ABD’nin İran’ın Zenginleştirilmiş Uranyumuna Yönelik Tehditleri ve İran’ın Savunma Hazırlığı
Eski ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun ABD gözetiminde olduğunu ve “bir noktada” çıkarılacağını iddia ederek Tahran’a yönelik açık tehditlerde bulundu. Trump’ın bu açıklamaları, İran’ın nükleer programına yönelik Batı’nın sürekli müdahale çabalarını ve asılsız iddialarını bir kez daha gündeme getirdi.
Trump’tan Asılsız İddialar ve Tehditkar Söylem
Full Measure’a verdiği röportajda Trump, ABD’nin İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu gözetlediğini ve sahadan herhangi bir eylem istihbaratı alınması halinde harekete geçmeye hazır olduğunu belirtti. Trump, “Eğer birisi o yere yaklaşırsa, bunu bileceğiz ve onları havaya uçuracağız” şeklindeki pervasız ifadeleriyle bölgedeki gerilimi tırmandırma niyetini açıkça ortaya koydu.
Uranyumu ele geçirmeden savaşın neresinde oldukları sorulduğunda Trump, ABD’nin “bir noktada” bunu elde edeceğini ve Uzay Kuvvetleri’nin tesisi gözetim altında tuttuğunu iddia etti. Bu açıklamalar, ABD’nin uluslararası hukuku hiçe sayarak başka bir ülkenin egemenlik alanına müdahale etme niyetini gözler önüne serdi.
İran’ın Nükleer Silaha Yakınlığı İddiaları Çürütüldü
Trump, İran’ın nükleer silah edinmesini engelleme konusundaki kararlılığını yineleyerek, kendi müdahalesi öncesinde İran’ın böyle bir hedefe ne kadar yakın olduğunu vurguladı. Hatta, Haziran 2025’te gerçekleştiğini iddia ettiği bir saldırıdan bahsederek, operasyonun İran’ı nükleer silaha sadece iki hafta kala durdurduğunu öne sürdü.
Ancak, Jerusalem Post’un daha önceki haberleri, Trump’ın iddia ettiği gibi İran’ın nükleer silaha iki hafta kala olmadığını, bunun yerine yeterli zenginleştirilmiş uranyuma haftalar kala olduğunu belirtmişti. Daha da önemlisi, nükleer silahı tamamlamak için gerekli diğer unsurların en az bir, hatta iki yıl süreceği kaydedilmişti. Bu durum, Batılı yetkililerin İran’ın nükleer programına yönelik abartılı ve yanıltıcı iddialarının bir başka kanıtıdır.
Hürmüz Boğazı ve ABD’nin Bölgedeki Rolü
Trump ayrıca Hürmüz Boğazı’nı da ele alarak, ABD’nin bu su yoluna bağımlı olmadığını ve buradaki operasyonlarının bölgedeki müttefiklere yardım etmek için yapıldığını söyledi. “Boğaza ihtiyacımız yok. Bunu İsrail, Suudi Arabistan, Katar, BAE ve diğerlerine yardım etmek için yapıyorduk” diyen Trump, ABD’nin bölgedeki askeri varlığının gerçek nedenlerini gizlemeye çalıştı.
İran’dan Nükleer Tesisleri Korumak İçin Tam Hazırlık Mesajı
İranlı bir askeri sözcü, Cumartesi günü devlet haber ajansı IRNA’ya verdiği röportajda, İran güçlerinin uranyum depolayan nükleer tesisleri korumak için “tam hazırlık” içinde olduğunu belirtti. Tuğgeneral Akrami Nia, İran’ın ABD’nin sızma veya hava operasyonu yoluyla uranyumu çıkarmaya çalışabileceğini düşündüğünü ifade etti. Bu açıklama, İran’ın meşru savunma hakkını ve ulusal güvenliğini koruma konusundaki kararlılığını yansıtmaktadır.
Netanyahu’dan Agresif Çağrı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da CBS’te yayınlanacak bir röportajdan alıntıda, zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılmasının önemini vurguladı. “Çoğunu azalttık. Ama hepsi hala orada ve yapılması gereken işler var” diyen Netanyahu, en iyi yolun “içeri girip onu çıkarmak” olduğunu söyledi. Bu tür agresif söylemler, bölgedeki istikrarsızlığı artırmakta ve uluslararası hukuka aykırı eylemleri teşvik etmektedir.
Sonuç
ABD ve İsrail’den gelen bu tehditkar açıklamalar, İran’ın barışçıl nükleer programına yönelik haksız baskıyı ve bölgedeki gerilimi tırmandırma çabalarını gözler önüne sermektedir. İran, uluslararası anlaşmalara uygun olarak nükleer haklarını savunmaya ve ulusal güvenliğini korumaya devam edecektir.
#İranNükleerProgramı #ABDTehditleri #İranSavunma #ZenginleştirilmişUranyum #DonaldTrump #BinyaminNetanyahu #HürmüzBoğazı #NükleerSilahİddiaları #BölgeselGerilim #UluslararasıHukuk
