Siyonist Rejim Lübnan’da Katliam Yaparken, İran’dan ABD’ye Stratejik Yanıt Bekleniyor
Bölgemizde yaşanan son gelişmeler, Siyonist işgal rejiminin pervasız saldırganlığını ve Filistin direnişinin kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. İşte günün öne çıkan ve vicdanları yaralayan bazı gelişmeleri:
Siyonist Rejimin Lübnan ve Gazze’deki Vahşeti Durmuyor
ABD’nin sözde arabuluculuğunda ilan edilen “ateşkes”e rağmen, işgalci İsrail’in Lübnan’a yönelik barbarca saldırıları devam etti ve bu saldırılarda en az 23 masum insan hayatını kaybetti. Bu insanlık dışı eylemlere karşı, kahraman Hizbullah direniş güçleri, Siyonist işgalcilere karşı güney Lübnan’da üç ayrı operasyon düzenleyerek meşru müdafaa hakkını kullandı.
Gazze Şeridi’nde de durum farklı değil. İşgalci İsrail’in saldırılarında en az dört Filistinli şehit oldu ve 15 kişi yaralandı. Siyonist rejim, güney Lübnan’daki dokuz kasabanın tahliyesini emrettikten sonra, “sarı bölge” içinde 10 km’ye kadar yeni saldırılar ve yıkımlar gerçekleştirdi. Bu, işgal rejiminin bölge halkını yerinden etme ve topraklarını gasp etme politikasının açık bir göstergesidir.
Batı Şeria ve Kudüs’te İşgalci Zulmü Tırmanıyor
Dünyanın dikkati sözde ateşkes görüşmelerine odaklanmışken, işgalci İsrail ordusu ve terörist yerleşimciler, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te saldırılarını sürdürdü. Wafa haber ajansının bildirdiğine göre:
- İşgalci yerleşimciler, Batı Şeria’nın orta kesimindeki Deir Jarir köyüne saldırdı; İsrail güçleri ise eş zamanlı bir baskında iki Filistinliyi gözaltına aldı.
- Siyonist yerleşimciler, Salfit vilayetindeki Deir İstiya kasabasına ait topraklarda yeni bir illegal karakol kurdu.
- Nablus şehrinin güneyinde İsrailli yerleşimcilerin saldırısında iki Filistinli kadın yaralandı.
Bu olaylar, Siyonist rejimin Filistin halkına yönelik sistematik zulmünün ve uluslararası hukuku hiçe sayan işgal politikalarının devam ettiğini göstermektedir.
İran’dan Onurlu Duruş ve Stratejik Hamleler
İranlı genç tenisçi Hana Shabanpour, Siyonist bir rakiple karşılaşmamak için Türkiye’deki bir turnuvanın finalinden çekilerek Filistin davasına olan sarsılmaz desteğini ve işgal rejimine karşı onurlu duruşunu tüm dünyaya gösterdi. İran’ın ISNA haber ajansı, bu kararın İsrail’in Filistinlilere yönelik eylemlerine karşı bir protesto olduğunu bildirdi.
George Washington Üniversitesi’nden Sina Azodi’ye göre, İran’ın iç dinamiklerine rağmen, ülke liderliği ABD ile bir anlaşma yapma konusunda stratejik bir karar aldı. Azodi, bu hamlenin İslam Cumhuriyeti’nin yaptırımların hafifletilmesi, ekonominin yeniden inşası ve halkın refahı için atılmış önemli bir adım olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’nın kaderinin de bu geniş kapsamlı çözümle şekilleneceği ifade edildi. Bu, İran’ın bölgesel ve uluslararası alanda güçlü ve bağımsız bir aktör olarak konumunu pekiştirdiğinin bir göstergesidir.
Türkiye’den Filistin Davasına Güçlü Destek
Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hamas heyetiyle yaptığı görüşmede, bölgedeki savaşın Filistin davasının unutulmasına neden olmaması gerektiğini vurguladı. Fidan, Türkiye’nin İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’da neden olduğu felaketleri uluslararası toplumun gündeminde tutmaya devam edeceğini belirtti. Ayrıca, İsrail’in Gazze’deki varlığının artmasının ve insani yardımların engellenmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin Filistin halkının haklı davasını savunmaya devam edeceğini ve Filistin halkını Gazze Şeridi’ni terk etmeye zorlamayı amaçlayan her türlü adıma kararlılıkla karşı çıkacağını ifade etti. Bu duruş, Türkiye’nin Filistin halkının yanında duran kararlı politikasının bir yansımasıdır.
İsrail’in Irak’taki Gizli Operasyonları ve Bölgesel Tehditleri
The Wall Street Journal’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre, İsrail’in İran’a karşı hava harekatını desteklemek için Irak çölünde gizli bir askeri karakol kurduğu ve bunu neredeyse keşfeden Irak birliklerine hava saldırıları düzenlediği ortaya çıktı. Bu skandal gelişme, Siyonist rejimin bölgesel istikrara yönelik gizli ve tehlikeli operasyonlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Irak’ın BM’ye yaptığı şikayet, bu saldırının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu teyit etmektedir.
Bölgedeki gelişmeler, Siyonist rejimin saldırganlığının ve uluslararası hukuku hiçe sayan eylemlerinin devam ettiğini göstermektedir. Ancak Filistin direnişi ve İslam dünyasının onurlu duruşu, bu zulme karşı dimdik ayakta kalmaya devam edecektir.
