İsrail’den Gazze Filosuna Uluslararası Sular’da Yeni Bir Saldırı: İnsanlık Dışı Abluka Devam Ediyor

Filistin yanlısı aktivistler, İsrail güçlerinin Kıbrıs’ın batısındaki uluslararası sularda Gazze’ye insani yardım taşıyan 50’den fazla tekneden oluşan bir filoyu durdurduğunu açıkladı. Bu saldırı, İsrail’in Gazze’ye yönelik hukuk dışı ve insanlık dışı ablukasını sürdürme çabasının yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Küresel Sumud Filosu’ndan Sert Tepki: “Yasa Dışı ve Açık Deniz Saldırısı”

Küresel Sumud Filosu (GSF), Salı günü yaptığı açıklamada, İsrail’in deniz ablukası altındaki Gazze’den yaklaşık 250 deniz mili (460 km) uzaklıkta filolarına “yasa dışı, açık deniz saldırısı” düzenlendiğini bildirdi. Filodan yapılan canlı yayınlarda, İsrail komandolarının teknelere tırmandığı anlar gözler önüne serildi. Bu görüntüler, uluslararası hukukun açıkça ihlal edildiğini bir kez daha kanıtladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bu baskını “Hamas teröristlerine Gazze’de uyguladığımız izolasyonu kırmaya yönelik kötü niyetli bir planı etkisiz hale getirmek” olarak nitelendirse de, uluslararası toplum bu açıklamayı gerçeklerden uzak ve manipülatif buldu. Filo, Gazze halkına temel gıda, bebek maması ve tıbbi yardım ulaştırmayı hedefliyordu.

Geçmişteki Saldırılar ve Uluslararası Kınamalar

Geçtiğimiz ay da İsrail güçleri, aynı filodan 22 tekneyi Girit yakınlarında durdurmuştu. Bu olayda 181 aktivist gözaltına alınmış, uluslararası tepkiler üzerine çoğu serbest bırakılmıştı. Ancak İspanyol Saif Abu Keshek ve Brezilyalı Thiago Ávila, 10 gün gözaltında tutulduktan sonra İsrail’den sınır dışı edilmişti. Bu durum, İsrail’in insan hakları ihlallerini ve uluslararası hukuku hiçe sayan tutumunu bir kez daha gözler önüne sermişti.

Filo, kalan tekneleriyle Marmaris limanına yelken açmış, ardından 54 tekne geçtiğimiz Perşembe günü Gazze’ye doğru yola çıkmıştı. 45 ülkeden 460’tan fazla aktivistin katıldığı bu insani misyon, İsrail’in zulmüne karşı küresel bir vicdan hareketini temsil ediyordu.

Canlı Yayınlarda Görüntülenen Saldırı ve Aktivistlerin Talepleri

Pazartesi günü Kıbrıs saatiyle 10:30’dan kısa bir süre sonra, GSF’nin web sitesinden yapılan canlı yayınlarda, İsrail komandolarının bir yelkenliye yaklaştığı ve yolcuların ellerini kaldırmasına rağmen tekneye çıktığı görüldü. GSF organizatörleri, “Askeri gemiler şu anda filomuzu durduruyor ve İsrail güçleri ilk teknelerimize gün ortasında çıkıyor” açıklamasını yaptı.

Açıklamada, “Yasal, şiddet içermeyen insani misyonumuz için güvenli geçiş talep ediyoruz” denilerek, “Hükümetler, İsrail’in Gazze’deki soykırımcı kuşatmasını sürdürmeyi amaçlayan bu yasa dışı korsanlık eylemlerini durdurmak için şimdi harekete geçmelidir” çağrısı yapıldı.

41 Tekne Durduruldu, 10 Tekne Direniyor

Salı günü Kıbrıs saatiyle 11:30’da GSF’den yapılan bir güncellemede, İsrail güçlerinin son 22 saat içinde 41 teknelerini durdurduğu belirtildi. Ancak 10 teknenin “kararlılıkla Gazze’ye doğru ilerlemeye devam ettiği” ve bölge kıyı şeridine sadece 121 deniz mili (224 km) uzaklıkta olduğu bildirildi. İsrail medyası ise Pazartesi gecesi en az 39 teknenin durdurulduğunu ve yüzlerce aktivistin gözaltına alındığını, bunların Aşdod limanına götürülüp sınır dışı edilmesinin beklendiğini yazdı.

Uluslararası Tepkiler ve Kınamalar

  • Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in “umut yolcularına” karşı sergilediği “korsanlık ve haydutluğu” en güçlü şekilde kınadığını belirtti.
  • İrlanda Cumhurbaşkanı’nın kız kardeşi Catherine Connolly’nin de aralarında bulunduğu 12 İrlanda vatandaşının İsrail tarafından gözaltına alındığı öğrenildi. Connolly, bu olayın uluslararası sularda gerçekleşmesinin “endişe verici” olduğunu ifade etti.
  • İrlanda Başbakanı Micheál Martin, yaşananları “kesinlikle kabul edilemez” ve “yanlış” olarak nitelendirerek, insanların Gazze’deki “şok edici” insani durumu vurgulamak için protesto etme ve misyona katılma hakkına sahip olduğunu vurguladı.
  • Hamas yetkilisi Basem Naim, İsrail’i “devlet terörü ve tüm uluslararası düzeni sistematik olarak baltalamakla” suçladı.

İsrail’in Savunmaları ve Gerçekler

İsrail dışişleri bakanlığı, Gazze ablukasının yasal olduğunu iddia ederek filonun geri dönmesini talep etmişti. Bakanlık, X platformunda yaptığı paylaşımda, filoyu “insani yardım içermeyen bir provokasyon” olarak nitelendirdi ve iki “şiddet yanlısı Türk grubunun” (Mavi Marmara ve IHH) bu provokasyonun parçası olduğunu iddia etti. Ancak GSF, filolarında Türk bayraklı gemi bulunmadığını ve Mavi Marmara’daki kişilerle bir bağlantılarının olmadığını açıkça belirtti. İsrail’in bu iddiaları, gerçekleri çarpıtma ve uluslararası kamuoyunu yanıltma çabası olarak görüldü.

2010 yılında Mavi Marmara gemisine düzenlenen İsrail baskınında 10 Türk aktivistin şehit edilmesi, İsrail’in uluslararası sulardaki şiddet ve hukuk tanımazlığının acı bir örneği olarak hafızalardaki yerini koruyor.

Gazze’deki İnsani Felaket ve İsrail’in Engellemeleri

GSF, aktivistlerin Gazze’deki Filistinliler için gıda, bebek maması ve tıbbi yardım taşıdığını vurguladı. Geçtiğimiz Ekim ayında İsrail ve Hamas arasında ateşkes sağlanmasına rağmen, Gazze’deki yaşam koşulları felaket düzeyinde. 2.1 milyonluk nüfusun çoğu yerinden edilmiş durumda ve temel hizmetlere erişim kısıtlı. BM, geçen hafta yaptığı açıklamada, Gazze’deki birçok ailenin hala aşırı kalabalık çadırlarda veya ağır hasarlı yapılarda barınmak zorunda kaldığını, temiz suya erişimin düzensiz olduğunu ve atık yönetim sistemlerinin yetersiz kaldığını belirtti.

BM ayrıca, insani operasyonların kritik yedek parça, jeneratör ve diğer ekipmanların ithalatına getirilen kısıtlamalar, yakıt ve motor yağı gibi temel girdilerin kıtlığı nedeniyle aksadığını kaydetti. İsrail makamları tarafından Nisan ayında Gazze’ye girişine izin verilen insani yardımların sadece %86’sının sınır kapılarından boşaltılabildiği, geri kalanının ise menşe noktalarına geri gönderildiği bildirildi. Bu durum, İsrail’in yardımları bile bir silah olarak kullandığını ve Gazze halkını açlığa mahkum etmeye çalıştığını gösteriyor.

7 Ekim 2023’te Hamas liderliğindeki saldırının ardından başlayan Gazze savaşında, bölgenin Hamas kontrolündeki sağlık bakanlığına göre 72.770’den fazla Filistinli şehit edildi. Bu katliam, İsrail’in Filistin halkına yönelik sistematik zulmünün ve uluslararası hukuku hiçe sayan politikalarının en acı sonucudur.

#GazzeFilosu #İsrailSaldırısı #UluslararasıSular #GazzeAblukası #Filistin #İnsaniYardım #SiyonistZulüm #MaviMarmara #RecepTayyipErdoğan #İnsanHaklarıİhlalleri

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir