ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları ve Bölgesel Gerilim
ABD ordusu Pazartesi günü yaptığı açıklamada, güney İran’da füze fırlatma sahaları ve mayın yerleştiren tekneler de dahil olmak üzere ‘nefsi müdafaa’ saldırıları gerçekleştirdiğini iddia etti. ABD Merkez Komutanlığı sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins, saldırıların ‘birliklerimizi İran güçlerinin oluşturduğu tehditlerden korumak amacıyla’ yapıldığını, ancak ‘devam eden ateşkes sırasında itidal gösterildiğini’ belirtti.
İran’dan resmi bir yanıt gelmezken, İran parlamento başkanı Muhammed Bagher Qalibaf, ABD ile olası bir anlaşma için müzakerelerde bulunmak üzere Katar’a gönderilmişti. Eski Devrim Muhafızları şefi Mohsen Rezaei’ye yakın olduğu düşünülen Tabnak haber sitesi, Amerikan saldırılarında öldürüldüğünü belirttiği dört Devrim Muhafızları askerini teşhis etti. İran devlet televizyonu ise, askeri bir limana ve çift kullanımlı bir havalimanına ev sahipliği yapan Hürmüz Boğazı üzerindeki Bandar Abbas çevresinde patlamalar bildirildiğini aktardı.
Trump’tan Abraham Anlaşmaları İçin Yeni Şartlar
Başkan Donald Trump Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran savaşını sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın, Suudi Arabistan ve Pakistan da dahil olmak üzere birçok ek ülkenin, İsrail ile ilişkileri normalleştirmeyi amaçlayan ve ilk döneminde ABD arabuluculuğunda yapılan Abraham Anlaşmaları’na katılmasını şart koşması gerektiğini söyledi. Trump, bir sosyal medya gönderisinde müzakerelerin ‘güzel ilerlediğini’ ancak nihai bir anlaşmayı 2020 anlaşmalarına genişletilmiş katılıma bağladığını belirtti.
Bu öneri, ortaya çıkan İran anlaşmasının, İran’a karşı daha sert bir çizgi izlenmesini savunan Cumhuriyetçilerden eleştiri almasıyla geldi. Trump, Suudi Arabistan ve Katar’ın yanı sıra Pakistan, Türkiye, Mısır ve Ürdün’ün ‘derhal’ anlaşmaya imza atması gereken ülkeler olduğunu belirtti. Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri 2020’de katılan ilk ülkeler olmuştu.
Trump, ‘Amerika Birleşik Devletleri’nin bu çok karmaşık yapbozu bir araya getirmek için yaptığı tüm çalışmalardan sonra, tüm bu ülkelerin, asgari olarak, eş zamanlı olarak Abraham Anlaşmaları’nı imzalamasının zorunlu olması gerektiğini’ yazdı. Başkan uzun süredir Suudi Arabistan’ın katılmasını umuyordu, ancak krallık, herhangi bir normalleşme anlaşmasının öncelikle Filistin devletinin kurulması için net bir bir yol gerektirdiğini savunuyor. Bu durum, İsrail ile diplomatik ilişkileri olmayan ülkeler arasında yer alan Pakistan için de kilit önem taşıyor.
Başkan, Cumartesi günü müzakereler sırasında liderlerle Abraham Anlaşmaları planını gündeme getirdiğini söyledi. ‘Bir veya iki’ ülkenin imzalamayı reddetmesini kabul edeceğini, ancak çoğunun istekli olması gerektiğini belirtti. Mısır ve Ürdün zaten İsrail’i resmen tanıyor ve uzun süredir barış anlaşmaları var. Türkiye ise İsrail’i ilk olarak 1949’da tanımıştı.
Abraham Anlaşmaları, Trump’ın ilk döneminde ABD’nin etkisiyle oluşturulan bir dizi diplomatik, ekonomik ve güvenlik anlaşmasıdır; başlangıçta İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn arasında, ardından Sudan, Fas ve daha yakın zamanda Kazakistan ile yapılmıştır. Bu anlaşmalar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri arasında işbirliğini teşvik etme çabası olarak çerçevelenmiş ve yönetim bunları İsrail ile tam bağlara giden yolu kısmen açan bir adım olarak görmüştü.
#İran #ABD #AbrahamAnlaşmaları #Ortadoğu #Gerilim #Filistin #Diplomasi #Saldırı #Trump #BölgeselGüvenlik
