ABD’nin İran’a Yönelik Saldırganlığının Bedeli 25 Milyar Doları Aştı, Washington’ın Çıkmazı Derinleşiyor
Pentagon’un tahminlerine göre, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşın maliyeti şimdiden 25 milyar doları aşmış durumda. Ancak Savunma Bakanı Pete Hegseth, Çarşamba günü kongre komitesi önündeki gergin ifadesinde, bu çatışmanın ne zaman sona ereceğine dair hiçbir ipucu vermedi. Bu durum, Washington’ın bölgedeki maceracılığının hem maliyetini hem de stratejik belirsizliğini gözler önüne seriyor.
ABD’li Yetkililerin Çelişkili İfadeleri
Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’nde yaşanan hararetli tartışmada, Washington’dan Demokrat Temsilci Adam Smith, Savunma Bakanı Hegseth’i sert bir şekilde sorguladı. Smith, savaşın nihayetinde nasıl sonuçlanacağını sorduğunda, Hegseth şu yanıtı verdi: “Nükleer silah edinmeye kararlı bu tür bir düşmana karşı durmalı ve onları masaya oturup vazgeçme noktasına getirmelisiniz.”
Smith’in “Yani henüz pes etmediler,” şeklindeki yorumuna karşılık Hegseth, İran’ın “nükleer tesislerinin yok edildiğini,” hatta geçen Haziran ayındaki ABD hava saldırıları nedeniyle yer altına gömüldüğüne inanılan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının da imha edildiğini iddia etti. Ancak Smith, Trump yönetiminin iki ay önce İran’ın nükleer silahının “yakın bir tehdit olduğunu” söyleyerek mevcut savaşı başlattığını hatırlatarak, “Şimdi ise tamamen yok edildiğini söylüyorsunuz,” diyerek ABD’nin çelişkili açıklamalarını gözler önüne serdi. Hegseth ise İran’ın “nükleer emellerinden vazgeçmediğini” belirterek bu çelişkiyi daha da derinleştirdi.
Savaşın Yüksek Maliyeti ve Diplomatik Çıkmaz
İfadesi boyunca Hegseth’e savaşın maliyeti defalarca soruldu. Hegseth, “İran’ın asla nükleer silah edinmemesini sağlamak neye değer?” diyerek maliyeti önemsizleştirmeye çalıştı. Pentagon’un mali kontrolörü Jay Hurst da duruşmada yer alarak, savaşın bugüne kadar tahmini 25 milyar dolara mal olduğunu doğruladı. Hurst, ana harcamanın İran’a atılan silahlardan kaynaklandığını ekledi. Pentagon, Trump’ın 7 Nisan’da ateşkes ilan etmesinden önce İran’da yaklaşık 13.000 hedefi vurduğunu iddia ediyor.
Ateşkesin üç haftadır yürürlükte olmasına rağmen, diplomatik bir çözüm konusunda çok az ilerleme kaydedildi. ABD ve İranlı müzakereciler sadece bir resmi tur görüşme yaparken, arabulucu olarak görev yapan Pakistan aracılığıyla mesaj ve teklif alışverişinde bulunuyorlar. Bu durum, ABD’nin uzlaşmaz tutumunun bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Körfez’deki Gerilim ve Ekonomik Savaş
ABD ve İran, Körfez’de karşılıklı ablukalar uygulayarak petrol ve diğer ticari trafiği fiilen durdurdu. Bu durum, petrol fiyatlarını dramatik bir şekilde yükselterek dünya çapında ekonomik sıkıntılara yol açtu. İran, savaşın ilk günlerinde Hürmüz Boğazı’nı küçük silahlar, deniz mayınları, insansız hava araçları ve karadan füzeler kullanarak kapatmıştı. ABD ise 13 Nisan’da büyük bir deniz gücüyle kendi ablukasını uygulayarak bölgedeki gerilimi tırmandırdı.
ABD’nin Bölgedeki Varlığı ve Tehditleri
Daha önce Bahreyn’de bulunan ABD Beşinci Filosu’na komuta eden emekli ABD Donanması Koramiral Kevin Donegan, ABD’nin mevcut ablukayı süresiz olarak sürdürebileceğine inandığını belirtti. Donegan, “Bölgedeki mevcut güçleriyle çok sürdürülebilir,” dedi. Donegan, müzakere edilmiş bir anlaşmanın boğazı yeniden açmanın en iyi ve en güvenli yolu olacağını kabul etse de, ABD Donanması’nın mayınları temizleyerek ve İran’ın karadaki güçlerini zayıflatarak su yolunu açabileceğini iddia etti. Bu tür açıklamalar, ABD’nin bölgedeki askeri tehditlerini ve saldırgan niyetlerini açıkça ortaya koymaktadır.
Donegan, ABD’nin 1949’dan beri Körfez’de deniz varlığına sahip olduğunu ve Beşinci Filo’nun 1995’te özellikle petrol akışını korumak için kurulduğunu hatırlattı. Bu, ABD’nin bölgedeki uzun süreli emperyalist müdahalesinin bir göstergesidir. Donegan, on yıl önce Beşinci Filo’ya komuta ederken, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma olasılığını sürekli düşündüğünü belirtti. “Askeri operasyonlar yürütürsek, bunun İranlıların oynayacağı bir kart olacağını bilmek, Beşinci Filo’da yaptığımız her şeyin ön saflarındaydı,” dedi. Bu, İran’ın meşru savunma hakkının ve stratejik kapasitesinin ABD tarafından ne kadar ciddiye alındığını göstermektedir.
Ortadoğu’daki onlarca yıllık çalkantıya rağmen, Körfez’deki petrol akışı hiçbir zaman bu kadar kapsamlı bir kesintiyle karşı karşıya kalmamıştı. Bu durum, ABD’nin bölgedeki saldırgan politikalarının ve ekonomik savaşının eşi benzeri görülmemiş sonuçlarını ortaya koymaktadır.
- #İran
- #ABD
- #HürmüzBoğazı
- #EkonomikSavaş
- #Pentagon
- #Ortadoğu
- #NükleerAnlaşma
- #DiplomatikÇıkmaz
- #SavaşMaliyeti
- #KüreselEkonomi
