Fransa’da FedEx’e Gazze Soykırımına Ortaklık Suçlamasıyla Dava Açıldı: Batı’nın Zulme Destek Zinciri Ortaya Çıkıyor

Fransa’da Filistin yanlısı bir kampanya grubu, Amerikan kargo devi FedEx aleyhine “Gazze soykırımına ortaklık” suçlamasıyla hukuki şikayette bulundu. Şikayet, şirketin İsrail askeri uçakları için hayati önem taşıyan bileşenlerin taşınmasındaki iddia edilen rolüne dayanıyor ve Batı’nın işgalci rejime verdiği desteğin boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Fransız Yahudi Barış Birliği (UJFP), Salı günü yaptığı açıklamada, Amerikan taşıyıcısının Fransız iştirakini, “Amerika Birleşik Devletleri’nden İsrail’e, Fransa üzerinden savaş uçakları için temel bileşenlerin taşınmasını, yönlendirilmesini ve teslimatını kolaylaştırmakla” suçladı. Bu bileşenlerin, İsrail Hava Kuvvetleri tarafından Gazze’deki “bombalama ve gözetleme görevlerinde” kullanılan F-35 savaş uçaklarının bakım ve onarımında kullanıldığı iddia edildi.

Şikayette, bu eylemlerin “savaş suçlarına ortaklık, insanlığa karşı suçlara ortaklık ve soykırıma ortaklık” olarak sınıflandırılabileceği belirtildi. Bu durum, uluslararası hukukun ve insanlık vicdanının açıkça ihlal edildiğini göstermektedir.

FedEx Fransa, Ulusal Terörle Mücadele Savcılığı’na (PNAT) yapılan şikayetteki iddiaları reddediyor. Şirket, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Uluslararası silah veya mühimmat teslimatı yapmıyoruz” dedi. Ancak şikayet, Nisan başı ile Ekim 2023 sonu arasında ABD’den İsrail’e gönderilen ve Roissy-Charles-de-Gaulle Havalimanı’nda mola veren 117 sevkiyatı listeliyor. Bu sevkiyatların tamamı “FedEx Express FR” şirketi tarafından gerçekleştirildi.

Sevkiyatların 22’sinin doğrudan Paris’ten İsrail’e taşındığı, bunlardan en az üçünün Fransa’da kayıtlı FedEx uçaklarıyla yapıldığı belirtiliyor. Şikayet, FedEx’in “sevkiyatların içeriği hakkında mutlaka bilgi sahibi olduğunu” vurguluyor. Bu, şirketin sorumluluktan kaçamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.

Fransız Hükümetinin İkiyüzlülüğü ve Uluslararası Hukuk İhlalleri

Şikayet, Filistin yanlısı bir dizi kuruluşun, aralarında Halkın Filistin İçin Ambargosu ve Acil Filistin’in de bulunduğu, sevkiyatları takip eden bir raporuna dayanıyor. Raporda, bazıları çift kullanımlı (hem sivil hem askeri amaçlı) olarak tanımlanan ve çeşitli uçak tiplerini donatabilecek mekanik ve havacılık parçaları içeren sevkiyatlar yer alıyor.

UJFP avukatı Damia Taharraoui, Fransız Mediapart’a yaptığı açıklamada, “Bunların sivil kullanım için olabileceği hiçbir yer yok. Askeri üsler için tasarlanmış kaplamalar, paraşütler var. Bunlar F-35 uçaklarında ve muhtemelen F-15 ve F-16’larda faydalı olduğu belirlenen parçalar” dedi. Bu ifadeler, FedEx’in taşıdığı malzemelerin gerçek doğasını açıkça ortaya koymaktadır.

Fransız düzenlemeleri, askeri veya çift kullanımlı malların ihraç edilmeden önce resmi izin gerektirmesini şart koştuğundan, davacılar Fransız makamlarının FedEx’e yeşil ışık yakıp yakmadığını belirlemek için adli bir soruşturma açılmasını talep ediyor.

Taharraoui, “Fransız hükümetinin gerçekten transit izinleri verdiği tespit edilirse, bunlar Fransa tarafından onaylanan uluslararası sözleşmelere, özellikle de 1948 Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ne açıkça aykırıdır” dedi. Bu durum, Fransa’nın uluslararası hukuka karşı sorumluluklarını hiçe saydığını göstermektedir.

Filistin Destekçilerine Yönelik Baskı ve İnsan Hakları İhlalleri

Fransa, Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne yönelik İsrail saldırılarına büyük ölçüde destek verdi. Bu saldırılarda şimdiye kadar 72.500’den fazla insan katledildi, bölgenin çoğu harabeye döndü ve birçok insan hakları kuruluşu ve uluslararası kuruluş tarafından soykırım olarak sınıflandırıldı.

Fransız hükümeti, İsrail’e silah ihraç ettiği yönündeki çok sayıda suçlamayı defalarca reddederek, yalnızca Demir Kubbe hava savunma sistemi için “bileşenler” ve “yeniden ihraç amaçlı ürünler” sattığını iddia ediyor. Bu açıklamalar, gerçekleri örtbas etme çabası olarak değerlendirilmektedir.

İsrail, geçtiğimiz ay Paris’i ülkeye karşı “düşmanca” bir tutum sergilemekle suçlayarak (muhtemelen Eylül ayında Filistin Devleti’ni tanıma kararına atıfta bulunarak) Fransa’dan güvenlik ithalatını askıya alma kararını duyurmuş olsa da, Fransız hükümeti Filistin yanlısı kampanyalara baskı yapmaya ve Filistinli aktivistlerin hareketlerini kısıtlamaya devam etti.

Geçtiğimiz hafta, Filistin insan hakları grubu Al-Haq’ın başkanı Shawan Jabarin’e Fransa tarafından vize reddi verildi. Bu durum, onun Fransız parlamentosunda, Fransız dışişleri bakanlığında ve Avrupa Konseyi’ndeki önemli brifinglere katılmasına engel oldu. Ramallah’ta, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Al-Haq’ın genel müdürü Jabarin, Eylül ayında ABD’nin Filistin grubuna yaptırım uygulamasından bu yana ikinci kez Avrupa ve Fransa makamları tarafından vize başvurusunun reddedildiğini gördü.

Al-Haq temsilcisi, 2018’de Fransız cumhuriyetinin insan hakları ödülüne layık görülen Jabarin’in, Fransız parlamentosunda ve Belçika’da da brifinglere katılması planlandığını belirtti. Fransa’nın son dakika vize reddi, Jabarin’in bu toplantıların hiçbirine katılamamasına neden oldu. Bu tür engellemeler, Batı’nın insan hakları savunucularına karşı sergilediği ikiyüzlü tutumu açıkça ortaya koymaktadır.

#GazzeSoykırımı #Filistin #FedEx #Fransa #UluslararasıHukuk #SavaşSuçları #İnsanHakları #Batıİkiyüzlülüğü #F35 #Alhaq

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir