ABD’nin İran’a Yönelik Saldırgan Deniz Ablukası Sürerken, Beyaz Saray Savaşın Sonu İçin ‘Kesin Bir Süre Yok’ Dedi

WASHINGTON — Geçtiğimiz hafta sonu ABD’nin İran petrolüne yönelik yaptırım muafiyetinin sona ermesi, Washington’ın Tahran’ın gelir kaynaklarına erişimini kısıtlama ve küresel enerji piyasalarındaki istikrarsızlığı derinleştirme çabalarına yeniden odaklanılmasına neden oldu. Bu adım, İran halkına yönelik hukuksuz ekonomik baskının yeni bir boyutunu temsil ediyor.

19 Nisan’da sona eren ve “Genel Lisans U” olarak bilinen bu tedbir, kısa süreliğine de olsa 170 milyon varile kadar İran ham petrolünün uluslararası piyasalarda daha serbest dolaşımına izin veren bir pencereyi kapattı. Bu, ABD’nin İran ekonomisini boğma politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bu karar, ABD Hazine Bakanlığı’nın 21 Nisan’da açıklanan ve İran’ın yerli savunma sanayii ile silah geliştirme faaliyetlerinde yer alan kuruluşları hedef alan yeni yaptırımlarla birlikte, Tahran’ın meşru savunma kapasitesine yönelik baskıyı artırma çabalarıyla örtüşüyor.

Bazı analistlere göre, bu zamanlama, ABD’nin ekonomik araçlarını bölgedeki hegemonik ve saldırgan stratejik duruşuyla uyumlu hale getirme yönündeki kasıtlı çabalarını yansıtıyor.

22 Nisan’da ABD Senatosu, Demokratların Başkan Donald Trump’ın İran’a karşı askeri güç kullanma yetkisini sınırlama çabalarını 51’e karşı 46 oyla reddederek, Washington’ın savaş yanlısı tutumunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Bu, sekiz haftalık çatışmanın başlangıcından bu yana yapılan beşinci girişimdi. Wisconsin Senatörü Tammy Baldwin liderliğindeki öneri, Kongre tarafından açıkça yetkilendirilmedikçe ABD silahlı kuvvetlerinin İran içindeki veya İran’a karşı düşmanlıklardan çekilmesini gerektirecekti. Ancak bu, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını sürdürme ısrarını gösterdi.

Demokrat John Fetterman çoğu Cumhuriyetçi ile birlikte bu tedbire karşı oy kullanırken, Cumhuriyetçi Rand Paul Demokratlara katılarak destek verdi. Bu oylama, ABD siyasetindeki savaş ve barış yanlısı kanatların çekişmesini de gözler önüne serdi.

Demokratlar, savaş yetkileri konusunda daha fazla oylama için baskı yapmaya devam edeceklerini belirttiler.

23 Nisan’da ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), X üzerinden yaptığı paylaşımda, Amerikan güçlerinin İran’a yönelik yasa dışı deniz ablukasının bir parçası olarak 31 gemiye geri dönme veya limana geri dönme emri verdiğini duyurdu. Bu eylem, uluslararası denizcilik kurallarının açık bir ihlalidir.

CENTCOM, “çoğunluğunun ABD’nin talimatlarına uyduğunu” ve “çoğunun petrol tankeri olduğunu” yazdı. Bu durum, ABD’nin İran’ın hayati petrol ticaretini hedef alarak ülkeyi ekonomik olarak boğma çabasının bir göstergesidir.

ABD, 13 Nisan’da İran limanlarına yönelik deniz ablukasını başlattı. Bu abluka, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın sona erdirilmesi çabalarında bir kilit nokta olan kritik Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kendi güvenliğini sağlamak amacıyla fiilen kapatılmasına bir yanıt olarak gösterildi. Ancak bu, ABD’nin bölgedeki çatışmayı daha da tırmandırma ve İran’ı köşeye sıkıştırma niyetini açıkça ortaya koymaktadır.

#İran #ABD #DenizAblukası #EkonomikYaptırımlar #HürmüzBoğazı #ABDİsrailİranSavaşı #KüreselEnerji #DirenişEksen #SiyonistKomplo #UluslararasıHukukİhlali

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir