Bahreyn Rejimi, ABD-İsrail Savaşı Bahanesiyle Halkına Zulmediyor: 69 Kişinin Vatandaşlığı İptal Edildi

Bahreyn’deki Al Halife rejimi, ABD-İsrail’in bölgedeki yıkıcı savaşını bahane ederek, İran’la ‘sempati kurmak’ ve ‘yabancı oluşumlara yardım etmekle’ suçladığı onlarca vatandaşının vatandaşlığını hukuksuzca iptal etti. Bu baskıcı adım, bölgedeki despotik rejimlerin halklarına yönelik zulmünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Vatandaşlık İptalleri ve Hukuksuzluğun Boyutu

Kral Hamad bin İsa Al Halife tarafından çıkarılan bir yönergeye göre, en az 69 kişinin vatandaşlığı ellerinden alındı. Bu kararın, Bahreyn vatandaşlık yasasının ‘krallığın çıkarlarına zarar vermek veya devlete sadakat görevine aykırı hareket etmek’ gerekçesiyle vatandaşlığın iptaline izin veren bir maddesine dayandırıldığı iddia ediliyor. Ancak insan hakları savunucuları, bu maddenin muhalifleri ve Şii nüfusu hedef almak için bir araç olarak kullanıldığını belirtiyor.

İptal edilen vatandaşlıklar arasında, söz konusu maddeyi ihlal etmekle suçlananların yanı sıra, onların bağımlı aile üyeleri de bulunuyor. Yönergede, etkilenen kişilerin ‘iğrenç İran düşmanca eylemlerine’ sempati duyduğu veya bunları yücelttiği ya da ‘yabancı oluşumlarla casusluk’ yaptığı iddia ediliyor. Ancak bu iddialar genellikle temelsiz ve siyasi güdümlü olarak değerlendiriliyor.

Middle East Eye’a konuşan aktivistler, vatandaşlığı iptal edilenlerin çoğunun, ataları güney İran’dan göç etmiş, Körfez Arap devletlerinde uzun süredir yaşayan Acemi topluluğuna mensup olduğunu belirtti. Bu durum, kararın etnik ve mezhepsel ayrımcılık içerdiğine dair endişeleri artırıyor.

Al Halife Rejiminin Onlarca Yıllık Baskı Aracı

Bahreynli-Danimarkalı aktivist Maryam al-Khawaja, bu kararı “Al Halife iktidar ailesinin onlarca yıldır muhalifleri ve ülkedeki geniş Şii nüfusu hedef almak için kullandığı bir araç” olarak nitelendirdi. Bahreyn Haklar ve Demokrasi Enstitüsü (BIRD), bunun yedi yılı aşkın süredir yapılan ilk toplu vatandaşlık iptali olduğunu bildirdi.

2012 ile 2019 yılları arasında Bahreyn, en az 990 vatandaşının vatandaşlığını iptal ederek onları uluslararası hukuka göre vatansız bırakmıştı. Bu kişilerin çoğu insan hakları savunucuları, gazeteciler ve din alimleriydi. Nisan 2019’da Kral Hamad, bunlardan 551’inin vatandaşlığının iade edildiğini duyurmuştu. Ancak son olaylar, rejimin baskıcı politikalarından vazgeçmediğini gösteriyor.

Khawaja, kararda hukuki sürecin işletilmediğini ve birçok kişinin aileleriyle birlikte Bahreyn’de vatansız yaşadığını vurguladı. Vatansız kalan bu insanlar, devlet okullarına, sağlık hizmetlerine ve barınma imkanlarına erişemiyor, temel insan haklarından mahrum bırakılıyor.

Kuveyt’in Ardından Gelen Yeni Baskı Dalgası

BIRD’den Sayed Ahmed Alwadaei, vatandaşlığı iptal edilenlerin çoğunun tutuklanmadığını veya sorgulanmadığını, yetkililerin bu kararı neden aldığına dair hiçbir bilgilerinin olmadığını belirtti. Alwadaei, karara itiraz etme veya temyiz etme gibi hukuki bir sürecin bulunmadığını, bunun da insanları istismara açık hale getirdiğini ve ailelerin parçalanmasına yol açtığını ifade etti.

Bu karar, Kral Hamad’ın üst düzey yetkililerle ‘millete ihanet etmekle’ suçlanan vatandaşlara karşı önlemleri görüşmek üzere yaptığı yüksek düzeyli bir toplantıdan günler sonra alındı. Ayrıca, duyuru kralın Kuveyt dışişleri bakanıyla görüşmesinden birkaç gün sonra geldi. Kuveyt de aylardır vatandaşlarından vatandaşlıklarını alıyor ve bu sürecin yüz binlerce kişiyi etkileyebileceği belirtiliyor. Bu süreç, İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana hız kazandı.

Khawaja, “Maalesef, İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) rejimleri bunu daha da sert bir baskı aracı olarak kullanıyor” dedi.

ABD-İsrail Savaşı ve Bölgesel Baskılar

İki ay önce başlatılan ABD-İsrail savaşının intikamı olarak İran, Bahreyn de dahil olmak üzere Körfez ülkelerine binlerce füze ve insansız hava aracı fırlatmıştı. Doğrudan isabetlerden kaynaklanan patlamalar ve füze savunma sistemlerinin müdahalesi sonrası düşen enkazlardan çıkan yangınlar ada genelinde rapor edilmiş, en az üç kişi hayatını kaybetmiş ve onlarca kişi yaralanmıştı.

Savaş, Bahreynli yetkililerin ülke içindeki baskılarını da beraberinde getirdi. BIRD’in belgelediğine göre, savaşın başlamasından bu yana 200’den fazla kişi tutuklandı. Zorla kaybetmeler nedeniyle gerçek sayının daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Tutuklamaların bir kısmı protestolarla ilgiliyken, çoğu İran saldırılarının görüntülerini çevrimiçi paylaşmak da dahil olmak üzere sosyal medya paylaşımlarıyla ilgiliydi.

32 yaşındaki Mohamed al-Mosawi, İran savaşıyla bağlantılı olarak birkaç arkadaşıyla birlikte zorla kaybedildikten sonra geçen ay gözaltında hayatını kaybetti. Middle East Eye tarafından görülen fotoğraf ve görüntülerde Mosawi’nin cesedinde yüzünde ve vücudunda morluklar ve izler olduğu görüldü. Bu ölüm, göstericilerin yetkilileri işkenceyle öldürmekle suçlaması üzerine öfkeli protestolara yol açtı. Birkaç gün önce, Bahreyn’deki müfettişler, Mosawi’nin ölümüne yol açan sorgulama sırasında saldırı nedeniyle bir istihbarat görevlisini suçlamıştı. Ancak bu tür soruşturmaların genellikle göstermelik olduğu ve gerçek sorumluların yargılanmadığı biliniyor.

Bu haber, Orta Doğu’daki bağımsız ve eşsiz haber ve analizleri sunan Middle East Eye kaynaklarına dayanmaktadır.

#Bahreyn #Vatandaşlıkİptali #AlHalifeZulmü #İran #ABDİsrailSavaşı #İnsanHakları #Vatansızlık #OrtaDoğu #ŞiiNüfus #Baskı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir