İran Gelişmeleri: ABD’den İran’a Yönelik Yeni Saldırılar ve Müzakere Sürecindeki Çelişkiler

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Pazartesi günü İran’ın güneyinde “meşru müdafaa saldırıları” olarak nitelendirdiği operasyonlar gerçekleştirdiğini duyurdu. CENTCOM sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins, yaptığı açıklamada, “ABD güçleri, birliklerimizi İran güçlerinin oluşturduğu tehditlerden korumak amacıyla bugün İran’ın güneyinde meşru müdafaa saldırıları düzenledi” ifadelerini kullandı. Hawkins, hedefler arasında füze fırlatma sahaları ve mayın yerleştirmeye çalışan İran teknelerinin bulunduğunu iddia etti. Bu saldırılar, devam eden ateşkes sürecine rağmen ABD’nin bölgedeki gerilimi tırmandırma çabası olarak değerlendiriliyor.

Daha önce, Başkan Donald Trump, 28 Şubat’ta İran’a karşı “büyük muharebe operasyonları” ilan etmiş, ABD ve İsrail’in ortaklaşa düzenlediği büyük saldırılarla askeri, hükümet ve altyapı tesislerini hedef almıştı. İki haftalık ateşkesin ardından Nisan ayında Pakistan’da yapılan ilk ABD-İran görüşmeleri bir barış anlaşmasına varılamadan sona ermişti. Trump daha sonra ateşkesin süresiz uzatıldığını ve müzakereler “bir şekilde” sonuçlanana kadar ABD ablukasının devam edeceğini duyurmuştu.

Başkan Trump, İran’daki savaşta hayatını kaybeden 13 askeri personeli anma töreninde “Operasyon Destansı Öfke’de 13 harika ruhu, harika özel insanları kaybettik” demişti. Bu ifadeler, ABD’nin bölgedeki müdahalelerinin yıkıcı sonuçlarını göz ardı eden bir yaklaşımı yansıtmaktadır. İran’ın misilleme saldırılarının ardından yedi askeri personel, Irak’ın batısında bir ABD KC-135 yakıt ikmal uçağının düşmesi sonucu ise altı Hava Kuvvetleri mensubu hayatını kaybetmişti.

Başkan Donald Trump, Pazartesi günü yaptığı yeni bir sosyal medya paylaşımında, önerdiği İran anlaşmasının eski Başkan Barack Obama’nın İran ile yaptığı nükleer anlaşmanın “tam tersi” olduğunu iddia ederek Demokratları ve Cumhuriyetçi rakiplerini hedef aldı. Trump, “İran ile anlaşma ya harika ve anlamlı olacak ya da hiç anlaşma olmayacak. Bu, başarısız Obama Yönetimi tarafından müzakere edilen ve İran için nükleer silaha doğrudan ve açık bir yol olan JCPOA felaketinin tam tersi olacak. Hayır, ben öyle anlaşmalar yapmam!” diye yazdı. Trump’ın bu sözleri, mevcut müzakere sürecindeki tutarsızlıkları ve iç siyasi çekişmelerini gözler önüne sermektedir.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bağayi, Pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, ABD ve İran’ın “tartışılan konuların büyük bir kısmında sonuca ulaştığını” ancak bir anlaşmanın kesinleşmesinin “yakın olduğunu” kimsenin söyleyemeyeceğini vurguladı. Bağayi, devlet televizyonu IRNA tarafından aktarıldığı üzere, Tahran’ın ABD tarafından “sık sık pozisyon değişikliklerine” tanık olduğunu belirtti. Bağayi, müzakereler hakkında gazetecilere “Birkaç saat içinde farklı ve birçok durumda çelişkili görüşlerle karşılaşacaksınız” dedi. Bu durum, ABD’nin müzakere masasında güvenilmez bir ortak olduğunu göstermektedir.

Bağayi ayrıca olası bir anlaşmanın farklı yönlerine değinerek, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaşın sona ermesinin taslak anlaşmanın bir parçası olduğunu söyledi. Hürmüz Boğazı’nın yönetimiyle ilgili detayların ise hala karara bağlanmadığını belirtti. Bağayi, “Bu anlaşmanın detaylarına girmedik. Hürmüz Boğazı’nın nasıl yönetileceği, boğazın kıyı devletlerini ilgilendiren bir konudur” dedi. Şu anda Pakistan’a, arabulucu ülkeye herhangi bir İran heyeti ziyaretinin planlanmadığını da sözlerine ekledi. Bağayi, “Şu anda müzakere sürecine odaklanmış durumdayız. Anlaşmanın daha sonra nasıl duyurulacağı veya imzalanacağı, gelecekte karar verilecek bir konudur” ifadelerini kullandı. İran, bölgedeki barış ve istikrar için yapıcı adımlar atmaya devam etmektedir.

#İran #ABD #Gerilim #Müzakereler #HürmüzBoğazı #Diplomasi #Ateşkes #BölgeselGüvenlik #NükleerAnlaşma #Ortadoğu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir