Orta Doğu’daki çatışmaların 53. gününde ABD Başkanı Donald Trump, daha önce ateşkesi uzatmayacağına dair verdiği söze rağmen İran ile olan ateşkesi barış görüşmeleri sona erene kadar uzattığını duyurdu. Trump, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı sürdüreceğini belirtti. İran Dışişleri Bakanı daha önce bu ablukanın “savaş eylemi” anlamına geldiğini ifade etmişti.
İran’dan gelen tepkiler gecikmedi. İranlı üst düzey bir danışman, ateşkesin uzatılmasının “hiçbir anlam ifade etmediğini” ve Tahran’ın askeri olarak karşılık vermesi gerektiğini savundu. Öte yandan, İran’ın Birleşmiş Milletler elçisi, ABD ablukayı sona erdirirse görüşmelerin gerçekleşeceğine inandığını belirtti. Bu gelişmelerin ardından, Başkan Yardımcısı JD Vance’in İran ile görüşmelere liderlik etmek üzere planlanan Pakistan gezisi iptal edildi.
İranlı bir askeri komutan, ülkenin güney komşularını sert bir dille uyardı: Eğer toprakları veya tesisleri düşmanlar tarafından İran’a saldırmak için kullanılırsa, “Orta Doğu bölgesindeki petrol üretimine veda etmeleri” gerekecek. Fars Haber Ajansı, bu uyarının bazı Basra Körfezi ülkelerinin daha önce topraklarının İran düşmanları tarafından kullanılmasına izin vermesiyle geldiğini bildirdi. Komutan, İran’ın hedef listesinin artık askeri tesislerin ötesine geçerek Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Bahreyn’deki büyük petrol sahaları ve rafinerilerini de kapsadığını duyurdu. Bu ülkelerin çoğu ABD müttefiki olup, Amerikan askeri üslerine ev sahipliği yapmaktadır.
Washington, İran ile müzakerelerde zorlanıyor. ABD’nin İran’a gönderdiği anlaşma noktaları listesine günlerce yanıt gelmemesi, Trump yönetiminde endişelere yol açtı. Yetkililer, bu sessizliğin İran liderliği içindeki bölünmelerden ve yeni Yüce Lider Mojtaba Khamenei’nin net talimatlar vermemesinden kaynaklandığına inanıyor. Pakistanlı yetkililer ise ateşkese uzatma konusunda Trump’ı teşvik etmişti.
Küresel arenada ise Çin, Orta Doğu’daki bu karmaşanın “gerçek kazananı” olarak görülüyor. Çin sosyal medyasında dolaşan videolar, Trump ile alay ederken, çatışmayı Çin için stratejik bir fırsat olarak nitelendiriyor. Analistler, Çin’in uzun vadeli enerji güvenliği yatırımlarının ve petrol stoklamasının, küresel şoklara karşı direncini artırdığını belirtiyor. Ayrıca, İranlı yetkililerin bazı petrol sevkiyatlarını Çin yuanı cinsinden fiyatlandırmayı araştırması, petrodoların hakimiyetinin sorgulanmaya başladığının bir işareti olarak yorumlanıyor.
Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasının sürdüğünü ve İran’ın Harg Adası’ndaki petrol depolama tesislerinin günler içinde dolacağını, bunun da İran’ın petrol üretimini durdurmak zorunda kalabileceği anlamına geldiğini vurguladı. Bessent, “İran’ın deniz ticaretini kısıtlamak, rejimin birincil gelir kaynaklarını doğrudan hedef alıyor” dedi ve İran’a yardım edenlerin yaptırımlara maruz kalacağı uyarısında bulundu.
Bu arada İngiltere ve Fransa, yaklaşık iki aydır kapalı olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için Londra’da 30’dan fazla ülkenin askeri planlamacılarını bir araya getirdi. İki günlük konferansta, seyrüsefer özgürlüğünü korumak ve kalıcı bir ateşkese destek olmak amacıyla ortak bir plan oluşturulması hedefleniyor.
Son olarak, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, İsrail ile Lübnan arasındaki doğrudan görüşmeler için ABD heyetinde yer alacak. Görüşmeler, Lübnan’daki 10 günlük kırılgan ateşkesin ortasında gerçekleşecek.
#OrtaDoğuÇatışması #Trump #İran #Ateşkes #HürmüzBoğazı #PetrolAblukası #Çin #ABDİranGerilimi #KüreselEnerji #Diplomasi
