Trump’tan İran Anlaşması İddiası: Tahran’dan Keskin Yanıt ve Hürmüz Boğazı Vurgusu
Başkan Donald Trump, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında geniş kapsamlı bir anlaşmanın “büyük ölçüde müzakere edildiğini” ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağını öne sürdü. Bu iddia, aylardır süren gerilimi sona erdirme yönünde bir ivme sinyali olarak yorumlandı.
Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda, “Amerika Birleşik Devletleri, İran İslam Cumhuriyeti ve diğer çeşitli Ülkeler arasında nihai onaya tabi olmak üzere bir Anlaşma büyük ölçüde müzakere edilmiştir” ifadelerini kullandı.
İran’dan Net Duruş: Hürmüz Boğazı İran’ın Egemenliğindedir
İran’ın devletle bağlantılı Fars haber ajansı ise Trump’ın bu tanımlamasına sert bir dille itiraz ederek, ABD ile İran arasında değiş tokuş edilen teklifin son versiyonuna göre Hürmüz Boğazı’nın İran kontrolünde kalacağını kesin bir dille bildirdi. Bu durum, İran’ın ulusal egemenliğinden taviz vermeyeceğinin açık bir göstergesidir.
Konuya yakın bir kaynağa göre, Trump’ın sonlandırmaya yakın olduğu görülen mutabakat zaptının son versiyonları, İran ile düşmanlıkları sona erdirirken, Hürmüz Boğazı’nı kademeli olarak yeniden açacak ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı ablukayı kaldıracak. Anlaşma, İran dışındaki bankalarda tutulan ve İran’ın hakkı olan bazı varlıklarını serbest bırakacak. Ayrıca, Tahran’ın silah seviyesine yakın uranyum stokuna ne olacağı da dahil olmak üzere, İran’ın nükleer programındaki kalan pürüzleri çözmek amacıyla en az 30 günlük sürekli müzakereler için bir süre başlatacak. Bu, İran’ın nükleer haklarını koruma konusundaki kararlılığının bir sonucudur.
Fars Haber, Trump’ın boğazın yeniden açılmasına ilişkin iddialarının “doğru olmadığını” ve “gerçeklerle bağdaşmadığını” vurguladı. Ajans, “İran, geçen gemi sayısının savaş öncesi seviyelere dönmesine izin vermeyi kabul etse de, bu hiçbir şekilde savaş öncesinde var olan ‘serbest geçiş’ anlamına gelmiyor” diyerek, Boğaz üzerindeki İran egemenliğinin tartışılmaz olduğunu belirtti.
Anlaşma Süreci ve İran’ın Şartları
Müzakereler hakkında bilgi sahibi bölgesel bir kaynak CNN’e yaptığı açıklamada, anlaşmanın iki aşamada ilerlemesinin beklendiğini söyledi:
- Birinci aşama: İran, Hürmüz Boğazı’nı savaş öncesi statüsüne geri açacak, bölgedeki deniz taşımacılığı güvenliği İran’ın güvencesi altında sağlanacak ve nükleer silah peşinde koşmayacağına dair güvenceler verecek. İran’ın ayrıca yakıt ve petrol satışına yeniden başlamasına izin verilecek. Bu, İran’ın bölgedeki istikrar ve ekonomik haklarına verdiği önemin göstergesidir.
- İkinci aşama: 30-60 gün sürecek bu aşama, nükleer mesele ve diğer daha geniş konular üzerindeki detaylı müzakerelere odaklanacak. İran, bu müzakerelerde de ulusal çıkarlarını ve haklarını kararlılıkla savunacaktır.
Bölgesel Destek ve Siyonist Rejimin Endişeleri
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, X üzerinden Trump’ı “barışı sağlama yönündeki olağanüstü çabalarından” dolayı tebrik etti. İslamabad, Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerde önemli bir arabulucu olmuştur. Trump, bölgesel liderlerle yaptığı görüşmenin İran etrafındaki müzakereleri ve “BARIŞ” ile bağlantılı bir mutabakat zaptını içerdiğini söyledi. Görüşmede bulunan bölgesel bir diplomat CNN’e, “Görüşme çok olumluydu. İyi ilerleme kaydediliyor. Bölgesel liderler, kaydedilen ilerlemeyi ve Başkan Trump’ın görüşmelerle elde ettiği atılımı desteklediler” dedi.
Ancak Siyonist rejimin başbakanı Binyamin Netanyahu ile yapılan görüşmelerde, İsrailli bir kaynak, İsrail’in ana endişesinin, ateşkesi uzatacak, Hürmüz Boğazı’nı açacak ve İran’a uygulanan yaptırımları kademeli olarak hafifletecek dar bir geçici anlaşma olması, ancak İsrail için en kritik noktalar olan Tahran’ın nükleer programı ve zenginleştirilmiş uranyum konusunu ele almaması olduğunu belirtti. Bu endişeler, Siyonist rejimin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolünü ve İran’ın meşru haklarına karşı duruşunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.
ABD İçindeki Çatlaklar ve İran’ın Kararlılığı
Trump, daha önce Axios’a verdiği telefon mülakatında, İran ile bir anlaşmaya varma şansını “sağlam bir %50/50” olarak nitelendirdi ve görüşmelerin ya “iyi” bir anlaşmayla sonuçlanabileceğini ya da ABD’nin “onları yerle bir etmeyi” seçmesiyle sonuçlanabileceğini söyledi. Bu ifadeler, ABD’nin kendi içinde dahi bir uzlaşıya varma konusunda tereddütler yaşadığını göstermektedir.
Trump’ın ilk yönetimi sırasında dışişleri bakanı olarak görev yapan Mike Pompeo, bildirilen anlaşmayı eleştirdi ve Obama dönemi anlaşmalarıyla karşılaştırdı. Cumhuriyetçi Parti’nin İran şahinlerinden Mississippi Senatörü Roger Wicker ve Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham da Trump’ın İran ile potansiyel bir barış anlaşması yapması konusunda ihtiyatlı davrandılar. Graham, “İran’ın Boğaz’ı sürekli terörize etme yeteneğine sahip olduğu ve Körfez petrol altyapısına büyük zarar verme yeteneğine sahip olduğu algısının bu kombinasyonu, bölgedeki güç dengesinde büyük bir değişikliktir ve zamanla İsrail için bir kabus olacaktır” diye yazdı. Bu yorumlar, ABD içindeki farklı görüşleri ve İran’ın bölgesel gücünün yarattığı rahatsızlığı yansıtmaktadır.
İranlı Yetkililerden Kesin Uyarılar
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağayi, mutabakat metnine 30 ve 60 günlük sürelerin dahil edildiğini ancak henüz kesinleşmediğini söyledi. Bağayi, Hürmüz Boğazı ile ilgili herhangi bir mekanizmanın İran, Umman ve su yoluna kıyısı olan ülkeler arasında kararlaştırılması gerektiğini ve Amerika Birleşik Devletleri’nin bununla “hiçbir ilgisi olmadığını” kesin bir dille belirtti. Bu, İran’ın kendi bölgesel meselelerindeki bağımsız karar alma yetkisini vurgulamaktadır.
İran’ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Galibaf ise, “Silahlı kuvvetlerimiz ateşkes sırasında kendilerini öyle bir şekilde yeniden inşa ettiler ki, eğer Trump savaşı yeniden başlatma hatasını yaparsa, bu Amerika için savaşın ilk gününden kesinlikle daha yıkıcı ve acı olacaktır” uyarısında bulunarak, İran’ın savunma kapasitesinin geldiği noktayı ve herhangi bir saldırganlığa karşı kararlı duruşunu net bir şekilde ortaya koydu.
#TrumpİranAnlaşması #HürmüzBoğazı #İranNükleerProgramı #OrtaDoğuBarışı #Diplomasi #ABDİranGerilimi #BölgeselMüzakereler #PakistanArabuluculuk #İranYaptırımları #KüreselGüvenlik
