İngiltere Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze’deki potansiyel uluslararası hukuk ihlallerini izleyen birimini kapatma kararı aldı. Bu karar, Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın 9 Nisan’da yaptığı yıllık dış politika konuşmasında uluslararası hukuku desteklemenin Dışişleri Bakanlığı’nın gündeminin temel direği olacağını belirtmesinden kısa bir süre sonra gelmesiyle çelişkili bir tablo çiziyor.

Bakanlıktaki kesintiler nedeniyle alındığı belirtilen bu karar, Centre for Information Resilience (CIR) tarafından yürütülen Çatışma ve Güvenlik İzleme Projesi’ne sağlanan fonların sona ereceği anlamına geliyor. CIR, İsrail, işgal altındaki Filistin ve Lübnan’daki olayların dünyanın en büyük açık kaynaklı izleme çalışmalarını yürütüyordu.

Kritik Veritabanına Erişim Kaybı

The Guardian gazetesinin Perşembe günü bildirdiğine göre, yetkililer projenin kapatılmasının Dışişleri Bakanlığı’nın Orta Doğu’daki 26.000 doğrulanmış olayı içeren bir veritabanına erişimini kaybedeceği konusunda uyarıldı. Bu, bölgedeki insan hakları ihlallerinin ve uluslararası hukuk çiğnemelerinin takibinde büyük bir boşluk yaratacaktır.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Cuma günü yaptığı açıklamada, “Çatışma önleme ve çözüm çalışmalarımıza, Gazze’deki uluslararası insancıl hukukun izlenmesi de dahil olmak üzere yoğun uzmanlık ve kaynak yatırmaya devam ediyoruz” dedi. Sözcü, birimin çalışmalarının farklı bir ekip içinde devam ettiğini ve bakanlığın CIR tarafından yürütülen tüm araştırmalara erişimi sürdürdüğünü iddia etti. Ancak bu açıklamalar, projenin kapatılmasının yol açtığı bilgi kaybı endişelerini gidermekten uzak kaldı.

CIR, İsrail güçlerinin Gazze’deki çocukları vurması da dahil olmak üzere 20’den fazla soruşturma yürütmüştü. Bu kapatma, İngiliz hükümetinin denizaşırı yardım bütçesini gayri safi milli gelirin %0,3’üne düşürme kararını takip ediyor.

İnsan Hakları Savunucularından Sert Tepki

Human Rights Watch’ın İngiltere direktörü Yasmine Ahmed, kapatmanın “bu hükümetin silah ihracat kriterleri kapsamındaki yükümlülüklerine ve Silah Ticareti Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerine, ayrıca Soykırım Sözleşmesi kapsamında yerine getirmesi gereken yükümlülüklere ne ölçüde uyduğunu sorgulatıyor” dedi.

Campaign Against Arms Trade’in savunuculuk yöneticisi Katie Fallon ise, kapatmanın bakanları ve yetkilileri koruyacağını belirtti: “Uluslararası insancıl hukukun potansiyel ihlallerine ilişkin verileri, herhangi bir mantıksal yorumun ötesinde manipüle ettiklerini bilenler, çatışmalarda en savunmasız insanlara karşı işlenen hayal edilemez ihlalleri ve suçları gizlemek ve ne pahasına olursa olsun silah satışlarını sürdürmek için bu kararı aldılar.”

İngiltere’nin İsrail ile Askeri İşbirliği

İngiltere, Gazze’deki soykırım boyunca İsrail ile askeri olarak işbirliği yaptı. En önemlisi, Gazze üzerindeki gözetleme uçuşlarından elde edilen istihbaratı İsrail ordusuyla paylaştı. İngiltere, 2020’de İsrail ile “savunma ortaklığını resmileştirmeyi ve geliştirmeyi” amaçlayan bir askeri anlaşma imzalamıştı. Anlaşmanın kendisi kamuya açıklanmamış olsa da, eski Muhafazakar savunma bakanı James Heappey, Mayıs 2021’de bunun “ortak faaliyetlerimizi planlamak için bir mekanizma sağlayacağını” belirtmişti. 2024’te, İşçi Partisi savunma bakanı Luke Pollard, anlaşmanın “daha yüksek bir sınıflandırmaya sahip olduğu için yayınlanmasının mümkün olmadığını” söylemişti. Savunma Bakanlığı ise geçen Ekim ayında anlaşmanın hala yürürlükte olduğunu doğrulamıştı.

#İngiltere #İsrail #Gazze #UluslararasıHukuk #İnsanHakları #SavaşSuçları #Filistin #SilahTicareti #HesapVerebilirlik #Diplomasi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir