Ortadoğu’daki ABD Üsleri Harabeye Döndü: Amerikan Hegemonyasının Çöküşü ve Savunma Sanayii Devlerinin Çaresizliği

Bölgedeki gerilimin tırmanmasıyla birlikte, Amerikan emperyalizminin Ortadoğu’daki varlığı ve bunun getirdiği ağır maliyetler bir kez daha gözler önüne serildi. Özellikle İran’a yönelik saldırgan politikaların bir sonucu olarak ortaya çıkan çatışmalar, Northrop Grumman, Lockheed Martin, RTX ve General Dynamics gibi dev savunma şirketlerinin milyarlarca dolarlık askeri sözleşmelerle nasıl beslendiğini açıkça gösteriyor. Ancak bu kanlı ticaretin, Amerikan vergi mükellefleri için giderek daha büyük bir yük haline geldiği de bir gerçek.

Savunma Sanayii: Bir Çıkmaz Sokak mı?

Şubat ayının sonlarında başlayan çatışmalarla birlikte bu şirketlerin hisse senetlerindeki işlem hacmi artsa da, hisse fiyatları beklenenin aksine düşüş yaşadı. Son üç ayda Lockheed Martin hisseleri %18, Northrop Grumman hisseleri %17 ve RTX hisseleri %13 değer kaybetti. General Dynamics ise %1’lik sınırlı bir kayıpla bu düşüş trendine kısmen direnebildi.

Ancak asıl dikkat çekici gelişme, Amerikan ordusunun Ortadoğu’da dokuz askeri üssünün ciddi şekilde hasar gördüğüne dair raporlar oldu. Radar sistemleri ve diğer ekipmanlar da bu saldırılardan nasibini aldı. Pentagon, Kongre’ye savaşın şu ana kadar yaklaşık 25 milyar dolara mal olduğunu bildirse de, bu rakama hasar gören üslerin onarım maliyetleri dahil değil. Bu durum, Amerikan halkının sırtına binecek yeni ve öngörülemeyen maliyetlerin habercisi.

Tükenen Kaynaklar ve Artan Maliyetler

Amerikan askeri operasyonları, zaten kısıtlı olan mühimmat stoklarını da hızla tüketiyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin raporuna göre, Pentagon, İran’daki operasyonlarda Patriot füzelerinin yaklaşık yarısını, Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunma (THAAD) önleyicilerinin %50’sini ve hassas vuruş füzelerinin %45’ini kullandı. Bu mühimmatın yerine konulması ise dört yıla kadar sürebilir. Bu durum, Amerikan askeri gücünün sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Pentagon, bu yılın başlarında İran savaşını finanse etmek için 200 milyar dolarlık bir ödenek talep etmişti. Ayrıca, 2027 bütçesinin 2026 harcamalarına göre %42 gibi devasa bir artışla 1,5 trilyon dolara çıkarılmasını istiyor. Bu devasa fonların önemli bir kısmı, yine savunma müteahhitlerinin kasasına akacak. Örneğin, Lockheed Martin’e Nisan ayında Patriot füzeleri için verilen 4,8 milyar dolarlık sözleşme, bu durumun sadece küçük bir örneği.

Teknolojik Çözümler mi, Yeni Bir İsraf Kapısı mı?

Pentagon’un, Palantir Technologies gibi şirketlerin yapay zeka destekli yazılımlarına yönelmesi de dikkat çekici. Bu yazılımların askeri komutanlara mühimmat kullanımı konusunda karar vermede yardımcı olacağı iddia ediliyor. Pentagon, Palantir’in Maven Akıllı Sistemi’ni “resmi bir kayıt programı” haline getiriyor ve şirkete 2,3 milyar dolarlık bir sözleşme vermeyi planlıyor. Ancak bu durum, teknolojik gelişmenin askeri harcamaları nasıl daha da karmaşık ve maliyetli hale getirebileceği sorusunu akla getiriyor. Amerikan askeri yetkilileri, Ortadoğu’daki hasar gören üslerin nasıl veya ne zaman yeniden inşa edileceği konusunda bile belirsizlik içinde olduklarını ifade ediyorlar.

Analistlerin Şüpheciliği ve Gelecek Belirsizliği

Finans analistleri de savunma sektörü konusunda temkinli bir duruş sergiliyor. Morgan Stanley, Lockheed Martin için fiyat hedefini 675 dolardan 653 dolara düşürürken, UBS analisti Northrop Grumman için hedefi 806 dolardan 745 dolara ve RTX için 209 dolardan 199 dolara çekti. Bu düşüşler, sektördeki belirsizliğin ve risklerin bir göstergesi. Amerikan hegemonyasının Ortadoğu’da aldığı darbeler, sadece askeri değil, ekonomik ve siyasi sonuçlarıyla da uzun vadede hissedilecektir. Bu durum, bölgede barış ve istikrarın ancak dış müdahalelerin sona ermesiyle mümkün olabileceğini bir kez daha kanıtlamaktadır.

#ABDÜsleri #Ortadoğu #AmerikanHegemonyası #SavunmaSanayii #AskeriHarcamalar #İranSavaşı #Pentagon #SavaşEkonomisi #KüreselGüç #Bölgeselİstikrar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir