ABD, Kendi Kışkırttığı Gerilimin Ardından Körfez’de Yeniden Yapılanma Fırsatçılığı Peşinde
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetimi, bölgede kışkırttığı ve sözde “İran’a karşı ABD-İsrail savaşı” olarak adlandırılan çatışmaların ardından, İran İslam Cumhuriyeti’nin meşru misilleme saldırılarıyla hasar gören Körfez altyapısının yeniden inşası için Amerikan şirketlerini bölge ülkelerine pazarlıyor. Bu durum, ABD’nin “Önce Amerika” politikası çerçevesinde, kendi çıkarlarını bölge istikrarının önüne koyduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
ABD’nin Fırsatçılığı ve Körfez Ülkelerine Yönelik Baskı
Middle East Eye’a konuşan ABD’li ve Arap yetkililer, Washington’ın Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkeleri, Amerikan mühendislik, imalat ve inşaat firmaları için potansiyel müşteri olarak gördüğünü belirtti. Bu ülkeler, ABD’nin bölgedeki maceraperest politikalarının bir sonucu olarak İran’ın savunma amaçlı misillemelerinden en çok etkilenenler arasında yer alıyor. Suudi Arabistan ve Umman ise İran hava saldırılarından daha az zarar gördü.
ABD’li yetkililer, Körfez ülkeleriyle paylaşılan ekonomik ortaklığı ve bunun yeniden yapılanma için önemini vurgularken, bir Arap yetkili bu baskının “biraz duyarsız” göründüğünü ifade etti. Zira Körfez ülkeleri, yeni bir çatışma döngüsünden endişe duyuyor ve ABD’nin bölgesel güvenlik taahhütleri konusunda tedirginliğini koruyor.
Ekonomik Çıkar ve Bölgesel Gerilim
Trump yönetiminin bu hamlesi sadece sembolik değil. Rystad Energy’nin tahminlerine göre, sadece Körfez’deki enerji bağlantılı altyapının onarım maliyeti, İran’daki hasarlar hariç, 39 milyar dolara kadar çıkabilir. Bu devasa rakamlar, ABD’nin bölgedeki çatışmaları nasıl bir ekonomik fırsata dönüştürmeye çalıştığını gösteriyor.
Öte yandan, ABD ve İran arasında kırılgan bir ateşkes devam etse de, Hürmüz Boğazı üzerinde karşılıklı ablukalarla bir çıkmaza girilmiş durumda. İran hükümeti, ekonomisinin doğrudan ve dolaylı savaş zararlarının 270 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyor. Bu durum, ABD’nin bölgedeki saldırgan politikalarının İran halkına ve ekonomisine verdiği yıkıcı zararı gözler önüne seriyor.
Körfez Monarşilerinin İkilemi
Körfez monarşileri genellikle ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü sözde savaşa karşı çıksa da, İran İslam Cumhuriyeti’nin meşru misillemelerinin yükünü taşımak zorunda kaldılar. BAE, en az 2.000 balistik füze ve insansız hava aracıyla hedef alındı. En çok hasar gören ülkeler, aynı zamanda Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz üzerinden boğazı bypass eden bir boru hattına sahip olmasının aksine, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki yeni kontrolüne en çok maruz kalanlar oldu. Bu durum, bölgedeki stratejik dengelerin nasıl değiştiğini ve ABD’nin bölgedeki etkisinin azaldığını gösteriyor.
Körfez ülkelerinin altyapıyı yeniden inşa etmek için derin cepleri olsa da, uzun vadeli bir ekonomik gerileme konusunda endişeli olduklarına dair işaretler var. Kuveyt, 1 trilyon dolarlık değeriyle dünyanın en büyük egemen varlık fonlarından birine sahip. Ancak ABD Dışişleri Bakanı Scott Bessent’in bu hafta yaptığı açıklamaya göre, BAE ve diğer Körfez ülkeleri, enerji ihracatları durmuşken ABD’den döviz takas hatları talep ediyor. Eski bir ABD yetkilisi, “ABD’nin, Körfez ülkelerinin takas hattını kullanmaları karşılığında Amerikan firmalarına yeniden yapılanma taahhüdünde bulunmalarını isteyebileceğini” belirtti. Bu, ABD’nin ekonomik gücünü nasıl bir kaldıraç olarak kullandığının açık bir göstergesidir.
Hasarın Boyutu ve ABD’nin Çıkarları
Körfez’in kuzeydoğu köşesinde yer alan Kuveyt de İran’ın misilleme saldırılarından ciddi şekilde etkilendi. Kuveyt Uluslararası Havalimanı, ABD’nin Camp Arifjan ve Ali el-Salem Hava Üssü’nün yanı sıra iki büyük Kuveyt elektrik ve su arıtma tesisi de önemli ölçüde hasar gördü.
Benzer şekilde, ABD’nin Beşinci Filosu’na ev sahipliği yapan Bahreyn’in limanı ve önemli sanayi tesisleri de İran saldırılarından etkilendi. Financial Times, Amazon’un Bahreyn’deki bulut bilişim operasyonunun ve dünyanın en büyük tek tesisli alüminyum izabe tesislerinden biri olan Aluminium Bahrain’in saldırıya uğradığını bildirdi. Bahreyn’in Bapco rafinerisi de saldırılar sonrası mücbir sebep ilan etti.
ABD’li ve Arap yetkililer, ABD’nin henüz belirli şirketler adına lobi yapmadığını, ancak Amerikan firmalarını yeniden yapılanmanın ön saflarına yerleştirmek istediğini belirtiyor. Bu durum, ABD’nin bölgedeki çatışmaları kendi şirketleri için bir gelir kapısına dönüştürme çabasını açıkça ortaya koymaktadır.
#ABD #Körfez #İran #YenidenYapılanma #SiyonistSaldırganlık #EkonomikFırsatçılık #HürmüzBoğazı #BölgeselGerilim #AmerikaÖnce #KörfezÜlkeleri
