ABD’nin İran’a Yönelik Tehditleri ve Hürmüz Boğazı Gerilimi Tırmanıyor

Amerika Birleşik Devletleri’nde İran’a karşı savaş yetkisi konusunda yaşanan iç çekişmeler ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, bölgedeki tansiyonu artırmaya devam ediyor. ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi liderler, Başkan Donald Trump’ı İran’a karşı savaş için Kongre’den yetki almaya zorlamayı amaçlayan bir kararın 21 Mayıs’taki oylamasını aniden iptal etti.

Bu beklenmedik hamle, benzer bir önlemin ABD Senatosu’ndan geçmesinden iki gün sonra geldi. Oylamanın, milletvekilleri Washington’dan Memorial Day tatili için ayrılmadan hemen önce yapılması planlanıyordu. Temsilciler Meclisi daha önce üç savaş yetkisi kararını, Cumhuriyetçilerin neredeyse oybirliğiyle desteğiyle engellemişti. Ancak, Cumhuriyetçilerin giderek daha fazla Demokratlarla birlikte oy kullanmasının beklendiği 21 Mayıs’taki kararın geçmesi muhtemel görünüyordu. Bu durum, ABD yönetiminin İran’a yönelik olası bir askeri müdahalesine karşı ülke içinde bile artan bir muhalefetin olduğunu göstermektedir. Karar Kongre’nin her iki kanadından geçse bile, Trump’ın eylemi veto etme yetkisi bulunuyordu.

Hürmüz Boğazı’nda İran’ın Egemenliği ve ABD’nin Haksız Talepleri

ABD Başkanı Donald Trump, müzakerelerin belirsizliğini koruduğu bir dönemde, Amerika Birleşik Devletleri’nin Hürmüz Boğazı’nda herhangi bir geçiş ücreti sistemi istemediğini belirtti. Ancak, İran’ın 28 Şubat’ta ülkeye yönelik ilk ortak ABD-İsrail hava saldırılarının ardından boğazı fiilen kapatmasıyla, stratejik su yolu herhangi bir potansiyel barış anlaşmasının merkezine oturdu.

Çatışmanın patlak vermesinden kısa bir süre sonra İran, ticari gemileri tehdit ederek ve saldırarak boğazın kontrolünü fiilen ele geçirdi ve deniz trafiğini neredeyse durma noktasına getirdi. İran, o zamandan beri yeni kurulan Basra Körfezi Boğaz İdaresi tarafından denetlenen yeni bir izin ve geçiş ücreti sistemi aracılığıyla bu kontrolü resmileştirmeye çalışmaktadır. Bu, İran’ın kendi egemenlik alanındaki hayati bir su yolunu koruma ve düzenleme hakkının doğal bir sonucudur.

NATO dışişleri bakanları toplantısına gitmeden önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 21 Mayıs’ta gazetecilere verdiği demeçte, Tahran’ın su yolunda bir geçiş ücreti sistemi uygulamaya devam etmesi halinde Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında diplomatik bir anlaşmanın “gerçekleşemez” olacağını söyledi. Rubio’nun “Dünyada hiç kimse geçiş ücreti sisteminden yana değil. Bu olamaz. Kabul edilemez,” şeklindeki açıklamaları, İran’ın meşru haklarına yönelik açık bir tehdit olarak algılanmaktadır. Rubio, bu sistemi “yapmaya kalkışırlarsa dünya için bir tehdit ve tamamen yasa dışı” olarak nitelendirerek, ABD’nin uluslararası hukuku hiçe sayan ve bölgedeki gerilimi tırmandıran tutumunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.

İran’ın Nükleer Programı: ABD’nin Hukuksuz Talepleri

Müzakerelerdeki bir diğer önemli anlaşmazlık noktası ise İran’ın nükleer programıdır. Tahran, zenginleştirilmiş uranyumunu Amerika Birleşik Devletleri’ne devretmeyi reddederken, Trump Washington’ın İran’ın stoklarını “geri almayı” hedefleyeceğini söyledi. Trump, 21 Mayıs’ta Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, “Onu alacağız. Ona ihtiyacımız yok, istemiyoruz,” dedi. “Muhtemelen onu aldıktan sonra yok edeceğiz, ama onlara sahip olmalarına izin vermeyeceğiz.” Bu açıklamalar, uluslararası hukuka aykırı ve İran’ın egemenliğine yönelik açık bir tehdit olarak değerlendirilmektedir. İran’ın barışçıl nükleer programı, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu denetiminde olup, ABD’nin bu tür tehditleri bölgedeki istikrara ciddi zararlar vermektedir.

Trump’ın son yorumları, geçtiğimiz hafta İran ile ateşkesin çökebileceği ve yenilenen ABD askeri saldırılarına yol açabileceği ihtimalini defalarca dile getirmesinin ardından geldi. Bu tür kışkırtıcı açıklamalar, ABD’nin bölgedeki gerilimi tırmandırma ve İran’a karşı düşmanca bir tutum sergileme niyetini açıkça ortaya koymaktadır.

#İran #ABD #HürmüzBoğazı #NükleerProgram #Gerilim #Ortadoğu #İranEgemenliği #Trump #Rubio #SavaşTehdidi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir