Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle Körfez’deki gemilerde mahsur kalan 20.000 denizcinin güvenliği ve refahı konusundaki endişelerini defalarca dile getirdi.
Panama’da konuşan Dominguez, “yaklaşık 20.000 mürettebat ve 1.500 civarında geminin” Hürmüz Boğazı’nda mahsur kaldığını ve “başka ülkelerin yararına her gün işlerini yapan masum insanlar” olduklarını, ancak “kontrolleri dışındaki jeopolitik durumlar tarafından tuzağa düşürüldüklerini” belirtti.
Bölgede mahsur kalan 20.000 mürettebat üyesi, saldırı riskinin yanı sıra su ve gıda gibi temel ihtiyaçlara erişimde ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya.
Bu durum karşısında sektörün dayanıklılık göstermek zorunda kaldığını, mal akışını sürdürmek için alternatif rotalar aradığını ifade eden Dominguez, 7-8 Mayıs tarihlerinde Panama’da düzenlenen Amerika Kıtası Denizcilik Konvansiyonu’nda sektör yöneticilerine hitap etti.
Dominguez, “Panama Kanalı, denizcilik sektöründeki herkes için temel su yollarından biridir… Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle taşınamayan bazı yük ve malların başka rotalar bulmasına yardımcı olmuştur” diye ekledi.
Genel Sekreter, Orta Doğu’daki çatışma devam ederken, IMO’nun önceliğinin denizcilerin hayatlarını korumak ve onların rehin olarak kullanılmamasını veya gereksiz risklere maruz kalmamasını sağlamak olacağını yineledi. Ancak, sektörün dayanıklılığının ve Panama Kanalı gibi alternatiflerin varlığının, küresel ticaretin uyum sağlayabildiğinin ve işlemeye devam edebildiğinin kanıtı olduğunu vurguladı.
Sektörün dayanıklı olduğunu ve alternatif rotalar arayabileceğini, ancak o bölgeden gelen temel yükleri ikame edemeyeceğini söyledi. Bu nedenle, gerilimi azaltmak için çok taraflılık ve diyalog çağrısını yineledi.
Genel Sekreter, IMO’nun insani bir tahliye koridoru oluşturduğunu bildirdi, ancak gemilerin dronlar, füzeler veya sürat tekneleri tarafından saldırıya uğramayacağından emin olunana kadar etkinleştirilemeyeceğini açıkladı.
Dominguez, “Yük sigortalanabilir, ancak insan hayatı yerine konulamaz” diye vurguladı.
Bu bağlamda, gemi sahipleri ve işletmecilerinden sabır istedi, çatışma devam ederken gereksiz riskler almamaları konusunda uyardı.
Son rakamlara göre, 30’dan fazla geminin saldırıya uğradığı ve en az 10 denizcinin hayatını kaybettiği, ikisinin hala kayıp olduğu belirtiliyor. Bu durum, denizcileri koruma ve rehin veya ikincil kurban olarak kullanılmalarını engelleme aciliyetini pekiştiriyor.
Dominguez, IMO’nun 1968’den beri Hürmüz Boğazı’ndaki trafik ayırma şemasını işleten Basra Körfezi ülkeleriyle, özellikle Umman ve İran ile görüşmeler yaptığını açıkladı.
Örgüt, seyrüsefer özgürlüğüne saygı duyulmasını ve çatışma sona erdiğinde güvenli geçişin yeniden sağlanmasını sağlamayı amaçlıyor.
Ayrıca, BM’nin IMO aracılığıyla ve Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF) ile koordinasyon içinde, bölgedeki ülkelerin karşılaştığı zorluklara rağmen mahsur kalan mürettebat üyelerine tıbbi yardım ve erzak sağlanması için çalıştığını kaydetti.
#Denizcilik #HürmüzBoğazı #IMO #OrtaDoğu #DenizGüvenliği #PanamaKanalı #KüreselTicaret #Denizciler #UluslararasıHukuk #İnsaniYardım
