Tahran/Washington – İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki müzakerelerde önemli ilerlemeler kaydedildiği bildirilirken, İranlı yetkililer ülkenin egemenlik haklarından taviz vermeyeceğini ve Hürmüz Boğazı üzerindeki yönetimini sürdüreceğini vurguladı. Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler, bölgedeki gerilimi düşürme ve ABD’nin İran halkına yönelik “suç teşkil eden eylemlerini” sona erdirme hedefiyle devam ediyor.
İran’dan Net Mesaj: Taviz Değil, Haklarımızı Talep Ediyoruz
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baqaei, müzakerelerde birçok konuda anlayış birliğine varıldığını ancak nihai bir anlaşmanın yakın olmadığını belirtti. Baqaei, “Tartışılan konuların büyük bir kısmında sonuca ulaştığımızı söylemek doğru. Ancak bu, bir anlaşmanın imzalanmasının yakın olduğu anlamına gelmez. Washington’ı pozisyonlarını değiştirmekle suçluyoruz,” dedi. Baqaei, İran’ın ABD’den “taviz değil, sadece haklarını talep ettiğini” vurgulayarak, “Son elli yıldır ‘felç edici yaptırımlar’ altında bulunuyoruz. Bu yaptırımlar, gerçekte İran’dan bölgeye veya dünyaya yönelik hiçbir nükleer tehdit olmamasına rağmen, ‘İran nükleer tehdidi’ gibi çeşitli bahanelerle uygulandı,” ifadelerini kullandı.
İran’ın temel talepleri arasında ABD’nin İran halkına yönelik “suç teşkil eden eylemlerine” son vermesi, yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve ülkeye iade edilmesi yer alıyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki ABD ablukasının sona erdirilmesinin de herhangi bir barış anlaşmasının parçası olması gerektiği belirtildi.
Hürmüz Boğazı ve Nükleer Mesele: İran’ın Kararlı Duruşu
Müzakerelerin önemli başlıklarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın durumu hakkında İran, kararlı bir duruş sergiliyor. İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı, muhtemel bir anlaşma durumunda bile Hürmüz Boğazı’nın “İran yönetiminde kalacağını” bildirdi. Bu açıklama, ABD Başkanı Trump’ın boğazın tamamen açılacağına dair ifadelerine doğrudan bir yanıt olarak değerlendirildi. İranlı yetkililer, nükleer meselenin ise mevcut çerçeve anlaşmasının bir parçası olmadığını ve daha sonra ayrı görüşmelere tabi tutulacağını dile getirdiler.
ABD ve İsrail’in Bölgedeki Eylemleri
ABD Başkanı Trump, müzakerelerin devam ettiğini ancak temsilcilerine “bir anlaşmaya acele etmemelerini” söylediğini ve “zamanın kendi lehlerine olduğunu” belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bir anlaşmanın “bugün” bile gerçekleşebileceğini ifade ederken, İran’ın nükleer programı konusunda “başka yollarla” da ilgilenilebileceği tehdidini savurdu. Bu tür açıklamalar, İran tarafından bölgedeki gerilimi tırmandırma çabaları olarak görülüyor.
Öte yandan, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları devam ediyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında aralarında sağlık görevlileri ve bir çocuğun da bulunduğu 10 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu, Hizbullah hedeflerine yönelik operasyonlar yürüttüğünü iddia ederken, Lübnan bu saldırıların uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve insani bir felakete yol açtığını belirtiyor. ABD’nin İran limanlarına uyguladığı abluka da, İran’ın Cenevre’deki BM Büyükelçisi tarafından uluslararası hukuka aykırı ve insani yardım erişimini tehdit edici olarak kınandı.
Uluslararası Arabuluculuk ve Çin’in Rolü
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD-İran barış görüşmelerinin bir sonraki turuna “çok yakında” ev sahipliği yapmayı umduğunu belirtti. Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in Çin Başbakanı Şi Cinping ile görüşmek üzere Pekin’de bulunması, Çin’in de bölgedeki barış ve istikrara katkı sağlama arzusunu gösteriyor. Çin, Pakistan ile birlikte Orta Doğu’da barışın erken tesisi için “olumlu katkılar” yapacağını açıkladı.
İran, tüm bu gelişmeler ışığında, uluslararası hukuka uygun olarak haklarını savunmaya ve bölgede kalıcı barışın tesisi için yapıcı müzakerelere devam etmeye hazır olduğunu belirtiyor. Ancak bu süreçte, ABD ve İsrail’in baskıcı ve saldırgan politikalarına karşı duruşunu koruyacağı mesajını da net bir şekilde veriyor.
#İranABDMüzakereleri #HürmüzBoğazı #İranHakları #YaptırımlarKaldırılsın #OrtadoğuBarışı #ABDİsrailSaldırıları #UluslararasıHukuk #NükleerMesele #PakistanArabuluculuğu #KüreselEnerji
