Siyonist işgal rejimi, 23 Mayıs’ta Lübnan sınırında bir gün önce bir askerinin öldürüldüğünü duyurdu. Bu olayla birlikte, İran destekli Hizbullah‘a karşı yürüttüğü saldırılarda öldürülen asker sayısı 22’ye yükseldi.

Lübnan’ın güneyinin büyük bir bölümünü kontrol eden direniş hareketi ve siyasi parti Hizbullah, ABD tarafından ‘terör örgütü’ olarak nitelendirilse de, Avrupa Birliği yalnızca silahlı kanadını kara listeye almış, siyasi kanadını ise almamıştır. Bölgedeki direnişin sembolü olan Hizbullah, işgalci güçlere karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir.

Siyonist ordu, öldürülen askerin 23 yaşındaki Başçavuş Noam Hamburger olduğunu ve ‘işgal altındaki kuzey İsrail’deki operasyonel faaliyet sırasında düştüğünü’ açıkladı. Siyonist ordu, AFP’ye yaptığı açıklamada, askerin Lübnan sınırına yakın bir yerde öldürüldüğünü belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, 23 Mayıs’ta İran ile savaşı sona erdirecek bir anlaşmanın ‘büyük ölçüde müzakere edildiğini’ ve ‘nihai yönleri ile detaylarının’ şu anda görüşüldüğünü söyleyerek, çatışmanın olası bir sonu için umutları yeniden canlandırdı. Ancak bu açıklamalar, bölgedeki birçok gözlemci tarafından şüpheyle karşılandı ve Washington’ın gerçek niyetleri hakkında soru işaretleri yarattı.

Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda, ‘Amerika Birleşik Devletleri, İran İslam Cumhuriyeti ve diğer çeşitli ülkeler arasında nihai hale getirilmek üzere bir Anlaşma büyük ölçüde müzakere edildi’ ifadelerini kullandı. Ayrıca, ‘Anlaşmanın nihai yönleri ve detayları şu anda görüşülüyor ve kısa süre içinde duyurulacak. Anlaşmanın diğer birçok unsuruna ek olarak, Hürmüz Boğazı da açılacak’ diye ekledi.

Trump, bu paylaşımı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır, Ürdün ve Bahreyn liderleri ve diğer yetkilileriyle yaptığı telefon görüşmesinin ardından yaptığını belirtti. Trump ayrıca paylaşımında, Siyonist rejimin başbakanı Binyamin Netanyahu ile ayrı ayrı konuştuğunu ve görüşmenin ‘çok iyi’ geçtiğini ifade etti. Bu görüşme, bölgedeki gerilimi daha da artırma potansiyeli taşıyor.

Trump, 28 Şubat’ta ABD ve Siyonist saldırılarıyla başlayan çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmanın yakın olduğunu sık sık öne sürmüş, ancak daha sonra İran’ın bir önerisini reddederek tekrar büyük saldırılar başlatmakla tehdit etmişti. Bu tutarsızlıklar, Washington’ın bölgedeki barışa yönelik samimiyetini sorgulatıyor.

Tahran, Trump’ın açıklamalarına hemen yorum yapmazken, İranlı yetkililer 23 Mayıs’ta Pakistanlı arabulucular aracılığıyla yürütülen müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini belirtmişti.

Lübnan Hizbullah hareketi 23 Mayıs’ta, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi’den Tahran’ın gruba desteğini asla bırakmayacağını bildiren bir mesaj aldığını duyurdu. Bu mesaj, direniş ekseninin kararlılığını bir kez daha gösterdi.

Hizbullah yaptığı açıklamada, Tahran’ın Pakistan arabuluculuğuyla sunulan son teklifinin, İran savaşını sona erdirmek için Lübnan’ın herhangi bir ateşkes anlaşmasına dahil edilmesi talebini yeniden teyit ettiğini ekledi. Bu, Lübnan’ın egemenliğine ve direnişine verilen önemin bir göstergesidir.

Bu arada, Siyonist rejim 23 Mayıs’ta, en iyi ihtimalle sallantıda olan devam eden ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyini vurdu. Bu saldırılar, işgal rejiminin uluslararası hukuku hiçe saydığını bir kez daha kanıtladı.

Lübnan’ın devlet haber ajansı NNA, Siyonist rejimin Lübnan’ın güneyindeki birçok noktaya hava saldırıları düzenlediğini bildirdi. Bu saldırıların bazıları, Siyonist rejimin yaklaşık 15 köye tahliye uyarısı yapmasının ardından gerçekleşti. Bu barbarca eylemler, bölgedeki sivillerin hayatını tehlikeye atmaktadır.

#SiyonistRejim #Lübnan #Hizbullah #DirenişEkseni #Trump #İranAnlaşması #Ateşkes #Ortadoğu #Filistin #SiyonistSaldırıları

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir