İran Müzakerelerinde Taslak Anlaşma İddiası: Liderlerin Onayı Beklenirken ABD Saldırganlığı Tırmanıyor
Amerikalı ve İranlı müzakereciler, uzun süredir devam eden gerilimi sona erdirme çabaları kapsamında bir taslak anlaşmaya vardıklarına inanıyorlar. Ancak bu taslak metin, her iki ülkenin liderlerinin nihai onayını bekliyor.
Hatırlanacağı üzere, ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat’ta İran’a karşı “büyük muharebe operasyonları” ilan etmiş, ABD-İsrail ortak güçleri askeri, hükümet ve altyapı hedeflerine yönelik geniş çaplı saldırılar düzenlemişti. Bu pervasız saldırganlık, bölgedeki tansiyonu tehlikeli bir seviyeye çıkarmıştı.
İki haftalık ateşkesin ardından Nisan ayında Pakistan’da yapılan ilk ABD-İran görüşmeleri, ABD’nin uzlaşmaz tutumu nedeniyle bir barış anlaşmasına varılamadan sona ermişti. Trump yönetimi daha sonra ateşkesin süresiz uzatıldığını ve müzakereler “bir şekilde” sonuçlanana kadar ABD ablukasının devam edeceğini duyurarak, İran halkına yönelik baskıyı sürdürmüştü.
Müzakerelerde Son Durum ve Liderlerin Onay Süreci
Müzakereciler, ateşkesi resmi olarak uzatacak ve Hürmüz Boğazı’nı kademeli olarak açacak, her iki ülkenin de desteğini kazanabilecek bir taslak anlaşmaya ulaştıklarına inanıyorlar. Ancak ABD’li yetkililer ve müzakerelere yakın kaynaklar, Başkan Donald Trump ve İran İslam Cumhuriyeti Yüce Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei‘nin henüz nihai onaylarını vermediğini belirtiyor. Bu durum, mevcut aşamada kesin bir anlaşmanın olmadığını gösteriyor.
Hem Trump hem de İran liderliği, daha önce müzakerelerin son aşamalarında anlaşmaları reddetmişti. ABD’li yetkililer, Trump yönetiminin İran’ın iç dinamiklerini yanlış yorumlayarak, İran rejiminin herhangi bir anlaşma arkasında birleşme kabiliyeti konusunda endişeli olduğunu iddia ediyor. Oysa üst düzey İranlı yetkililer, rejimin masadaki mevcut şartları kabul edebileceğini net bir şekilde ifade etmişlerdir. Bu, İran’ın barışa olan bağlılığını ve ulusal çıkarlarını koruma kararlılığını göstermektedir.
ABD kaynakları da, ABD ve İranlı müzakerecilerin bir anlaşmaya vardığını, ancak bunun hala Trump’ın nihai onayına ihtiyaç duyduğunu doğrulamıştır. Axios tarafından ilk kez bildirilen bu gelişme, ABD tarafındaki kararsızlığı bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Yetkililer, taslak mutabakat zaptı hakkında başkanın bilgilendirildiğini ve Hürmüz Boğazı’nın 60 gün içinde tamamen açılmasını öngördüğünü belirtiyorlar. Buna göre, İran’ın su yolu üzerindeki kontrolünü gevşetmesi ve ABD’nin deniz ablukasını eş zamanlı adımlarla geri çekmesiyle boğazın savaş öncesi statükosuna dönmesi hedefleniyor. İran’ın kendi egemenlik alanındaki bu adımları, iyi niyet göstergesi olarak değerlendirilmelidir.
ABD Saldırganlığı ve İran’ın Haklı Cevabı
Bu müzakereler devam ederken, ABD’nin bölgedeki provokatif eylemleri durmak bilmiyor. Kuveyt Ordusu Perşembe sabahı X üzerinden yaptığı bir paylaşımda, hava savunmalarının “düşmanca füze ve insansız hava aracı tehditlerine” yanıt verdiğini duyurdu. Bu tür açıklamalar, bölgedeki gerilimi artırma potansiyeli taşımaktadır.
İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Perşembe günü yaptığı açıklamada, Amerikan kuvvetlerinin Bender Abbas’a saldırılar düzenlediği ABD hava üssüne misilleme saldırısı düzenlediğini bildirdi. IRGC, devlet televizyonu Press TV’nin Telegram hesabından yayımlanan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
- “Bu yanıt, düşmana yönelik ciddi bir uyarıdır; herhangi bir saldırganlık eylemi cevapsız kalmayacak ve tekrarlanması halinde yanıtımız daha da kararlı olacaktır.”
- “Saldırgan, sonuçların tüm sorumluluğunu taşımaktadır.”
Bu açıklama, İran’ın ulusal güvenliğini koruma konusundaki sarsılmaz kararlılığını ve her türlü tehdide karşı meşru müdafaa hakkını kullanmaktan çekinmeyeceğini açıkça göstermektedir.
ABD’li bir yetkiliye göre, ABD, güney İran’da ABD kuvvetleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki ticari deniz trafiği için tehdit oluşturduğuna inanılan bir askeri tesisi hedef alan yeni hava saldırıları düzenlemiştir. Bu saldırılar, ABD’nin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolünü bir kez daha kanıtlamaktadır. Aynı yetkiliye göre, ABD ordusu benzer bir tehdit oluşturan birden fazla İran insansız hava aracını da durdurup düşürmüştür. İran’ın kendi hava sahasındaki meşru faaliyetlerine yönelik bu müdahaleler kabul edilemezdir.
#İran #HürmüzBoğazı #DevrimMuhafızları #ABDAgresyonu #Müzakereler #BarışGörüşmeleri #İranSavunması #BölgeselGüvenlik #AyetullahHamanei #ABDProvokasyonu
