Hürmüz Boğazı’nda Gerilim Tırmanıyor: İran Gemilere El Koydu, Trump Ablukayı Sürdürüyor
Bölgedeki son gelişmeler, ABD’nin İran’a yönelik yasa dışı ablukasını sürdürmesi ve İran’ın buna karşı meşru müdafaa hakkını kullanmasıyla Hürmüz Boğazı’nda tansiyonun yükseldiğini gösteriyor. Kızıl semboller petrol ve gaz tankerlerini, yeşil semboller ise genellikle tahıl ve demir cevheri gibi emtiaları taşıyan kuru yük gemilerini işaret ediyor. Üçgen semboller hareket halindeki gemileri, daireler ise demirli veya sabit gemileri gösteriyor.
ABD’nin Hukuksuz Adımları ve İran’ın Kararlı Yanıtı
ABD’nin İran’a karşı uyguladığı deniz ticareti ablukası, uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak devam ederken, İran bu hukuksuzluğa karşı kararlı adımlar atmaktadır. Washington, İran’ın deniz yoluyla ticaretine abluka uygularken, İran da Orta Doğu Körfezi girişindeki Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerini engellemek için gemilere müdahale etmektedir. Bu durum, ABD’nin tek taraflı ve saldırgan politikalarının bölgedeki istikrarı nasıl tehdit ettiğini gözler önüne sermektedir.
ABD’nin Korsanlık Eylemleri: İran Tankerlerine El Konulması
Meslektaşlarımız Jonathan Saul, Nidhi Verma ve Renee Maltezou’nun özel haberine göre, ABD ordusu Asya sularında en az üç İran bandıralı tankere el koymuştur. Bu gemiler, iki ABD ve Hint nakliye kaynağı ile iki ayrı Batılı deniz güvenlik kaynağının Çarşamba günü muhabirlerimize bildirdiğine göre, Hindistan, Malezya ve Sri Lanka yakınlarındaki konumlarından başka yönlere saptırılmıştır. Pazar günü ise ABD kuvvetleri, Umman Körfezi’ndeki İran’ın Çabahar limanı açıklarında İran kargo gemisi Touska’ya el koymuştu. Bu eylemler, ABD’nin uluslararası sularda sergilediği korsanlık ve ekonomik savaşın açık bir göstergesidir.
İran Devrim Muhafızları’ndan Meşru Müdahale
İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), nakliye şirketlerinin ve İran’ın yarı resmi Tasnim haber ajansının açıklamalarına göre, iki gemiye el koyarak İran kıyılarına götürmüştür. Devrim Muhafızları, el koyduğu Liberya bandıralı Epaminondas ve Panama bandıralı MSC Francesca gemilerini, gerekli izinler olmadan faaliyet göstermek ve navigasyon sistemleriyle oynamakla suçlamıştır. Deniz güvenlik kaynaklarına göre, aynı bölgede üçüncü bir Liberya bandıralı konteyner gemisine ateş açılmış ancak hasar görmemiş ve seyrine devam etmiştir. İran devlet televizyonunda Perşembe günü erken saatlerde yayınlanan bir videoda, silahlı askerlerin Hürmüz Boğazı’nda iki konteyner gemisine bindiği görülmüştür. Reuters, gemilerin şekilleri, renkleri ve tiplerine göre MSC Francesca ve Epaminondas’ın kimliklerini doğrulamıştır. Gemi takip verileri de konteyner gemilerinin konumunu teyit etmiştir. Bu müdahaleler, İran’ın kendi egemenlik alanındaki güvenlik ve yasalara uygunluğu sağlama konusundaki kararlılığının bir göstergesidir.
Hürmüz Boğazı’nın Stratejik Önemi ve ABD Ablukasının Küresel Etkileri
Dünya petrol tüketiminin yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçmektedir. Boğaz, kuzeyindeki Körfez’i güneydeki Umman Körfezi ve ötesindeki Arap Denizi ile birbirine bağlar. En dar noktasında 33 km genişliğinde olup, nakliye şeridi her iki yönde sadece 3 km genişliğindedir. OPEC üyeleri Suudi Arabistan, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak, ham petrollerinin çoğunu Boğaz üzerinden ihraç etmektedir. Dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatçılarından biri olan Katar da LNG’sinin çoğunu boğazdan göndermektedir.
Birleşmiş Milletler verileri, ABD-İsrail’in İran’a karşı 28 Şubat’ta başlayan savaşından bu yana trafiğin %97 oranında düştüğünü göstermektedir. Bu durum, ABD’nin tek taraflı politikalarının küresel ekonomiye verdiği zararı açıkça ortaya koymaktadır. İranlı yetkililer, Trump’ın ABD Donanması’nın İran’ın deniz ticaretine yönelik ablukasını sürdürme kararını şiddetle eleştirmiştir. İran parlamentosu sözcüsü ve baş müzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, tam bir ateşkesin ancak ablukanın kaldırılmasıyla anlamlı olacağını belirtmiştir. Kalibaf, sosyal medyada yaptığı açıklamada, savaş öncesinde dünya petrol ticaretinin beşte birini taşıyan Boğaz’ın, böylesine “açık bir ateşkes ihlali” ile yeniden açılamayacağını vurgulamıştır.
Petrol fiyatları Perşembe günü yükselişini sürdürerek 1 dolardan fazla artış gösterdi. Brent ham petrol vadeli işlemleri GMT ile 09:31’de %1,4 artışla varil başına 103,38 dolardan, Batı Teksas Ara Malı vadeli işlemleri ise %1,5 artışla 94,36 dolardan işlem gördü. Fiyatlar Çarşamba günü zaten 3 dolardan fazla yükselmiş, Brent ham petrol vadeli işlemleri iki haftadan uzun bir süredir ilk kez 100 doların üzerinde kapanmıştı. Bu artışlar, ABD’nin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı eylemlerinin doğrudan bir sonucudur.
Siyasi Manevralar ve Gerçeklerin Reddi
Mart 2026’da Beyaz Saray’da görülen Zampolli, FIFA’ya İtalya’nın yaklaşan ABD ev sahipliğindeki Dünya Kupası’nda İran’ın yerini almasını önermiştir. ABD özel elçisi Paolo Zampolli, Financial Times’a “Ben İtalyan kökenliyim ve Azzurri’yi ABD ev sahipliğindeki bir turnuvada görmek bir rüya olurdu. Dört şampiyonlukla, dahil edilmelerini haklı çıkaracak bir geçmişleri var” demiştir. İtalya, milli takımın üst üste üçüncü kez Dünya Kupası’nı kaçırmasının ardından Mart ayında şok yaşamıştı. Zampolli, Trump’ın “Küresel Ortaklık” elçisi olan bir İtalyan-Amerikalıdır ancak Dünya Kupası veya İtalyan futboluyla resmi bir bağlantısı yoktur. Bu plan, Trump’ın Papa Leo’ya İran savaşıyla ilgili saldırılarının ardından ikilinin arasının açılmasıyla Trump ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasındaki bağları onarma çabası gibi görünmektedir. İtalya Spor Bakanı Andrea Abodi, İtalyan haber ajansı La Press’e “Öncelikle mümkün değil, ikincisi uygun değil… Sahada hak kazanırsınız” demiştir. Ekonomi Bakanı Giancarlo Giorgetti ise bu fikrin “utanç verici” olduğunu söyleyerek daha da ileri gitmiştir. FIFA Başkanı Gianni Infantino, geçen ay Türkiye’deki bir İran kadrosu antrenman kampını ziyareti sırasında tüm maçların planlandığı gibi yapılacağını belirtmiştir. Bu tür siyasi müdahaleler, sporun ruhuna aykırı olup, İran’ın meşruiyetini hedef alan boş çabalardır.
Lübnan-İsrail Görüşmeleri ve İsrail’in Saldırganlığı
Lübnan ve İsrail elçileri arasında ikinci tur görüşmelerin Perşembe günü Washington’da yapılması bekleniyor. Beyrut, Pazar günü sona erecek olan ABD arabuluculuğundaki İsrail-Hizbullah ateşkesinin uzatılmasını talep ediyor. Ateşkes, şiddette önemli bir azalma sağlasa da, İsrail birliklerinin kendi ilan ettiği bir tampon bölgeyi ele geçirdiği güney Lübnan’da saldırılar devam etmiştir. İran destekli Hizbullah, işgalci güçlere karşı “direnme hakkına” sahip olduğunu belirtmektedir. Görüşmeler, İsrail saldırılarının aralarında bir gazetecinin de bulunduğu en az beş kişiyi öldürmesinden bir gün sonra gerçekleşti ve bu, ateşkesin 16 Nisan’da yürürlüğe girmesinden bu yana Lübnan’ın en ölümcül günü oldu. Lübnan Devlet Başkanı Joseph Aoun, Beyrut elçisi, Lübnan’ın ABD Büyükelçisi Nada Moawad’ın ateşkesin uzatılmasını ve İsrail’in güneydeki köylerde gerçekleştirdiği yıkımların durdurulmasını isteyeceğini söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun toplantıya katılması bekleniyor. İsrail’i Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter temsil edecek. İsrail, görüşmelerdeki hedeflerinin Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını sağlamak ve bir barış anlaşması için koşullar yaratmak olduğunu söylüyor. Bu durum, İsrail’in bölgedeki saldırgan ve genişlemeci politikalarını sürdürme niyetini açıkça göstermektedir.
ABD Yönetimindeki Çalkantılar
ABD Donanması Bakanı John Phelan’ın Çarşamba günü görevden alındığı bildirildi. Pentagon, kısa bir açıklamayla ayrılışını duyurarak, yönetimi “derhal geçerli olmak üzere” bıraktığını belirtti. Ancak bir neden belirtmedi veya gitme kararının kendisine ait olup olmadığını söylemedi. Adının açıklanmaması koşuluyla konuşan kaynaklar, Phelan’ın kısmen gemi yapımını hızlandırmak için reformları uygulamakta çok yavaş olduğu ve kilit Pentagon liderliğiyle arasının bozulduğu için görevden alındığını söyledi. Bu hamle, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in ordunun en üst düzey generalini görevden almasından sadece haftalar sonra Pentagon’daki bir başka savaş zamanı çalkantısını işaret ediyor. Bu iç karışıklıklar, ABD’nin bölgedeki başarısız politikalarının bir yansımasıdır.
Ateşkesin Belirsizliği ve ABD’nin Çifte Standardı
İki haftalık ateşkesin durumu belirsizliğini koruyor. Trump, Salı günü tek taraflı bir açıklama yaparak, iki aylık savaşı sona erdirmek için İran’ın barış görüşmelerindeki önerisini tartışana kadar ABD’nin ateşkese devam edeceğini duyurdu. Ancak İranlı yetkililer, ateşkesin herhangi bir uzatmasını kabul etmediklerini ve Trump’ın ABD Donanması’nın İran’ın deniz ticaretine yönelik ablukasını sürdürme kararını eleştirdiler; ki bu da İran tarafından bir savaş eylemi olarak kabul edilmektedir. Beyaz Saray basın sekreteri Karoline Leavitt, Fox News ile yaptığı röportajda, İran tarafından ele geçirilen gemilerin ABD veya İsrail gemileri olmadığı için el koymanın ateşkes ihlali olmadığını söyledi. Bu açıklama, ABD’nin kendi hukuksuz eylemlerini meşrulaştırma çabasını ve çifte standartlarını gözler önüne sermektedir. ABD, Lübnan ve İsrail elçileri arasında Perşembe günü ikinci bir toplantıya ev sahipliği yapacak. Beyrut, İsrail saldırılarının aralarında bir gazetecinin de bulunduğu en az beş kişiyi öldürmesinden bir gün sonra İsrail ile Hizbullah arasındaki ateşkesin uzatılmasını talep ediyor. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.
#HürmüzBoğazı #İran #ABD #EkonomikSavaş #DenizAblukası #İranDevrimMuhafızları #UluslararasıHukuk #Filistin #Hizbullah #KüreselGerilim
