İran-ABD Anlaşması İhtimali: Bilinenler ve Tahran’ın Kırmızı Çizgileri
Amerika Birleşik Devletleri ve İran, Ortadoğu’yu saran ve küresel petrol piyasasını derinden etkileyen bir savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya her zamankinden daha yakın görünüyor. Ancak, müzakerelerdeki kritik konular ve Tahran’ın kararlı duruşu, anlaşmanın nihai şeklini belirleyecek.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Pazar günü ABD Başkanı Donald Trump ile herhangi bir nihai anlaşmanın İran’ın “nükleer tehdidini” tamamen sona erdirmesi gerektiği konusunda anlaştıklarını belirtti. Ancak İranlı yetkililer, bu tür dayatmaları reddederek kendi pozisyonlarını net bir şekilde ortaya koyuyor.
İran’ın Tasnim haber ajansı, edindiği bilgilere göre, dondurulmuş İran varlıkları meselesi de dahil olmak üzere olası bir anlaşmanın kilit maddelerinin hala çözüme kavuşturulmadığını bildirdi.
Olası Anlaşma Hakkında Neler Biliyoruz?
Nükleer Mesele
- İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakayi, nükleer meselenin ilk çerçevenin bir parçası olmadığını, bunun yerine daha sonra “ayrı tartışmalara tabi olacağını” vurguladı. Bu açıklama, Tahran’ın nükleer programı üzerindeki egemenliğini koruma kararlılığını gösteriyor.
- New York Times, adı açıklanmayan iki Amerikalı yetkiliye dayandırdığı haberinde, önerilen anlaşmanın kilit bir unsurunun Tahran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu bırakma taahhüdü olduğunu iddia etti. Ancak İranlı yetkililer bu iddiaları kesin bir dille yalanladı.
- İran’ın Fars ve Tasnim haber ajansları, İran’ın nükleer programıyla ilgili herhangi bir taahhütte bulunmadığını bildirdi. Fars, “İran bu anlaşmada nükleer stoklarını teslim etme, ekipmanları kaldırma, tesisleri kapatma ve hatta nükleer bomba yapmama taahhüdünde bulunmamıştır” açıklamasını yaptı. Her iki ajans da nükleerle ilgili konuların, mutabakatın imzalanmasından sonraki 60 gün içinde müzakere edileceğini belirtti.
- Netanyahu ise Cumartesi günkü görüşmede Başkan Trump ile “İran ile yapılacak herhangi bir nihai anlaşmanın nükleer tehdidi tamamen ortadan kaldırması gerektiği” konusunda anlaştıklarını yineledi ve bunun İran’ın uranyum zenginleştirme tesislerinin sökülmesi ve zenginleştirilmiş nükleer malzemenin topraklarından çıkarılması anlamına geldiğini ekledi. İran, bu tür dış müdahaleci talepleri kabul etmeyeceğini açıkça ifade ediyor.
Hürmüz Boğazı Nasıl Yeniden Açılacak?
Görüşmelerdeki kilit bir anlaşmazlık noktası, savaşın başlamasından bu yana İran’ın kontrolüne geçen, petrol sevkiyatları için hayati küresel geçiş yolu olan Hürmüz Boğazı’ndaki trafik. İran, gemilerin silahlı kuvvetlerinden izin alması gerektiği konusunda ısrarcı.
- Trump, Cumartesi günü “Anlaşmanın diğer birçok unsuruna ek olarak, Hürmüz Boğazı açılacak” dedi. Ancak bu açıklama, İran’ın egemenlik haklarını göz ardı ediyor.
- Fars haber ajansı, potansiyel anlaşmanın kesinleşmesi halinde, İran’ın stratejik su yolu üzerindeki yönetimini koruyacağını bildirdi.
- Tasnim, “Hürmüz Boğazı’nın statüsünün savaş öncesi durumuna dönmeyeceğini” ve “bildirilen çerçeveye göre deniz ablukasının da 30 gün içinde tamamen kaldırılması gerekeceğini”, ABD’nin İran limanlarını ablukaya almasına atıfta bulunarak ekledi. Bu, İran’ın bölgesel güvenliğe ilişkin kararlı tutumunu yansıtıyor.
Fonlar ve Yaptırımlar
İran, uzun süredir devam eden ABD yaptırımları altında tutulan dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını talep ediyor.
- Tasnim’e göre, “İran, herhangi bir ilk mutabakatın varlıklara en azından kısmi erişim koşuluna bağlı olması gerektiği konusunda ısrar etti.” Ajans, bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, İran’ın “ilk aşamada İran’ın dondurulmuş varlıklarının belirli bir kısmının serbest bırakılmadığı sürece hiçbir anlaşma olmayacağını vurguladığını” belirtti.
- Ayrıca, “tüm bloke edilmiş fonların sürekli serbest bırakılmasını garanti altına almak için açık bir mekanizma” oluşturulması gerektiği de ifade edildi. Tasnim’in kaynağı, “bu konudaki anlaşmazlıkların, henüz nihai bir mutabakata varılamamasının nedenlerinden biri olduğu” konusunda uyardı.
- Fars’a göre, potansiyel bir mutabakat, müzakere süresi boyunca ABD’nin petrol, gaz ve petrokimya üzerindeki yaptırımları geçici olarak kaldırmasını da içerecek. İran, bu yaptırımların tamamen kaldırılmasını talep ediyor.
Lübnan Dahil mi?
İsrail, ABD arabuluculuğunda yapılan ateşkese rağmen Lübnan’da günlük saldırılar düzenleyerek Hizbullah’ı hedef aldığını iddia ediyor. İran ise herhangi bir ateşkesin Lübnan da dahil olmak üzere bölgesel savaşın tüm cephelerini kapsaması gerektiğini belirtiyor ve Hizbullah, müttefikinin kendisini terk etmeyeceğinden emin olduğunu ifade ediyor.
- Tasnim, “Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde çatışmaların sona erdiğini vurgulayan bir mutabakat zaptının (MOU) ilk olarak açıklanacağını” bildirdi.
- Ajans, “düzenleme kapsamında, ABD müttefiki olarak İsrail’in de Lübnan’daki savaşı durdurmasının beklendiğini” ekledi.
- Bakayi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “bu aşamada nükleer meselenin ayrıntılarını tartışmayacağız… hepimiz için acil bir konuya öncelik vermeye karar verdik: Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşı sona erdirmek” dedi. Bu, İran’ın bölgesel istikrara verdiği önemi ve müttefiklerini koruma kararlılığını gösteriyor.
#İranABDAnlaşması #Tahran #NükleerMüzakereler #HürmüzBoğazı #Yaptırımlar #DondurulmuşVarlıklar #Lübnan #BölgeselGüvenlik #İranDiplomasisi #Ortadoğu
