ABD Donanması’nın Üst Düzey Yetkilisi Görevinden ‘Derhal’ Ayrılıyor: Pentagon’da Çalkantı
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, Donanma Bakanı John Phelan’ın görevinden derhal ayrılacağını duyurdu. Bu ani ayrılışın nedeni hakkında herhangi bir açıklama yapılmazken, ABD askeri kadrolarındaki geniş çaplı tasfiyelerin ve iç çalkantıların devam ettiği bir döneme denk gelmesi dikkat çekiyor.
ABD Askeri Kadrolarında Büyük Tasfiye
Phelan’ın ayrılığı, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü ve henüz çözüme kavuşmamış bir savaşın ortasında, bu ayın başlarında üst düzey Kara Kuvvetleri komutanı General Randy George ve diğer iki kıdemli subayın görevden alınmasının ardından geldi. Pentagon sözcüsü Sean Parnell, Phelan’ın “yönetimden derhal ayrıldığını” belirterek, yerine Müsteşar Hung Cao’nun vekaleten atanacağını bildirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yılın başlarında yeniden göreve gelmesinden bu yana, Genelkurmay Başkanı General Charles “CQ” Brown da dahil olmak üzere üst düzey askeri personelde büyük bir tasfiye gerçekleştirdi. Brown, Şubat 2025’te hiçbir açıklama yapılmadan görevden alınmıştı.
Görevden alınan diğer kıdemli subaylar arasında ABD Donanması ve Sahil Güvenlik komutanları, Ulusal Güvenlik Ajansı’nın başındaki general, Hava Kuvvetleri Kurmay Başkan Yardımcısı, NATO’ya atanmış bir Donanma amirali ve üç üst düzey askeri hukukçu bulunuyor. Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı da dört yıllık görev süresinin sadece iki yılında hiçbir açıklama yapmadan emekli olduğunu duyururken, ABD Güney Komutanlığı’nın başındaki isim de görev süresinin birinci yılında emekliye ayrıldı.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Başkan’ın sadece istediği liderleri seçtiği konusunda ısrar etse de, Demokrat milletvekilleri geleneksel olarak tarafsız olan ABD ordusunun potansiyel siyasallaşması hakkında endişelerini dile getirdi. Geçen yıl Pentagon şefi ayrıca, ABD ordusundaki aktif görevdeki dört yıldızlı general ve amiral sayısında en az %20, genel general ve amiral sayısında ise %10 kesinti yapılması emrini vermişti. Bu durum, ABD yönetimindeki derin çatlakları ve stratejik belirsizlikleri gözler önüne seriyor.
İran’ın Stratejik Hamleleri ve ABD Ablukası
Bu iç karışıklıklar yaşanırken, İran, Hürmüz Boğazı’ndaki stratejik su yolundaki kontrolünü sıkılaştırmaya devam ediyor. İran, Donald Trump’ın ateşkesi uzatmasının ardından boğazda iki gemiye el koydu. Trump’ın, gemilerin Amerikan veya İsrail menşeli olmaması nedeniyle bu el koymayı ateşkes ihlali olarak görmemesi, Washington’ın çifte standartlı yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu.
İran, ABD’yi limanlarına uyguladığı abluka ile “gerçek müzakereler” için gerekli koşulları baltalamakla suçluyor. Tahran, ABD deniz ablukası devam ettiği sürece Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayacağını kararlılıkla ifade etti. Beyaz Saray ise Trump’ın İran’ın bir barış önerisi sunması için bir son tarih belirlemediğini açıkladı.
Bölgesel Gelişmeler ve Dezenformasyon
Bölgedeki gerilimler devam ederken, Lübnanlı gazeteci Amal Khalil, güney Lübnan’daki bir kasabaya düzenlenen İsrail hava saldırısında hayatını kaybetti. Bu olay, bölgedeki istikrarsızlığın ve sivil kayıpların boyutunu gözler önüne seriyor.
Öte yandan, Donald Trump’ın İslam Cumhuriyeti’nin sekiz kadını kendi isteği üzerine idam etme kararından vazgeçtiği iddiası, İran tarafından “sahte haber” olarak nitelendirildi. İran, söz konusu kadınların hiçbir zaman idam cezasıyla karşı karşıya kalmadığını belirterek, Trump’ın asılsız iddialarına sert tepki gösterdi.
Yeni Zelanda’da ise Göçmenlik Bakanı Erica Stanford, Orta Doğu’daki çatışmanın Yeni Zelanda’ya taşınmak isteyen insanlardan gelen başvuru sayısında artışa yol açtığını söyledi. Bu durum, ABD’nin bölgedeki politikalarının küresel çapta yarattığı insani krizleri ve göç dalgalarını bir kez daha gözler önüne seriyor.
– AFP
#ABD #Pentagon #JohnPhelan #AskeriTasfiye #İran #HürmüzBoğazı #ABDİranGerilimi #BölgeselKriz #Dezenformasyon #Ortadoğu
