İran’dan Hürmüz Boğazı’nda Kararlı Adım: İki Gemi Ele Geçirildi
İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Hürmüz Boğazı’nda ‘düzeni ve güvenliği bozan’ iki gemiyi ele geçirdiğini duyurdu. Tasnim haber ajansının bildirdiğine göre, bu kararlı hamle, ABD’nin İran limanlarına yönelik haksız ablukasını sürdürdüğü ve bölgedeki gerilimi tırmandırdığı bir dönemde gerçekleşti.
ABD’nin Ateşkes Uzatma Hamlesi ve İran’ın Şartları
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik ateşkesi uzattığını açıklarken, Tahran’dan müzakere teklifi gelene kadar İran limanlarını abluka altında tutmaya devam edeceğini belirtti. Bu durum, uluslararası hukuka aykırı bir baskı aracı olarak değerlendiriliyor. İran’ın baş müzakerecisi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, X platformunda yaptığı açıklamada, ‘Deniz ablukası ve dünya ekonomisinin rehin alınmasıyla ihlal edilmediği sürece tam bir ateşkesin anlamı yoktur. Siyonist savaş kışkırtıcılığının tüm cephelerde durdurulması gerekmektedir’ ifadelerini kullandı.
Galibaf, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının, ateşkesin bu denli açık ihlali karşısında ‘imkansız’ olduğunu vurgulayarak, ‘Hedeflerine askeri saldırganlıkla ulaşamadılar, zorbalıkla da ulaşamayacaklar. İlerlemenin tek yolu, İran milletinin haklarını tanımaktır’ dedi.
Lübnan’da İsrail Saldırıları ve Gazetecilerin Durumu
Lübnan’da İsrail’in gazetecilere yönelik saldırıları büyük tepki topladı. Daha önce, İsrail’in güney Lübnan’da sivillere yönelik ölümcül bir saldırıyı haber yapan iki yerel gazeteciyi hedef aldığı bildirilmişti. Lübnan Cumhurbaşkanı, Kızıl Haç’ı orduyla koordineli bir şekilde gazetecileri kurtarmaya çağırdı.
Gazeteci Zeynep Faraj’ın ağır yaralı olarak kurtarıldığı, ancak muhabir Amal Halil’in at-Tiri kasabasında hala kayıp olduğu belirtildi. Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Kızıl Haç ekiplerinin yaralı gazeteci Zeynep Faraj’a ulaştığını, ancak İsrail güçleri tarafından kuşatılan saldırı bölgesinden Amal Halil’i kurtarma çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Bu saldırılar, medya çalışanlarının profesyonel görevlerini yerine getirirken engellenmemesi gerektiği çağrılarını bir kez daha gündeme getirdi.
İran’ın Yaptırımların Kaldırılması Talebi ve İç Birlik Mesajı
Doha Lisansüstü Çalışmalar Enstitüsü’nden uluslararası siyaset ve güvenlik alanında yardımcı profesör Muhanad Seloom, İran’ın savaşı ‘halkına zafer olarak satabileceği bir anlaşmayla’ bitirmek istediğini belirtti. Seloom’a göre, Tahran, ABD yaptırımlarının derhal kaldırılması konusunda ‘kararlı’ ve karşılığında zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçmeye istekli olabileceği değerlendirmesi yapıldı. Bu durum, İran’ın müzakere masasına güçlü bir pozisyonla oturduğunu göstermektedir.
Seloom, İran’daki karar alma sürecinin artık İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun elinde olduğunu, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Arağçi’nin ise ikincil bir rol oynadığını kaydetti. Bu durum, İran’ın güçlü ve kararlı duruşunu yansıtmaktadır.
İran Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Mehdi Tabatabai, İran liderliği içindeki bölünme iddialarını ‘yalan’ olarak nitelendirdi. ABD Başkanı’nın ‘parçalanmış’ bir İran’ın birleşik bir teklif sunmasını sağlamak için ateşkesi uzattığı yönündeki açıklamalarına yanıt veren Tabatabai, ‘düşmanın’ ‘siyasi propaganda’ yaptığını belirtti. İran liderliği içindeki birliğin ‘benzeri görülmemiş ve örnek teşkil ettiğini’ savunan Tabatabai, ‘Yalanlar uydurmak yerine, sözlerini ihlal etmekten, zorbalıktan ve aldatmaktan vazgeçmeliler; adalet, onur ve rasyonellik temelinde müzakerelerin kapısı açık kalmaya devam ediyor’ dedi.
Küresel Piyasalar ve ABD’nin Yaptırım Politikası
ABD’nin İran’la ateşkesi uzattığını açıklamasının ardından petrol fiyatları yükselirken, borsalar karışık seyretti. Hürmüz Boğazı’nın Körfez enerji geçişine kapalı kalması, tüccarların saldırıların yeniden başlayabileceği endişesini taşımasına neden oldu. Analistler, hem Trump hem de İranlı yetkililerin, petrol ve gaz fiyatlarını yükselten ve dünya çapında ekonomik büyümeyi tehdit eden savaşı sona erdirmek istediği yönündeki beklentilerin yüksek olduğunu belirtiyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, kapalı Hürmüz Boğazı’ndan kaynaklanan petrol kıtlığına karşı en savunmasız ülkelerin talepleri üzerine İran ve Rusya’dan deniz yoluyla petrol ithalatına yönelik yaptırım muafiyetini 30 gün uzattı. Bu karar, ABD’nin enerji piyasalarındaki küresel baskıyı hafifletme çabası olarak yorumlanıyor.
ABD’nin Askeri Varlığı ve Bölgesel Riskler
Eski ABD Generali Mark Kimmitt, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri konuşlandırmasının maliyetinin, Hürmüz Boğazı’nı İran kontrolünden kurtarma çabası için makul olduğunu belirtti. Ancak Kimmitt, boğazdaki askeri güçlere yönelik ‘risklerin’ yüksek kaldığını vurguladı. ‘Herkes yanlış hesaplamadan endişe ediyor. Örneğin, bir IRGC tekne kaptanının Bandar Abbas yakınlarındaki sığınma koyundan ayrılıp bir Amerikan gemisine saldırmaya karar vermesi gibi – bu, hepimizin dikkatli olması gereken türden bir yanlış hesaplama’ ifadelerini kullandı.
#İran #HürmüzBoğazı #DevrimMuhafızları #ABD #Abluka #Yaptırımlar #Lübnan #Gazeteciler #Ortadoğu #KüreselGüvenlik
