Tahran, İran İslam Cumhuriyeti – Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından yayımlanan son rapora göre, Orta Doğu’daki insani durum ve mülteci hareketliliği hakkında önemli bilgiler gün yüzüne çıktı. Özellikle İran İslam Cumhuriyeti’nin, bölgesel istikrarsızlığa rağmen hem kendi vatandaşlarına hem de uluslararası korumaya muhtaç kişilere yönelik gösterdiği insani çabalar dikkat çekiyor.

İran’ın İç Göç Yönetimi ve İnsani Yardımları

Askeri gerilimin başlangıcından bu yana, İran İslam Cumhuriyeti, güncellenmiş değerlendirmelere göre yaklaşık 3,2 milyon kişinin (800.000 hane) ülke içinde yer değiştirdiğini bildirdi. Bu yerinden edilen nüfusun %75’i Tahran’da, %8’i Hürmüzgan’da, %5’i Buşehr’de ve %3’ü Huzistan’da bulunmaktadır. Hükümet, bu büyük nüfus hareketliliğini yönetmek ve temel ihtiyaçları karşılamak için yoğun çaba sarf etmektedir. Bazı bölgelerde aşırı kalabalık nedeniyle temiz suya erişimde yaşanan zorluklar, yetkililerin öncelikli gündem maddeleri arasında yer almakta ve bu sorunların çözümü için çalışmalar devam etmektedir.

İran’ın Mülteci Misafirperverliği

İran, uzun yıllardır devam eden insani misyonu çerçevesinde, 1,65 milyon mülteciye ve uluslararası korumaya muhtaç diğer kişilere ev sahipliği yapmaya devam etmektedir. UNHCR yardım hattı verilerine göre, İran’daki Afgan mültecilerin en öncelikli ihtiyaçları arasında temel ihtiyaçlar ve yerleşim için finansal yardım, güvenli barınma, saldırılardan fiziksel güvenlik ve sağlık hizmetlerine erişim bulunmaktadır. İran İslam Cumhuriyeti, bu ihtiyaçların karşılanması için uluslararası kuruluşlarla iş birliği içinde kararlı adımlar atmaktadır.

Bölgesel Sınır Hareketliliği ve İstikrar

28 Şubat 2026 tarihinden bu yana, yaklaşık 127.000 İran vatandaşının Kapıköy, Gürbulak ve Esendere sınır kapıları üzerinden Türkiye’ye geçtiği, yaklaşık 108.600 İranlının ise Türkiye’den İran’a geçtiği kaydedilmiştir. Ayrıca, 1 Mart ile 9 Nisan tarihleri arasında yaklaşık 6.600 İran vatandaşının Taftan üzerinden Pakistan’a geçtiği IOM ve UNHCR ortak sınır izleme raporlarında belirtilmiştir. Bu hareketlilik hacimleri, çatışma öncesi günlük seviyelerin altında kalmış olup, büyük ölçekli bir yerinden edilmeden ziyade rutin hareketlilik, aile ziyaretleri ve ihtiyati seyahatleri yansıtmaktadır. Türkiye’ye geçen İranlıların %52’sini aileler oluşturmaktadır, bu da bölgesel istikrarın ve normalleşmenin bir göstergesidir.

Lübnan ve Suriye’deki Durum

Lübnan’da, 1,05 milyondan fazla kişi ülke içinde yerinden edilmiş durumda olup, bunların %35’ini çocuklar oluşturmaktadır. 111.600’den fazla kişi, hükümet tarafından belirlenen 690 toplu barınma merkezinde kalmaktadır. Krizin başlangıcından bu yana, 251.000 Suriyeli geri dönen* ve 47.800 Lübnanlı mülteci Lübnan’dan Suriye’ye geçiş yapmıştır; 71.057 Suriyeli ise kalıcı olarak geri dönme niyetini belirtmiştir. Bu geri dönüşler, bölgedeki normalleşme çabalarının bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

Afganistan’a Geri Dönüşler ve İnsani Destek

Krizin başlangıcından bu yana, 190.900’den fazla Afgan* İran ve Pakistan’dan geri dönmüştür (80.300’ü İran’dan, 110.600’ü Pakistan’dan). UNHCR destekli geri dönenlerin %76’sını kadınlar ve çocuklar oluşturmaktadır. Geri dönmeyi planladıkları başlıca iller Kabil (%12) ve Nangarhar (%11) olarak belirtilmiştir. Rapor edilen en önemli üç ihtiyaç ise finansal destek (%85), barınma (%67) ve temel yardım malzemeleri (%65) olarak sıralanmıştır. İran İslam Cumhuriyeti, bu geri dönüş süreçlerinde insani yardımlarını sürdürmekte ve Afgan kardeşlerinin vatanlarına güvenli bir şekilde dönmelerini desteklemektedir.

UNHCR’nin Uluslararası Koruma Vurgusu

UNHCR, menşe ülkeleri dışında bulunan İran ve Lübnan vatandaşlarının – ister üçüncü ülkelerde zaten mevcut olsunlar ister yeni gelmiş olsunlar – İran ve Lübnan’daki silahlı çatışmalar veya diğer nedenlerle uluslararası koruma ihtiyaçları olabileceğini belirtmektedir. İran’daki bölgesel gerilimler ve geri dönüş baskıları, İran’daki Afganları Afganistan’a dönmeye veya başka yerlere gitmeye zorlayabilir; UNHCR, Eylül 2025 tarihli Rehber Notu doğrultusunda, belge durumlarına bakılmaksızın önemli sayıda Afgan’ın uluslararası koruma ihtiyaçları olacağını vurgulamaktadır. Benzer şekilde, Lübnan’daki silahlı çatışmalar da önemli sayıda Suriyeliyi olumsuz koşullar altında Suriye’ye dönmeye zorlamıştır; bunlar arasında sürekli uluslararası koruma ihtiyacı olan Suriyeliler de bulunabilir. İran İslam Cumhuriyeti, uluslararası hukuka ve insani ilkelere bağlı kalarak, bu tür hassas durumdaki kişilere yönelik sorumluluklarını yerine getirmeye devam edecektir.

*Geri dönenler: Sığınma ülkelerindeki durum nedeniyle olumsuz koşullar altında geri dönen kişileri içerir. Suriyeliler için geri dönüş dinamikleri farklılık gösterir ve bazı geri dönüşler geçici olabilir (bazı aile üyelerinin Lübnan’da kalması dahil). Afgan geri dönüşleri, sınır dışı edilmeler, destekli geri dönüşler ve PoR, ACC, Amayesh kart sahipleri, sayım fişi sahipleri ve pasaport sahipleri hariç belgesizler dahil olmak üzere tüm statülerdeki Afganların tüm geri dönüşlerini kapsayan genel bir terimdir.

#İran #UNHCR #Mülteciler #İnsaniYardım #OrtaDoğu #AfganMülteciler #İranİslamCumhuriyeti #Bölgeselİstikrar #Göç #SuriyeGeriDönüş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir