ABD’nin Kentucky eyaletinden Kongre Üyesi Thomas Massie, Tucker Carlson Show’a yaptığı açıklamada, bu ayın sonlarında yapılacak Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerinde ana rakibini destekleyen finansmanın “en az” yüzde 95’inin İsrail yanlısı lobi gruplarından geldiğini belirterek şok edici iddialarda bulundu.

2012’den beri görevde olan Massie, sağ kanatta savaş karşıtı ve dış yardıma muhalif güçlü bir ses olarak öne çıkarken, aynı zamanda İsrail konusunda şüpheci ve Epstein dosyalarının tamamının açıklanmasının agresif bir savunucusu olarak biliniyor. Bu duruşu nedeniyle sık sık eski Başkan Donald Trump ve “Amerika’yı Yeniden Harika Yap” hareketinin de hedefi olmuştu.

Söz konusu rakip, Trump’ın desteklediği eski Donanma Komandosu Ed Gallrein. Kendi eyaletinde bile pek tanınmayan Gallrein’in arkasındaki asıl gücün, Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) başta olmak üzere İsrail yanlısı lobi grupları olduğu ortaya çıktı. Massie, Çarşamba günü yayınlanan bölümde Carlson’a, bu grupların kendisinin seçimi kaybetmesini sağlamak için adeta bir seferberlik başlattığını ifade etti.

Dış Lobi Milyarderleri Devrede: “Para Halktan Gelmedi”

Massie, “Bu para sıradan insanlardan gelmedi. Milyarderlerden geldi ve en az yüzde 95’i İsrail lobisinden kaynaklandı” dedi. Konuşmasında özellikle AIPAC, Cumhuriyetçi Yahudi Koalisyonu, İsrail İçin Birleşmiş Hristiyanlar gibi grupların yanı sıra, ABD seçim sahnesine damga vuran Miriam Adelson, Paul Singer ve John Paulson gibi Kentucky’li olmayan üç milyarderin isimlerini de zikretti. Bu durum, dış güçlerin Amerikan siyasetine ne denli müdahale ettiğini gözler önüne serdi.

Massie, “Onların duruşu daha fazla savaş, daha fazla çatışma, daha fazla bomba, daha fazla dış yardım anlamına geliyor ve ben bunlara karşı oy kullanıyorum. Bu yarışın ciddi olmasının ve benim kaybetme ihtimalimin asıl nedeni, yabancı bir lobinin daha önce hiçbir Cumhuriyetçi yarışında görülmemiş ölçüde tam finansman sağlamış olmasıdır” ifadeleriyle, kendi ilkeli duruşu ile lobinin savaş yanlısı ajandası arasındaki derin çelişkiyi vurguladı.

Massie kampanyası için yaklaşık 5 milyon dolar toplarken, Kentucky’de sadece aleyhindeki saldırı reklamlarına 10 milyon dolar harcandı. Bu reklamlar arasında, Demokrat Parti’nin ilerici kadın kongre üyelerinden oluşan “The Squad” üyeleriyle bir otele girerken gösteren yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir video bile bulunuyordu. Bu, lobinin Massie’yi karalamak için her türlü yönteme başvurduğunu gösteriyor.

Massie: “Kongre’deki Tek Muhbir Giderse…”

Carlson’ın “Kentucky’deki bir Cumhuriyetçi ön seçiminde ne olup bittiği neden İsrail yanlısı lobi gruplarını ve milyarderleri bu kadar ilgilendirsin ki?” sorusuna Massie şöyle yanıt verdi: “19 Mayıs’ta kaybedersem, gelecek yıl 3 Ocak’ta Kongre’den ayrılmış olacağım ve kimse Twitter’ımı takip etmeyecek, kimse Facebook sayfamı ziyaret etmeyecek. Yürütme organının sizi gözetlemek için kullandığı yasaların gizli yorumlarını okumak üzere gizli SCIF’lere davet edilmeyeceğim. Kongre’deki tek muhbir, tabiri caizse, gitmiş olacak.” Massie’nin bu sözleri, lobinin sadece bir koltuğu değil, aynı zamanda muhalif bir sesi susturmayı hedeflediğini ortaya koydu. (SCIF: Gizli bilgilerin milletvekilleriyle paylaşıldığı güvenli oda.)

AIPAC’ın Gizli Finansman Yöntemleri ve Halkın Tepkisi

Sıradan Amerikalılar, AIPAC’ın finansman çabalarını fark ettikçe ve İsrail’e koşulsuz ABD desteğinden giderek daha fazla yoruldukça, lobi grubu adının belirli adaylarla doğrudan ilişkilendirilmemesini sağlamanın yollarını buldu. Massie, “Fark ettiğimiz ve çıkardığımız sonuç şu ki, bağışçılarından [Gallrein’in] kampanyasına, bir satıcı aracılığıyla para aktarıyorlar” diye açıkladı. Bu satıcı, herhangi bir bağışçının platformu aracılığıyla herhangi bir adayı desteklemesine olanak tanıyan Democracy Engine adlı bir şirket.

Carlson, Massie’ye “Siz İsrail’e saldırmadınız bile. İsrail’e düşman değilsiniz. Yahudiler hakkında mırıldanmıyorsunuz. Bunun bunlarla hiçbir ilgisi yok” dedi ve ekledi: “Siz sadece ABD hükümetinin diğer ülkelere para göndermemesi gerektiğini düşünüyorsunuz, değil mi?” Massie ise “Doğru. Ve bu arada, bu benim seçmenlerimin de pozisyonu” diyerek, duruşunun kişisel bir düşmanlıktan ziyade, Amerikan halkının çıkarlarını savunan ilkesel bir duruş olduğunu vurguladı.

AIPAC, daha önce Missouri’den Cory Bush ve New York’tan Jamaal Bowman dahil olmak üzere birçok ilerici Demokrat’ı Kongre’den başarıyla uzaklaştırmıştı. Bu durum, lobinin Amerikan siyasetindeki etkisinin ne denli büyük olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Geçtiğimiz yılın sonlarında, merhum Middle East Eye ve Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı tarafından kurulan “Arap Dünyası İçin Demokrasi Şimdi” adlı savunuculuk grubu, “AIPAC’ın Yüzleri” projesi kapsamında AIPAC’ı yöneten kişilerin isimlerini ve yüzlerini yayımlayarak, bu lobinin şeffaflık eksikliğine dikkat çekmişti.

#ThomasMassie #AIPAC #İsrailLobisi #ABDSeçimleri #DışMüdahale #SavaşKarşıtı #Finansman #Kongre #SiyonistLobi #AmerikanSiyaseti

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir