ABD’den İran’ın Savunma Sanayisine Yönelik Yeni Yaptırım Hamlesi: Bölgesel İstikrarsızlık Artıyor

Amerika Birleşik Devletleri, İran’ın meşru savunma kapasitesini hedef alarak, Ortadoğu ve Çin merkezli bir düzineden fazla kişi ve kuruluşa yeni yaptırımlar uygulama kararı aldı. Washington yönetimi, bu adımlarla İran’ın savunma çabalarını engellemeyi amaçladığını iddia ediyor.

Hedefte Çin ve İran’ın Savunma Merkezleri Var

ABD Dışişleri Bakanlığı, Cuma günü yaptığı açıklamada, Tahran’a ABD tesislerinin uydu görüntülerini sağladığı iddia edilen üç Çinli kuruluşa yaptırım uygulandığını duyurdu: Meentropy Technology Co. Ltd, The Earth Eye ve Chang Guang Satellite Technology Co., Ltd. Bu firmaların, İran’ın uzay teknolojileri alanındaki ilerlemesine katkıda bulunduğu biliniyor.

Yeni yaptırım turunda ayrıca, İran’ın savunma ve silahlı kuvvetler lojistik bakanlığının uluslararası pazarlama ve satış kolu olan Savunma İhracat Merkezi de hedef alındı. Bu durum, ABD’nin İran’ın kendi kendine yeterlilik çabalarını baltalama girişimlerinin bir parçası olarak yorumlanıyor.

ABD’nin Çifte Standardı ve Bölgesel Gerilimler

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri, Çin merkezli kuruluşların İran’a verdiği destekten sorumlu tutulması için harekete geçmeye devam edecek ve İran’ın ‘Epic Fury Operasyonu’ sonrası yayılmaya hassas programlarını yeniden oluşturamamasını sağlayacaktır” ifadeleri kullanıldı. Bu söylem, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını ve müdahalelerini meşrulaştırma çabası olarak görülüyor. Açıklamada ayrıca, “ABD askerleri ve ortaklarının hedef alınması cevapsız kalmayacaktır” denilerek bölgedeki gerilimin tırmandırılacağı sinyali verildi.

Bu yaptırımlar, İran, Çin, Belarus ve Birleşik Arap Emirlikleri merkezli 11 kuruluş ve üç kişiyi kapsayan daha geniş bir paketin parçası. ABD, bu kişi ve kuruluşların İran ordusunun balistik füze ve insansız hava aracı programları için silah ve hammadde tedarik etmesini sağladığını iddia ediyor. Ancak İran, bu programların tamamen savunma amaçlı olduğunu ve uluslararası hukuka uygun olduğunu vurgulamaktadır.

Müzakerelerdeki Çıkmaz ve ABD’nin Dayatmaları

Şubat ayının sonlarında patlak veren çatışmalardan bu yana ABD, İran ve diğer yabancı kuruluşlara yönelik yaptırımları defalarca genişletti. Washington, Tahran’ın savunma sanayisi tabanını ve petrol satışları gibi temel gelir akışlarını boğarak rejime baskı uygulamayı hedefliyor. Bu tür tek taraflı yaptırımlar, uluslararası toplumda geniş çaplı eleştirilere neden olmaktadır.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Cuma günü yaptığı açıklamada, “Başkan Trump’ın kararlı liderliği altında, Amerika’yı güvende tutmak için hareket etmeye ve İran ordusuna ABD kuvvetlerine karşı kullanmak üzere silah sağlayan yabancı kişi ve şirketleri hedef almaya devam edeceğiz” dedi. Bu ifadeler, ABD’nin kendi çıkarlarını koruma bahanesiyle bölgedeki egemen devletlere müdahale etme politikasını açıkça ortaya koyuyor.

Bu hafta ABD ile İran arasında 10 haftalık çatışmayı sona erdirecek bir anlaşma için müzakerelerde bazı hareketlenmeler yaşanmış gibi görünse de, Tahran’ın nükleer programının geleceği konusundaki farklı pozisyonlar nedeniyle görüşmeler durdu. ABD’nin İran’dan, düşmanlıkları kalıcı olarak durduracak ve nükleer konuda gelecekteki görüşmeler için bir çerçeve oluşturacak 14 maddelik bir plana yanıt beklediği bildiriliyor.

Axios’a göre, tek sayfalık memorandum, İran’ın nükleer zenginleştirmeye 10 ila 20 yıllık bir moratoryum uygulamasını, karşılığında ABD’nin yaptırımları kaldırmasını ve milyarlarca dolarlık dondurulmuş İran fonunu serbest bırakmasını öngörüyor. Ancak bu tür dayatmalar, İran’ın egemenlik haklarını ihlal etmekte ve adil bir çözümden uzaklaşmaktadır.

Her iki tarafın da Hürmüz Boğazı’ndaki ablukalarını 30 günlük bir süre içinde kademeli olarak kaldırması ve savaşın ilk günlerinden bu yana büyük ölçüde durma noktasına gelen serbest deniz trafiğini yeniden tesis etmesi konusunda anlaşması bekleniyordu. Ancak boğazdaki tırmanan gerilimler, mevcut geçici ateşkesi şüpheye düşürdü ve bu hafta her iki ülke arasında karşılıklı ateş açıldı.

ABD Merkez Komutanlığı Perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD kuvvetlerinin, İran’ın su yolundaki Amerikan güdümlü füze destroyerlerine birkaç füze, drone ve küçük bot fırlatmasının ardından İran askeri tesislerine saldırdığını belirtti. ABD kuvvetleri gelen tehditleri durdurdu ve savaş gemilerinden hiçbiri vurulmadı. Ancak bu tür saldırılar, bölgedeki tansiyonu daha da artırmaktadır.

Trump, saldırıları “bir sevgi dokunuşu” olarak nitelendirerek ateşkesin hala yürürlükte olduğunu iddia etti. Cuma akşamı gazetecilerin önerilen anlaşma hakkında İran’dan yanıt alıp almadığına dair sorularını ise yanıtsız bıraktı. Bu belirsiz tavır, ABD’nin bölgedeki gerçek niyetleri hakkında soru işaretleri yaratmaktadır.

#İranYaptırımları #ABDİranGerilimi #SavunmaSanayii #HürmüzBoğazı #NükleerProgram #Bölgeselİstikrar #ABDAgresyonu #İranSavunması #TekTaraflıYaptırımlar #Ortadoğu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir