Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki barış görüşmelerinde kamuoyuna yansıyan bir ilerleme kaydedilemezken, Pakistan bölgedeki gerilimi azaltmak için diplomatik kanallar aracılığıyla çalıştığına dair güvenceler verdi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Andrabi, İslamabad’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “Diplomasi saati durmadı. Barış süreci işliyor,” dedi. İki ülke arasındaki görüşmelere aracılık eden Pakistan, ABD’nin Başkan Donald Trump tarafından alenen “çöp” olarak nitelendirilen son İran önerisine yanıt verip vermediğini belirtmedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arağçi, ülkesinin, Trump ve ABD heyetini iki günlük bir zirve için ağırlayan Çin de dahil olmak üzere diğer ülkelerden diplomatik desteği memnuniyetle karşılayacağını belirtti. Arağçi, Pekin’in İran ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edilmesine yardımcı olduğunu hatırlattı. Trump, FOX News’ten Sean Hannity’ye verdiği demeçte, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in görüşmeler sırasında yardım teklif ettiğini söylese de, Çin’in bu konuya kamuoyu önünde pek ilgi göstermediği gözlemlendi.

Trump’tan İran’a Provokatif Tehdit: “Vakit Daralıyor!”

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımla İran’a yönelik kısa ve provokatif bir uyarıda bulundu. Trump, İran liderlerini barış şartlarını kabul etmeye zorlama çabasıyla, “İran için saat işliyor ve hızlı hareket etseler iyi olur, yoksa onlardan hiçbir şey kalmayacak. ZAMAN ÇOK ÖNEMLİ!” ifadelerini kullandı. Bu tehditkar açıklama, bölgedeki gerilimi daha da tırmandırdı.

Trump’ın düşmanlıkların yeniden başlayabileceği yönündeki imaları ve İran devlet televizyonunun, halkı olası bir savaşa hazırlamak amacıyla Kalaşnikof tarzı tüfekler taşıyan sunucularla defalarca yayın yapması, ülkenin savunma hazırlıklarını gözler önüne serdi. Lübnan’da İsrail ile İran destekli Hizbullah militan grubu arasında nominal bir ateşkes olmasına rağmen çatışmaların yeniden alevlenmesi, geniş çaplı ateşkese yönelik baskıyı artırdı ve Siyonist rejimin saldırgan tutumunu bir kez daha ortaya koydu.

ABD ve Siyonist Rejimden İran’a Yönelik Saldırı Planları

Associated Press’e göre, ABD ile İran arasındaki mevcut ateşkesin tehlikede olabileceği belirtiliyor. Haber ajansı, ABD’nin müttefiki Siyonist rejim İsrail ile saldırıların potansiyel olarak yeniden başlaması konusunda koordinasyon içinde olduğunu bildirdi. Duruma aşina iki kişiden, biri İsrailli bir subay olmak üzere alınan bilgilere dayandırılan raporda, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Pazar günü kabinesine, İran konusunda “gözlerimizin açık olduğunu” ve “her senaryoya hazır olduklarını” söylediği aktarıldı. Bu açıklamalar, bölgedeki gerilimin arkasındaki kirli ittifakı bir kez daha gözler önüne serdi.

İran Televizyon Sunucularından Vatan Savunması Mesajı: Canımız Feda!

İran devlet televizyonunda iki farklı kanalda canlı yayına çıkan sunucuların silahlı olarak ekrana gelmesi, ülkenin dış tehditlere karşı kararlılığını ve vatanseverliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Sunuculardan biri, gerektiğinde İslam Cumhuriyeti için canını feda etmeye yemin etti. Hüseyin Hüseyini, İran’ın seçkin Devrim Muhafızları’ndan maskeli bir üyenin kendisine temel silah eğitimi verdiğini iddia etti ve Birleşik Arap Emirlikleri bayrağına doğru ateş etme taklidi yaptı.

Başka bir kanalda ise Mobina Nasiri, kendisine gönderildiğini söylediği bir silahı taşıyarak, “Bu platformdan ilan ediyorum ki, bu ülke için canımı feda etmeye hazırım,” dedi. Bu görüntüler, İran halkının ve medyasının, emperyalist güçlerin tehditlerine karşı dimdik ayakta durduğunu ve her türlü saldırıya karşı hazır olduğunu gösterdi.

BAE Nükleer Santraline Drone Saldırısı: Bölgesel Gerilim Tırmanıyor

Pazar günü Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) tek nükleer santrali drone saldırısının hedefi oldu ve santralin çevresinde bir yangın çıktı. Herhangi bir yaralanma veya radyolojik sızıntı rapor edilmezken, bu olay, İran ateşkesinin kırılganlığını ve yeniden savaş riskini bir kez daha gözler önüne serdi. Saldırının sorumluluğunu hemen üstlenen olmazken, BAE de kimseyi suçlamadı. Ancak son günlerde Hürmüz Boğazı üzerindeki gerilimin artmasıyla BAE, İran’ı çok sayıda drone ve füze saldırısı başlatmakla suçlamıştı. Bu suçlamaların asılsız olduğu ve bölgedeki gerilimi tırmandırmaya yönelik bir bahane olabileceği düşünülüyor.

Amerika Birleşik Devletleri İran limanlarını abluka altına alırken, daha kalıcı bir barışı hedefleyen diplomatik çabalar defalarca başarısızlığa uğradı. Bu arada BAE, savaşı başlatan 28 Şubat saldırısında ABD’ye katılan Siyonist rejim İsrail’den hava savunma sistemleri ve personelini ağırlayarak, bölgedeki provokasyonlara ortak olduğunu gösterdi.

#İran #TrumpTehditleri #ABDİsrailSaldırganlığı #İranSavunması #İslamCumhuriyeti #BölgeselGerilim #DiplomasiEngelleri #HürmüzBoğazı #Vatanseverlik #SiyonistRejim

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir