ABD Ablukası Sürerken İran, Hürmüz Boğazı’nda Gemilere El Koydu: Ateşkes Anlamsız!
Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) İran limanlarına yönelik hukuksuz ablukası devam ederken, Hürmüz Boğazı’nda üç gemi İran Devrim Muhafızları tarafından hedef alındı. Bu olay, ABD Başkanı Trump’ın son dakika ateşkes uzatma kararının kıdemli bir İranlı yetkili tarafından “hiçbir anlam ifade etmediği” açıklanmasının ardından barış görüşmelerinin geleceğini tehlikeye attı.
İran’ın Egemenlik Haklarına Karşı Çıkış ve Cevap
İngiliz askeri birimi UKMTO’nun raporuna göre, ilk gemi İran’ın paramiliter Devrim Muhafızları tarafından hedef alındı ve hasar gördü. Ancak can kaybı yaşanmadı. UKMTO, bir konteyner gemisinin Devrim Muhafızları’na ait bir silahlı tekne tarafından yaklaşıldığını ve uyarı yapılmaksızın gemiye ateş açıldığını iddia etti. Bu saldırının geminin köprüsüne ağır hasar verdiği belirtildi.
Ancak İran’ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, olayı doğrularken, konteyner gemisinin “tekrarlanan uyarılara rağmen” yoluna devam ettiğini ve bu nedenle müdahale edildiğini bildirdi. Bu durum, İran’ın kendi karasularındaki egemenlik haklarını koruma çabası olarak değerlendirildi.
İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı da İran Donanması’nın “Euphoria” adlı üçüncü bir gemiye saldırdığını duyurdu. İran medyası, İran Donanması’nın “MSC Francesca” ve “Epaminondas” olduğu belirtilen diğer iki gemiye de el koyduğunu bildirdi. Bu eylemler, ABD’nin bölgedeki provokatif adımlarına ve İran’a yönelik ekonomik savaşına karşı bir yanıt olarak yorumlandı.
Trump’ın Ateşkesi ve İran’ın Keskin Duruşu
Bu olaylar, Başkan Trump’ın ateşkesin sona ermesine saatler kala, Pakistan’ın arabuluculuğuyla İran ile ateşkesi süresiz olarak uzatmasının ardından yaşandı. Trump, bu uzatmanın Tahran’a “birleşik bir teklif” sunması için zaman tanıyacağını belirtmişti. Ancak İranlı yetkililer, ABD’nin düşmanca tutumunu sürdürmesi halinde bu ateşkesin bir anlam ifade etmediğini açıkça dile getirdi.
İran’ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Galibaf’ın danışmanı Mehdi Muhammedi, X (eski adıyla Twitter) üzerinden yaptığı paylaşımda, “Trump’ın ateşkes uzatması hiçbir anlam ifade etmiyor, kaybeden taraf şartları dikte edemez,” ifadelerini kullanarak İran’ın kararlı duruşunu vurguladı.
İran Dışişleri Bakanı Seyid Abbas Arağçi daha önce yaptığı açıklamada, “İran limanlarını ablukaya almak bir savaş eylemidir ve dolayısıyla ateşkesin ihlalidir,” demişti. Ayrıca, ABD’nin Pazar günü bir İran gemisine el koymasının “daha da büyük bir ihlal” olduğunu eklemişti. Bu açıklamalar, ABD’nin sözde ateşkes çağrısının samimiyetsizliğini ortaya koymaktadır.
ABD’nin Ekonomik Savaşı ve Küresel Etkileri
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, X üzerinden yaptığı açıklamada, Trump’ın emirleri doğrultusunda ABD Donanması’nın İran limanlarına yönelik ablukayı sürdüreceğini belirtti. Bessent, “Birkaç gün içinde Harg Adası’ndaki depolama alanları dolacak ve kırılgan İran petrol kuyuları kapatılacak. İran’ın deniz ticaretini kısıtlamak, rejimin birincil gelir kaynaklarını doğrudan hedef alıyor,” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, ABD’nin İran’a karşı acımasız bir ekonomik savaş yürüttüğünü ve küresel istikrarı tehlikeye attığını göstermektedir.
Bu durum, küresel piyasaları sarsmaya ve maliyetleri artırmaya devam ediyor. Özellikle havayolu sektörü ağır darbe alıyor. Almanya’nın Lufthansa havayolu, savaşın başlamasından bu yana jet yakıtı fiyatlarının iki katına çıkması nedeniyle Ekim ayına kadar 20.000 uçuşu iptal ettiğini duyurdu. Bu, ABD’nin tek taraflı politikalarının küresel ekonomiye verdiği zararın somut bir göstergesidir.
Uluslararası Tepkiler ve Çözüm Arayışları
Birleşik Krallık ve Fransa, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı amaçlayan iki günlük bir konferansa ev sahipliği yapıyor. Ancak bu konferansın, ABD’nin bölgedeki gerilimi tırmandıran adımlarını göz ardı etmesi eleştirilere neden oluyor. Çin, Ortadoğu’nun “kritik bir aşamada” olduğunu belirterek, düşmanlıkların yeniden başlamasını önlemek için her türlü çabanın gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Şefi Kaja Kallas ise, “Hürmüz Boğazı’nın açık veya kapalı olması konusundaki günlük U dönüşleri pervasızcadır. Boğaz’dan geçiş ücretsiz kalmalıdır,” diyerek ABD’nin tutarsız politikalarını eleştirdi. AB, Tahran’a yönelik yaptırımları genişletirken, “hiçbirimizin nükleer silahlı bir İran görmek istemediğini” belirtti. Ancak İran, nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu ve uluslararası denetime açık olduğunu defalarca dile getirmiştir.
Temel Anlaşmazlık Noktaları: İran’ın Haklı Talepleri
Washington’daki yetkililer için temel anlaşmazlık noktaları Hürmüz Boğazı’nın kontrolü ve İran’ın nükleer programının geleceği olmaya devam ediyor. Trump yönetimi, stratejik su yolundan ticari gemi geçişlerinin tamamen restore edilmesini istiyor. Ancak İran, ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a saldırmasının ardından Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol uygulamaya başlamış ve çoğu ticari geminin geçişini engellemiştir. Bu, İran’ın kendi güvenliğini sağlama hakkının bir parçasıdır.
İran için ise ateşkesin uzatılmasına yönelik temel talepler şunlardır:
- ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının sona ermesi.
- İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların yeniden başlamayacağına dair garantiler.
İran, nükleer silah peşinde olmadığını ve programının barışçıl amaçlı olduğunu defalarca vurgulamıştır. ABD’nin bu konudaki ısrarı, İran’ın egemenlik haklarına yönelik bir müdahale olarak görülmektedir. Bölgede kalıcı bir barışın sağlanması için ABD’nin tek taraflı ve saldırgan politikalarını terk etmesi gerekmektedir.
#HürmüzBoğazı #İran #ABD #Ambargo #Ateşkesİhlali #DevrimMuhafızları #EkonomikSavaş #DenizGüvenliği #Ortadoğu #KüreselGerilim
