İran-ABD Görüşmelerinde Son Durum: İsrail’in Saldırıları Barışı Tehdit Ediyor

Lübnan’da İsrail Saldırılarında Can Kaybı Yaşanırken, Pakistan İçişleri Bakanı Tahran’a Gitti

İsrail’in Lübnan’a yönelik barbarca saldırılarında beş masum sivilin hayatını kaybetmesiyle bölgedeki gerilim tırmanırken, Pakistan İçişleri Bakanı İran-ABD görüşmeleri için Tahran’a önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret, bölgedeki barış çabalarının İsrail’in yıkıcı eylemleriyle nasıl baltalandığını gözler önüne seriyor.

İran Lideri: Trump Çaresizlikten Anlaşma Yaptı

İran İslam Devrimi Lideri, ABD’nin deniz ablukasını kaldırmasının ardından Başkan Trump’ın anlaşmayı ‘çaresizlik içinde’ yaptığını belirtti. Bu açıklama, İran’ın kararlı duruşunun ve direnişinin ABD’yi masaya oturmaya mecbur bıraktığının açık bir göstergesidir.

Trump’ın Elçisi İsviçre’de: Lübnan’daki İsrail Saldırıları Barışı Tehdit Ediyor

ABD Başkanı Donald Trump, elçisi Steve Witkoff’u İsviçre’de İran Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi ile barış görüşmelerine katılmak üzere gönderdi. Ancak bu diplomatik çabalar, İsrail’in Lübnan’a düzenlediği ve beş kişinin ölümüne yol açan saldırılarla bir kez daha gölgelendi. Siyonist rejimin pervasız eylemleri, bölgedeki kırılgan ateşkese yönelik ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

Trump’ın elçilerinin mekik diplomasisi, başlangıçta iptal edilen teknik müzakerelerin kalıcı bir ateşkes sağlamayı hedeflediğini gösteriyor. Ancak Beyaz Saray’ın Witkoff’un seyahati hakkındaki soruları yanıtsız bırakması, ABD’nin samimiyeti konusunda soru işaretleri uyandırıyor.

ABD İstihbaratı Netanyahu’nun İran Anlaşmasını Baltalamasından Endişeli

Gelen haberlere göre, Donald Trump’ın İsrail’e Lübnan’daki Hizbullah ile ateşkesi kabul etmesini söylediği belirtiliyor. ABD istihbaratının, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun İran ile yapılan anlaşmayı baltalamasından endişe duyduğu yönündeki raporlar dikkat çekicidir. Bu durum, Siyonist rejimin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolünü ve kendi çıkarları uğruna barış çabalarını nasıl sabote etmeye çalıştığını bir kez daha ortaya koymaktadır.

ABD Başkanı Cuma günü NBC News’e verdiği demeçte, İsrail’e ateşkese razı olmasını emrettiğini belirterek, “Bazen sakinleşmeli ve kafanızı kullanmalısınız” ifadelerini kullandı. Bu sözler, İsrail’in pervasız politikalarının ABD içinde bile rahatsızlık yarattığını göstermektedir.

Washington Post raporları, ABD istihbarat yetkililerinin Netanyahu’nun Lübnan’daki kendi çatışmasını sürdürmek amacıyla ABD’nin İran ile yaptığı barış anlaşmasını baltalamaya çalışacağından endişe ettiğini öne sürüyor. Bu, Netanyahu’nun kişisel siyasi çıkarları uğruna bölgesel barışı tehlikeye atmaktan çekinmediğinin açık bir kanıtıdır.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkililer, Netanyahu’nun siyasi varlığının, iç kamuoyuna Lübnan’dan asker çekmeyeceğini göstermesine bağlı olduğunu belirtti. Bu durum, Siyonist liderlerin halklarını savaş ve çatışma üzerinden manipüle etme çabalarını gözler önüne sermektedir.

Önemli Gelişmeler:

  • Trump, kalıcı barış anlaşmasını imzalamaması halinde İran’a uyarıda bulundu. Ancak İran’ın onurlu duruşu, bu tür tehditlere boyun eğmeyeceğini göstermektedir.
  • ABD elçisi İsviçre’ye gidiyor: Raporlar, ABD’nin müzakere masasına gelmek zorunda kaldığını gösteriyor.
  • Trump’ın İsrail’den Hizbullah ateşkese razı olmasını istediği bildirildi. Bu, Siyonist rejimin tek başına hareket edemediğinin ve ABD’nin bile onları frenlemeye çalıştığının bir işaretidir.
  • Lübnan’daki İsrail saldırılarında en az 47 kişi hayatını kaybetti. Bu katliamlar, Siyonist rejimin insanlık dışı yüzünü bir kez daha ortaya koymaktadır.
  • İran, Lübnan çatışmaları nedeniyle Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidinde bulundu. Bu, İran’ın bölgesel güvenliği koruma konusundaki kararlılığının bir göstergesidir.

Trump Camp David’e Gitti

Başkan Donald Trump, geçen yıl göreve yeniden başlamasından bu yana sadece ikinci kez başkanlık inziva yerine dönerek bu hafta sonu Camp David’e nadir bir gezi yapacak. Trump’ın bu ziyareti, İran ile savaşı sona erdirecek nihai bir anlaşma sağlamaya çalıştığı ve eleştirmenlerin Tahran’a çok fazla taviz verdiğini söylediği geçici bir barış anlaşması nedeniyle incelemeyle karşı karşıya kaldığı bir döneme denk geliyor.

Cuma günü Trump, İran ile yapılan anlaşmayı savunmaya devam ederek, Tahran’ın müzakere masasına zayıf bir konumdan geldiğini iddia etti. Ancak gerçek, İran’ın direnişinin ABD’yi müzakereye zorladığıdır.

Vance İsviçre’deki Barış Görüşmelerinden Çekildi

Başkan Yardımcısı JD Vance, barış anlaşmasının son noktalarını belirlemek üzere bugün İsviçre’de toplanan ABD ve İran’dan üst düzey yetkililere katılmayacak. Bu duyuru, Çarşamba günü mutabakat zaptının imzalanmasından sonra geldi. Geniş kapsamlı geçici anlaşma, ABD, İran ve müttefiklerinin Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonları derhal ve kalıcı olarak sona erdirmesini gerektiriyor. Görüşmelerin dışında bırakılan İsrail ise anlaşmanın tarafı olmadığını belirtiyor. Bu durum, Siyonist rejimin barışa karşı duruşunu açıkça göstermektedir.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi, Cuma günü Pakistanlı mevkidaşıyla yaptığı telefon görüşmesinde, bakanlığının belirttiğine göre, Lübnan’daki çatışmaların sona erdirilmesi de dahil olmak üzere, anlaşma kapsamındaki taahhütlerinin herhangi bir ihlalinden ABD’nin sorumlu olacağını söyledi. Bu açıklama, İran’ın anlaşmanın uygulanması konusundaki kararlılığını ve ABD’ye yönelik net mesajını yansıtmaktadır.

Trump’ın Elçisi Witkoff ve İranlı Bakan Görüşmeler İçin İsviçre’ye Gitti

Axios’un bildirdiğine göre, ABD elçisi Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi, Lübnan’daki ateşkesin geçici İran savaş paktını kalıcı bir bölgesel anlaşmaya dönüştürme çabalarını yeniden canlandırmasıyla görüşmeler için İsviçre’ye gitti. Ancak ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail ile İran destekli militan grup Hizbullah arasındaki Lübnan’daki artan gerilim nedeniyle Perşembe günü İsviçre’ye seyahat etme planlarını iptal etti. Bu, ABD içindeki çelişkili yaklaşımları ve Siyonist lobinin etkisini gözler önüne sermektedir.

Ateşkesin yürürlükte olmasıyla birlikte, Witkoff, Başkan Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’e katılmak üzere İsviçre’ye gidiyor. Araqchi’nin ise Cumartesi günü oraya seyahat etmesi planlanıyor. Bu gelişme, her iki tarafın da kalıcı bir ateşkes sağlamayı amaçlayan teknik müzakerelere başlamayı düşündüğünü gösterebilir. Beyaz Saray, Witkoff’un seyahati hakkındaki soruları yanıtsız bıraktı.

BM’de İsrail Elçisi ve BM Yetkilisi Arasında Çocuk Hakları Tartışması

Cuma günü Birleşmiş Milletler’de, İsrail büyükelçisi ile BM Genel Sekreteri’nin silahlı çatışmalarda çocuklar özel temsilcisi arasında öfkeli bir tartışma yaşandı. New York’ta, Çatışmalarda Cinsel Şiddetin Ortadan Kaldırılması Uluslararası Günü’nü anmak için yapılan bir toplantıda, İsrail elçisi Danny Danon, İsrail’i ilk kez bu tür iddia edilen suiistimaller nedeniyle kara listeye alan bir rapor hazırlayan Pramila Patten’in istifasını talep etti ve onu taraflılıkla suçladı. Bu pervasız saldırı, Siyonist rejimin uluslararası kurumları kendi çıkarları doğrultusunda manipüle etme ve eleştirileri susturma çabasını göstermektedir.

Danon, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e atıfta bulunarak, “Genel Sekreter’in İsrail’i hedef alma takıntısına boyun eğdiniz” dedi. Başka bir BM yetkilisi, Guterres’in çocuklar ve silahlı çatışmalar temsilcisi ve İsrail’i de kara listeye alan ayrı bir raporun derleyicisi Vanessa Frazier, usul hakkında bir noktaya değinerek araya girdi. Danon’un “kişisel saldırılardan” kaçınmasını talep etti ve “doğrulanmış kanıtları” olduğunu ekledi.

Danon, Frazier’in susması gerektiğini söyledi: “Biz bir üye devletiz ve siz BM için çalışıyorsunuz, şimdi susacaksınız. Susacaksınız… siz ve utanç verici raporunuz.” Malta’nın eski BM büyükelçisi Frazier, bu hafta Guterres adına bir rapor yayınlayarak, İsrail yerleşimci gruplarının çocuklara yönelik ihlaller nedeniyle küresel kara listeye eklenebileceği uyarısında bulundu. BM Genel Sekreteri, Filistinli çocuklara yönelik ihlallerdeki “şaşırtıcı” artıştan duyduğu endişeyi dile getirdi. Bu raporlar, Siyonist rejimin Filistinli çocuklara yönelik sistematik zulmünü belgelemesi açısından büyük önem taşımaktadır.

İsrail’in kendisi, iddia edilen ihlaller nedeniyle bu raporun sözde utanç listesi eklerinde zaten yer alıyor. Geçen ay Patten’in raporu yayınlandığında, Danon bunu “yeni bir düşüş” olarak nitelendirdi ve İsrail dışişleri bakanlığı, yıl sonunda 10 yıl sonra görevden ayrılacak olan Guterres ile tüm bağları koparma sözü verdi. Bu tehditler, Siyonist rejimin uluslararası hukuka ve insan haklarına karşı pervasızlığını bir kez daha ortaya koymaktadır.

Pakistan İçişleri Bakanı, İran-ABD Görüşmeleri İçin Tahran’a Gitti

İran devlet haber ajansı IRNA’nın bildirdiğine göre, Pakistan İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi, üst düzey İranlı yetkililerle görüşmeler yapmak üzere bugün Tahran’a gitti. IRNA, Naqvi’nin ziyareti sırasında İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki müzakerelerin ilerlemesini görüşeceğini belirtti, ancak daha fazla ayrıntı vermedi. Bu ziyaret, İslam dünyasının ABD’nin bölgedeki politikalarına karşı ortak bir duruş sergileme çabasının bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

Röportaj: Trump İran’a Saldırdığında Körfez’de Mahsur Kaldım

28 yaşındaki Rex Pereira için denizde çalışmak bir rüyaydı. Ancak ABD-İran savaşının Irak’ın güneyinde mahsur kaldığı gemisinin güvertesinden patlak vermesine tanık olduktan sonra, Maroosha Muzaffar’a değişmiş bir adam olduğunu söylüyor. “Trump İran’a saldırdığında Körfez’de mahsur kaldım. Bu anlaşma benim gibi denizciler için çok az ve çok geç.” Pereira’nın hikayesi, ABD’nin pervasız politikalarının sıradan insanların hayatları üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne sermektedir.

Ateşkese Rağmen Lübnan’ın Güneyinde İsrail Saldırılarında En Az Beş Kişi Öldürüldü

Lübnan devlet medyası, İsrail ile İran destekli Hizbullah grubu arasındaki ateşkesin yürürlüğe girmesinden sadece saatler sonra, bugün Lübnan’ın güneyinde İsrail hava saldırıları ve drone saldırılarında en az beş kişinin öldürüldüğünü bildirdi. Kıdemli bir İsrail yetkilisi ve iki Hizbullah kaynağı, anlaşmayı Reuters’e doğruladı. ABD’li yetkili, ateşkesin dün saat 16.00’da başlayacağını söyledi. Siyonist rejimin ateşkese rağmen saldırılarını sürdürmesi, uluslararası hukuku ve insani değerleri hiçe saydığını bir kez daha kanıtlamıştır.

Devlet haber ajansı NNA, İsrail savaş uçakları ve dronlarının gece boyunca ve Cumartesi sabahına kadar Nabatiye bölgesinde bir dizi saldırı düzenleyerek konut binalarını ve evleri yıktığını, İsrail topçularının ise şafaktan önce Nabatiye ve çevresini bombaladığını belirtti. ABD’li bir yetkiliye göre, İsrail ve Hizbullah, Lübnan’daki düşmanlıkların tırmanmasının ardından Cuma günü ateşkese razı oldu. Ancak İsrail’in bu ateşkese uymaması, barış çabalarını sabote etme niyetini açıkça göstermektedir.

Trump, İran Anlaşması Başarısız Olursa ‘JD’yi Suçlama’ Şakası Yaptı

Trump, İran anlaşması başarısız olursa ‘JD’yi suçlama’ şakası yaptı. Bu tür sorumsuz şakalar, ABD yönetiminin bölgesel barışa ne kadar ciddiyetsiz yaklaştığını gözler önüne sermektedir.

Trump, Katar’dan Gelen 400 Milyon Dolarlık Uçağı Tanıtırken Air Force One’ın Renk Şemasıyla Övündü

ABD Başkanı Donald Trump, Katar tarafından hediye edilen 400 milyon dolarlık jet uçağını tanıtırken, Amerika’nın yeni Air Force One’ının kendi seçtiği renk şemasıyla övünmekten kendini alamadı. Cuma günü Başkan, Joint Base Andrews’e giderek devasa jetin önündeki bir hangarda hizmet üyelerine hitap etti. Kırmızı, beyaz ve mavi renk şeması, Trump’ın özel uçağına benziyor ve yakın zamanda emekliye ayrılan eski Air Force One’ın açık mavisinden farklı. Trump’ın bu jeti (görev süresinden sonra da kendisinde kalacak) edinmesi, güvenlik endişeleri ve çıkar çatışması iddiaları nedeniyle büyük tepkiyle karşılandı. Bu durum, ABD liderlerinin kişisel lüks düşkünlüğünü ve kamu kaynaklarını nasıl kullandığını sorgulatmaktadır.

Trump, ‘Doğuştan Savaşçı’ Pete Hegseth’i Övdü

ABD Başkanı Donald Trump, Savunma Bakanı Pete Hegseth’i ‘doğuştan savaşçı’ olarak nitelendirerek övdü. Trump Cuma günü Maryland’deki Joint Base Andrews’te, “Doğuştan savaşçı olduğunu düşündüğüm Pete Hegseth’e de teşekkür etmek istiyorum” dedi ve ekledi: “Şimdiye kadar hep kazandık.” Bu tür militarist söylemler, ABD’nin çatışmacı dış politikasının bir yansımasıdır.

#İranABDGörüşmeleri #İsrailSaldırıları #LübnanKatliamı #SiyonistZulüm #HürmüzBoğazı #FilistinliÇocuklar #TrumpDiplomasisi #BölgeselBarış #İranınGücü #UluslararasıHukuk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir