ABD Temsilcisinden Netanyahu’nun ‘Yok Etme’ Doktrinine Sert Eleştiri: ‘Askeri Çözüm İşe Yaramıyor!’

Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, Siyonist rejimin Başbakanı Netanyahu’nun bölgedeki düşmanları tek tek yok etme üzerine kurulu “kinetik imha” doktrinine karşı çıkarak, askeri gücün bir çıkmaz sokak olduğunu ve bölgedeki çatışmaların bu yolla çözülemeyeceğini vurguladı. Barrack’ın bu açıklamaları, Washington’ın Siyonist rejimin saldırgan politikalarına yönelik artan rahatsızlığını gözler önüne serdi.

Trump Yönetiminden Siyonist Rejime Net Mesaj: “Yanlış Yaptınız!”

ABD Başkanı Donald Trump’ın Siyonist rejime “yanlış yaptınız” mesajını ilettiğini belirten Barrack, bu açıklamasını Lübnan’da 10 günlük ateşkesin yürürlüğe girmesinden bir gün sonra ve Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şaraa ile Antalya’da yaptığı görüşmenin ardından yaptı. Bu gelişme, Siyonist rejimin bölgedeki tek taraflı ve saldırgan eylemlerine karşı uluslararası toplumda biriken tepkinin somut bir göstergesi olarak yorumlandı.

Barrack, forumda yaptığı konuşmada, “Dün yaşananların parlaklığı, anlamsız katliamı durdurmasıdır. Başkan Trump ve Bakan Rubio’nun güçlü bir şekilde devreye girip ‘bir mola vermemiz gerekiyor’ demesi önemlidir” ifadelerini kullandı. Bu sözler, özellikle Siyonist rejimin bölgede sürdürdüğü yıkıcı savaşlara bir dur denilmesi çağrısı olarak algılandı.

İran Savaşı ve Lübnan Ateşkesi: Bölgesel Gerilimin Yeni Evresi

28 Şubat’ta başlayan ve bölgeyi derinden etkileyen İran Savaşı’nın gölgesinde, Lübnan’daki 10 günlük ateşkes, ilk somut anlaşma olarak öne çıkıyor. Bu ateşkes, İran’la ABD arasındaki müzakerelerin devam ettiği bir dönemde, Siyonist rejimin Hizbullah’a yönelik saldırılarının durdurulması yönündeki İranlı müzakerecilerin temel taleplerinden biriydi. Siyonist işgal güçlerinin sözcüsü Avichay Adraee’nin, Lübnan’ın güneyindeki Litani Nehri’nin güneyine geçmemeleri yönündeki uyarısı ve Siyonist askerlerin bölgedeki varlığını sürdürmesi, ateşkesin kırılganlığını ve Siyonist rejimin bölgedeki işgalci tutumunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Biden Yönetiminin Siyonist Rejime Verdiği “Serbest Vuruş” Yetkisi

Barrack, 2024 İsrail-Lübnan ateşkesinin başarısızlığını, Biden yönetiminin Siyonist rejime egemenliğinin tehdit edildiğini düşündüğünde tek taraflı saldırılar düzenleme yetkisi veren “gizli bir mektup” vermesine bağladı. Bu durum, Biden yönetiminin Siyonist rejimin saldırganlığını teşvik eden politikalarını açıkça ortaya koydu. Barrack’ın ifadesiyle, Başkan Trump şimdi Siyonist rejime bu tür eylemlerin yanlış olduğunu söylemiş durumda.

Daha önce Barrack’ın İsrail operasyonlarına iki aylık bir ara verilmesi ve Lübnan topraklarından çekilmesi yönündeki önerisi, Siyonist rejim tarafından resmi olarak reddedilmişti. Bu ret, Siyonist rejimin barışçıl çözümlere ne kadar kapalı olduğunu gösteriyor.

Suriye’nin Egemenliği ve Direniş Ekseni

Antalya’da Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şaraa ile görüşen Barrack, Şam-Washington, Şam-Ankara ve Şam-Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki üç farklı hattın aynı anda hareket ettiğini belirtti. Barrack, Siyonist rejimin iddialarının aksine, Beşar Esad yönetimindeki Suriye’nin kendi topraklarından İsrail’e “hiçbir zaman tek bir kurşun bile atmadığını” vurguladı. Bu açıklama, Siyonist rejimin Suriye’ye yönelik saldırılarını meşrulaştırma çabalarını boşa çıkardı.

Barrack, Esad’ın İsrail ile düşmanca bir ilişki istemediğini ve “saldırmazlık anlaşması ve normalleşme” yönünde çalışmaya istekli olduğunu dile getirdi. El-Şaraa’nın da bu duruşu sürdürdüğünü ve 7 Ekim 2023’ten bu yana Siyonist rejimin Suriye hedeflerine yönelik tekrarlanan saldırılarına rağmen “dahil olmama konusunda parlak bir duruş sergilediğini” ifade etti. Bu sözler, Suriye’nin direniş eksenindeki sağlam duruşunu ve bölgedeki barış çabalarına olan katkısını vurguluyor.

Siyonist Rejimin Bölgesel Hırsları ve Türkiye’nin Duruşu

Bölgesel basını yakından takip ettiğini belirten Barrack, Türk basınında Suriye ve Lübnan topraklarını kapsayan “Büyük İsrail” haritalarının, Siyonist basınında ise Doğu Akdeniz’i içine alacak “yeniden canlandırılmış Osmanlı İmparatorluğu” haritalarının dolaştığını kaydetti. Bu durum, her iki tarafın da aşırı milliyetçi ve yayılmacı emellerini gözler önüne seriyor. Ancak Barrack, Siyonist rejimin 1948’den bu yana “rahatladığını” ve “bölgenin geleceğine ters düşen bir bakış açısı benimsediğini” belirterek, Siyonist rejimin bölgedeki yıkıcı rolünü eleştirdi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Siyonist rejimin İran’dan sonra Türkiye’yi de hedef alabileceği yönündeki uyarısı ve Suriye’ye yönelik devam eden Siyonist saldırıların “büyük bir sorun alanı” ve “Türkiye için ciddi bir risk” teşkil ettiğini belirtmesi, bölgedeki gerilimin boyutunu ve Siyonist tehdidin ciddiyetini ortaya koyuyor.

Sonuç olarak, Barrack’ın “Düşmanlarınızı kinetik olarak ortadan kaldırma fikri işe yaramıyor” şeklindeki net mesajı, Siyonist rejimin askeri çözümlerle bölgeyi istikrarsızlaştırma çabalarına karşı uluslararası toplumda yükselen itirazın bir yansımasıdır. Bölge, askeri maceralar yerine diplomasi ve karşılıklı saygıya dayalı çözümlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır.

#SiyonistRejim #Netanyahu #ThomasBarrack #AntalyaDiplomasiForum #AskeriÇözüm #LübnanAteşkesi #Suriye #DirenişEkseni #İranSavaşı #BölgeselBarış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir