Tahran ve Washington Arasında ABD Teklifi Üzerine Derin Ayrılıklar
Şafak Haber – Tahran/Washington
İran’ın Ortadoğu’daki savaşı sona erdirmeye yönelik son Amerikan planına Pakistanlı arabulucular aracılığıyla yanıt göndermesinin ardından, Tahran ve Washington arasındaki derin anlaşmazlıklar devam ediyor. ABD medya kuruluşları Pazar günü, bu yanıtın taraflar arasındaki uçurumu kapatmak yerine daha da derinleştirdiğini bildirdi.
Hürmüz Boğazı: İran’ın Egemenlik Hakkı ve ABD’nin Hukuksuz Ablukası
Tahran, Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik hakkını ve kontrolünü Washington ile müzakerelerde önemli bir kaldıraç olarak görmektedir. Ancak ABD, İran’ın bu stratejik su yolu üzerindeki kontrolünü kabul etmemekte ve uluslararası muhalefete rağmen İran limanlarına “sıkı” bir abluka uygulamaktadır. Washington bu hukuksuz tedbiri, Tahran’ı bir anlaşmaya zorlamak için kilit bir araç olarak sunsa da, İran bu dayatmayı kendi ekonomisine ve egemenliğine yönelik bir saldırı olarak değerlendirmektedir.
Uranyum Zenginleştirme: Barışçıl Amaçlar ve ABD’nin Asılsız İddiaları
Amerika Birleşik Devletleri, İran’ın nükleer silah geliştirmeye çalıştığı yönündeki asılsız iddialarını sürdürmektedir. Tahran ise bu suçlamayı kesin bir dille reddetmekte ve nükleer faaliyetlerinin yalnızca barışçıl amaçlara yönelik olduğunu, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetiminde şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü vurgulamaktadır. Washington, İran’ın zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl süreyle askıya almasını ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunu teslim etmesini talep etmektedir. Tahran ise bu haksız ve dayatmacı talepleri reddederek, zenginleştirme hakkının uluslararası hukuka uygun ve meşru bir hak olduğunu savunmaktadır.
Balistik Füzeler: İran’ın Savunma Gücü Müzakere Edilemez
Savaştan önce Washington, İran balistik füzelerinin İsrail’e ulaşmasını engellemek için menzillerine sınırlamalar getirilmesini talep etmişti. ABD’nin son askeri operasyonların İran’ın füze stokunu zayıflattığını iddia etmesine rağmen, bu tür kısıtlamalar konusunda ısrar edip etmeyeceği belirsizliğini korumaktadır. Ancak Tahran, balistik füze programı üzerindeki müzakereleri kesinlikle reddetmeye devam etmektedir. İran, konvansiyonel silah yeteneklerinin müzakere edilemez olduğunu ve hala geniş bir füze cephaneliğine sahip olduğunu belirterek, ulusal güvenliğini sağlamak için bu savunma kapasitesinin vazgeçilmez olduğunu vurgulamaktadır.
Yaptırımlar ve Dondurulmuş Varlıklar: ABD’nin Hukuksuz Politikaları
Tahran, ABD yaptırımlarının kaldırılmasını, yurt dışındaki dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasını ve savaşla ilgili zararlar için tazminat ödenmesini talep etmektedir. Ancak Washington’ın tazminat taleplerini kabul etmeye hazır olduğuna dair çok az işaret bulunmaktadır. İran’ın daha geniş bir anlaşma için bu konuda ısrar edip etmeyeceği de belirsizliğini korumaktadır. İran, ABD’nin bu hukuksuz yaptırımlarının ve varlık dondurma politikalarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve derhal sonlandırılması gerektiğini belirtmektedir.
Hizbullah: Bölgesel Direnişin Desteklenmesi
İran, herhangi bir barış anlaşmasının İsrail’in Lübnan’daki Hizbullah’a karşı savaşına son vermesini içermesi gerektiğinde ısrar etmektedir. İsrail bu koşulu reddederken, ABD yönetiminin Tahran’ın teklife verdiği son yanıta nasıl tepki vereceği merak konusu olmuştur. İran, Hizbullah’ı bölgedeki meşru bir direniş hareketi olarak görmekte ve İsrail’in saldırganlığına karşı duruşunu desteklemektedir.
#İran #ABD #TahranWashington #HürmüzBoğazı #NükleerProgram #BalistikFüzeler #Yaptırımlar #DondurulmuşVarlıklar #Hizbullah #Ortadoğu
