Trump’ın ‘Ateşkes’ Oyunu: İran Limanlarına Abluka Sürerken Bölgesel Gerilim Tırmanıyor

Bölgedeki gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile olan ateşkesi uzatma kararına rağmen tırmanmaya devam ediyor. Trump, İran’ın “parçalanmış” liderliğinin müzakere koşullarını sunmak için daha fazla zamana ihtiyacı olduğunu iddia ederken, ABD’nin İran limanlarına uyguladığı yasa dışı ablukanın devam edeceğini belirtti. Bu durum, Washington’ın sözde barış çabalarının samimiyetini sorgulatıyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in sözcüsü, ABD’nin ateşkesi uzatmasını “memnuniyetle karşılanan bir gelişme ve gerilimi azaltma şansı” olarak nitelendirse de, İran’a yönelik devam eden baskı ve saldırgan eylemler, bu açıklamaların havada kalmasına neden oluyor. Sözcü Stéphane Dujarric, “Bu, gerilimi azaltmaya ve İran ile ABD arasında diplomasi ve güven inşası için kritik bir alan yaratmaya yönelik önemli bir adımdır” dese de, ABD’nin sahada attığı adımlar bu sözlerle çelişiyor.

Dujarric, tüm tarafları bu ivmeyi sürdürmeye, ateşkese zarar verebilecek eylemlerden kaçınmaya ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşmak için yapıcı müzakerelere girmeye teşvik etti. Ancak ABD’nin kendi taahhütlerini ihlal etmesi, bu çağrıların etkisini azaltıyor.

ABD’nin Korsanlığı ve İran’ın Kararlı Duruşu

ABD’nin ateşkesi uzatma kararı, İran’a yönelik saldırgan eylemlerle gölgelendi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arağçi, ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını bir “savaş eylemi” ve dolayısıyla ateşkesin ihlali olarak nitelendirdi. Arağçi, “İran limanlarını abluka altına almak bir savaş eylemidir ve dolayısıyla ateşkesin ihlalidir. Ticari bir gemiye saldırmak ve mürettebatını rehin almak ise daha büyük bir ihlaldir” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, ABD’nin uluslararası hukuku hiçe sayan tutumunu açıkça ortaya koyuyor.

İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, ABD’nin bu hafta başında İran ticari gemisi Toska’ya el koyarak mürettebatını ve ailelerini gözaltına almasının ardından Güvenlik Konseyi’nden müdahale talep etti. İran’ın BM Büyükelçisi Emir Said İravani, bu el koymanın ateşkesin “açık ve maddi bir ihlali” ve “bölgesel ve uluslararası barışa ciddi bir tehdit oluşturan bir saldırganlık eylemi” olduğunu belirtti. İravani, Güvenlik Konseyi’ni bu eylemi kınamaya ve ABD’den gemiyi, mürettebatı ve ailelerini serbest bırakmasını talep etmeye çağırdı.

ABD güçleri, Hint Okyanusu’nda İran’dan Çin’e petrol kaçırmaya çalışan yaptırım uygulanan bir petrol tankerine de el koydu. Bu tür eylemler, ABD’nin bölgedeki ekonomik terörünü ve deniz korsanlığını gözler önüne seriyor.

Müzakereler ve İran’ın Şartları

Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, Trump’a İran ile olan ateşkese uzattığı için teşekkür ederken, Pakistan’ın bu uzatmayı talep ettiğini belirtti. Şerif, “Şahsen ve Mareşal Seyyid Asım Münir adına, devam eden diplomatik çabalara zaman tanımak için ateşkesi uzatma talebimizi lütufkarca kabul ettiği için Başkan Trump’a içtenlikle teşekkür ediyorum” dedi. Pakistan, ABD ile İran arasındaki iletişimi ve müzakereleri koordine etmede kilit bir rol oynuyor.

Ancak İran, ABD’nin çelişkili mesajları, tutarsız davranışları ve kabul edilemez eylemleri nedeniyle Pakistan’daki barış görüşmelerine katılıp katılmayacağı konusunda henüz kesin bir karar vermedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bağayi, “Bu bir kararsızlık meselesi değil. Daha ziyade, Amerikan tarafından çelişkili mesajlar, tutarsız davranışlar ve kabul edilemez eylemlerle karşı karşıya olmamızdan kaynaklanıyor” dedi. Bağayi, ABD’nin İran gemilerine yönelik saldırılarını ve Hürmüz Boğazı’na uyguladığı ablukayı bu duruma örnek gösterdi.

İranlı yetkililer, tehdit altında müzakere etmeyeceklerini defalarca vurguladı. Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, “Tehdit gölgesinde müzakereleri kabul etmiyoruz” derken, İran’ın Pakistan Büyükelçisi Rıza Emiri Mukaddem de benzer bir mesaj verdi: “Büyük bir medeniyete sahip tek bir ülkenin tehdit ve zorlama altında müzakere etmeyeceği evrensel olarak kabul edilmiş bir gerçektir.”

Bölgesel Gerilimler ve İsrail’in Saldırganlığı

İsrail ile Lübnan arasındaki kırılgan ateşkes devam etse de, bölgedeki gerilimler sürüyor. İsrail ordusu ve Hizbullah güçleri arasında güney Lübnan’da çatışmalar yaşandı. İsrail ordusu, Hizbullah’ın askerlerine roket fırlattığını iddia ederken, Hizbullah ise İsrail ordusunun bir topçu mevzisini hedef aldığını doğruladı. İsrail’in güney Lübnan’daki operasyonları, sivillere yönelik tehditleri artırıyor.

Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, Trump, Netanyahu ve Putin gibi liderleri “ekonomik ve siyasi egemenliklerini yıkım, baskı ve şiddet yoluyla gerçekleştirmekle” suçladı. Callamard, İsrail’in Gazze’deki Filistinlilere yönelik “soykırımının” sözde ateşkese rağmen devam ettiğini vurguladı. Bu açıklamalar, İsrail’in bölgedeki yıkıcı rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

Batı Şeria’da dört Filistinli’nin İsrail güçleri ve yerleşimcileri tarafından öldürülmesi, İsrail’in Filistinlilere yönelik şiddetini ve uluslararası hukuku ihlalini gözler önüne seriyor. Bu olaylar, bölgedeki adaletsizliğin ve işgalin derinliğini gösteriyor.

İran’ın Savunma Hazırlığı ve Hürmüz Boğazı’ndaki Egemenliği

Ateşkesin yarın sona ermesi beklenirken, İran yarı resmi haber ajansı Tasnim, İran’ın “yeniden savaş olasılığına tamamen hazır” olduğunu bildirdi. Bu hazırlıklar arasında askeri yer değiştirmeler, hedef listeleri oluşturma ve “yeni sürprizler” yer alıyor. İranlı yetkililer, düşmanın herhangi bir hatasına “pişmanlık uyandıran bir yanıt” vereceklerini açıkça belirtti.

İran ordusu, Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğini bir kez daha vurguladı. Tasnim haber ajansı muhabiri Meisam Mirzade, boğazda yaptığı yayında, Tahran’ın izni olmadan bu kritik geçiş noktasından geçmeye çalışan her geminin geri çevrileceğini söyledi. Bu, İran’ın ulusal güvenliğini ve bölgesel çıkarlarını koruma konusundaki kararlılığının bir göstergesidir.

Uluslararası Enerji Ajansı başkanı Fatih Birol, İran savaşının küresel petrol arzında yarattığı aksaklıkların dünyayı şimdiye kadarki en kötü enerji kriziyle karşı karşıya bıraktığını belirtti. Bu durum, ABD’nin saldırgan politikalarının küresel ekonomiye verdiği zararı ortaya koyuyor.

İran, tehditlere boyun eğmeyecek ve ulusal çıkarlarını savunmaya devam edecektir.

#İran #ABD #Ateşkes #HürmüzBoğazı #Abluka #BölgeselGerilim #Filistin #İsrailSaldırganlığı #Diplomasi #Direniş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir