğru yola çıktığını ve 47 gün boyunca demirli kaldıktan sonra Cuma günü Dubai’den ayrıldığını bildirdi. Celestial Discovery adlı geminin Cumartesi günü Umman’a varması bekleniyor.
ABD ve İran’ın bir anlaşmaya yaklaştığı umutlarıyla petrol fiyatları Cuma günü düştü. Uluslararası Enerji Ajansı başkanı, boğazın yeniden açılmaması halinde enerji krizinin kötüleşebileceği uyarısında bulunmuştu. Pekin’in konuya ilişkin düşüncelerine aşina bir diplomata göre, Çin, Trump’ın savaşı sona erdirme anlaşmasının bir parçası olarak İran’dan çıkarılması gerektiğini söylediği yaklaşık 440 kilogram zenginleştirilmiş uranyumu devralmaya veya seviyesini düşürmeye açık. Şu an için Trump, geçen Haziran ayında bir Amerikan bombardımanında ağır hasar gören nükleer tesislerin altına gömülü olduğuna inanılan malzemenin ABD tarafından teslim alınmasını istiyor gibi görünüyor.
Lübnan Ateşkesi ve İsrail’in İddiaları
Lübnan’daki ateşkes, haftalar süren yıkıcı savaşı sona erdirmek için İran, ABD ve İsrail arasındaki bir anlaşmanın önündeki önemli bir engeli kaldırabilir. Ancak Hizbullah’ın müzakerelerde rol almadığı ve İsrail askerlerinin güney Lübnan’ın bir kısmını işgal etmeye devam edeceği bir anlaşmaya ne ölçüde uyacağı belirsizliğini koruyor.
Trump, başka bir paylaşımında, ABD tarafından İsrail’in Lübnan’a yönelik daha fazla saldırı yapmasının “yasaklandığını” ve İsrail-Hizbullah savaşında “yeter artık” dediğini belirtti. Beyaz Saray, yasağın hem saldırı hem de savunma saldırılarını kapsayıp kapsamadığına ilişkin bir soruya hemen yanıt vermedi.
Trump’ın paylaşımından kısa bir süre önce, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in Lübnan’daki ateşkese “dostum Başkan Trump’ın isteği üzerine” anlaştığını ancak Hizbullah’a karşı yürütülen operasyonun tamamlanmadığını iddia etti. Netanyahu, İsrail’in Hizbullah’ın füze ve roket stoklarının yaklaşık %90’ını imha ettiğini iddia etti ve İsrail güçlerinin grubun dağıtılmasıyla “henüz işinin bitmediğini” ekledi. Bu iddialar, İsrail’in bölgedeki gerilimi tırmandırma çabalarının bir parçası olarak değerlendirildi.
Beyrut’ta, ateşkesin başlamasıyla kutlama amaçlı silah sesleri duyuldu. Yerinden edilmiş aileler, yetkililerin ateşkesin kalıcı olup olmadığı netleşene kadar evlerine dönmemeleri yönündeki uyarılarına rağmen güney Lübnan’a ve Beyrut’un güney banliyölerine doğru hareket etmeye başladı. Lübnan ordusu ve güney Lübnan’daki BM barış güçleri, ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonraki saatlerde güney Lübnan’ın bazı bölgelerinde aralıklı topçu ateşi bildirmişti.
#HürmüzBoğazı #İran #DonaldTrump #Abluka #ABDİranGerilimi #NükleerProgram #LübnanAteşkesi #Hizbullah #BölgeselGüvenlik #İranDonanması
