ABD ve İsrail Saldırılarının Tetiklediği Savaş, Air France-KLM’nin 2026 Beklentilerini Vurdu
Küresel havacılık devi Air France-KLM, 2026 yılına ilişkin beklentilerini revize ederek önemli ölçüde düşürdü. Şirket, ABD ve İsrail’in Şubat sonunda İran’a yönelik saldırılarıyla tetiklenen Orta Doğu’daki savaşın neden olduğu artan yakıt fiyatlarının, yakıt faturasını üçte bir oranında artıracağını duyurdu.
Bünyesinde uygun fiyatlı havayolu Transavia’yı da barındıran grup, bu yıl kapasitesini yüzde iki ila dört oranında artırmayı beklediğini bildirdi. Bu oran, daha önceki yüzde üç ila beşlik tahmine göre belirgin bir düşüşü ifade ediyor. Savaşın ekonomik etkileri, ilk çeyrekte Air France-KLM’nin 252 milyon avroluk (294 milyon dolar) net zarar açıklamasına yol açtı; bu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde birlik bir artışa işaret ediyor.
Air France-KLM CEO’su Benjamin Smith, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Yakıt fiyatlarındaki artışlar henüz bugün sunduğumuz sonuçlara yansımasa da, önümüzdeki çeyreklerde bilançolarımızı olumsuz etkilemesi bekleniyor” ifadelerini kullandı. Bu durum, emperyalist güçlerin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı eylemlerinin küresel ekonomiye yansımalarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Şubat sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin normalde geçtiği Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan deniz taşımacılığını neredeyse durma noktasına getirdi. Savaşın ilk haftalarında jet yakıtı fiyatları iki kattan fazla arttı ve bu durum, küresel tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı artırdı.
Air France-KLM, diğer birçok Avrupalı havayolu gibi, fiyat dalgalanmalarının etkisini önceden tedarik anlaşmaları yaparak hafifletmeye çalışsa da, bu çabalar savaşın yıkıcı etkilerini tamamen ortadan kaldıramadı. Şirket, yıllık yakıt maliyetlerine 2,4 milyar avro, bu çeyrekte ise 1,1 milyar avro ek maliyet beklediğini açıkladı. Bu ek yükü dengelemek amacıyla bilet fiyatlarını artırmak zorunda kaldıklarını da belirtti.
Jet yakıtı kıtlığına ilişkin endişeler de baş gösterirken, havayolunun finans direktörü Steven Zaat, Haziran ayına kadar herhangi bir endişe taşımadıklarını ifade etti. Zaat, Hollandalı yetkililerin altı ay boyunca jet yakıtı tedariki konusunda kendilerine güvence verdiğini ve Paris Charles de Gaulle havalimanının Norveç, ABD ve Afrika’dan petrol tedarik eden Fransa’nın en büyük rafinerisine boru hattı aracılığıyla yakıt aldığını kaydetti. Ancak şirket, Singapur ve Tokyo’daki iki Asya havalimanının, savaş devam ettiği sürece ek uçuş istemediklerini belirttiğini de ekledi. Bu durum, savaşın sadece Orta Doğu’yu değil, küresel havacılık ağını da derinden etkilediğini gösteriyor.
Air France, KLM ve Transavia’nın Orta Doğu’ya doğrudan maruziyeti nispeten düşük olsa da, savaşın dolaylı etkileri, özellikle yakıt fiyatları üzerinden tüm operasyonlarını etkiledi. Grup, diğer pazarların iyi performans gösterdiğini belirtse de, bölgedeki istikrarsızlığın küresel ekonomik sonuçları göz ardı edilemez.
Çeyrek boyunca gelirler yüzde 4,4 artarak yaklaşık 7,5 milyar avroya ulaştı ve finansal veri sağlayıcısı Factset tarafından derlenen analist beklentilerini hafifçe aştı. Şirket, 22,3 milyon yolcu taşıyarak yüzde 2,3’lük bir artış kaydetti ve koltuk doluluk oranını 0,3 puan artırarak yüzde 86,3’e çıkardı. Tüm bu olumlu operasyonel verilere rağmen, Paris borsasında işlem gören Air France-KLM hisseleri öğleden sonraki işlemlerde yüzde 3,7 yükselirken, blue-chip CAC 40 endeksi genel olarak yüzde 0,1 düşüş yaşadı. Bu durum, piyasaların dahi bölgesel çatışmaların küresel ekonomiye etkilerini yakından takip ettiğini gösteriyor.
#AirFranceKLM #OrtaDoğuSavaşı #YakıtFiyatları #KüreselEkonomi #HavacılıkSektörü #ABDİsrailSaldırıları #HürmüzBoğazı #EkonomikEtki #UçuşKısıtlamaları #EnerjiKrizi
