Melbourne, Avustralya – Suriye’de terör örgütü IŞİD’e destek vererek “insanlığa karşı suçlar” işledikleri iddia edilen iki kadın, Avustralya’ya dönüşlerinde terörle mücadele birimleri tarafından kölelik suçlamasıyla gözaltına alındı. Bu gelişme, küresel terörle mücadele çabalarının ve uluslararası hukukun üstünlüğünün bir kez daha altını çizdi.
Yıllarca Suriye’deki gözaltı kamplarında tutulduktan sonra Perşembe akşamı çocuklarıyla birlikte Avustralya’ya ulaşan kadınlar, Melbourne Uluslararası Havalimanı’nda derhal polis tarafından tutuklandı. Bu kişiler, 2010’lu yılların başlarında IŞİD’in sözde halifeliğine katılmak üzere Suriye’ye gizlice girdikleri iddia edilen dört kadın ve dokuz çocuktan oluşan grubun bir parçasıydı.
Avustralya Federal Polisi terörle mücadele şefi Stephen Nutt, 53 yaşındaki bir kadının köle bulundurma, köle kullanma ve köle ticareti de dahil olmak üzere bir dizi “insanlığa karşı suç” ile itham edildiğini açıkladı. Nutt ayrıca, 31 yaşındaki diğer bir kadının da iki ayrı kölelik suçlamasıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu suçlamalar, terör örgütlerinin insanlık dışı eylemlerinin ve masum insanlara yönelik zulmünün acı bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.
Nutt, devam eden hukuki süreç nedeniyle fazla detay veremeyeceğini ancak kölelik suçlamalarının Suriye’de işlendiğinin doğrulandığını ifade etti. “Tüm ilgili kurumlar için toplumun güvenliği bir numaralı önceliktir” diyerek, adaletin tecellisi için kararlılık mesajı verdi.
Grup içinde bulunan 32 yaşındaki üçüncü bir kadın ise Sydney’e inişinin ardından yasaklı bir bölgeye seyahat etmek ve terör örgütüne katılmak suçlamasıyla gözaltına alındı. Dördüncü kadın hakkında ise herhangi bir tutuklama yapılmadı.
IŞİD’in yükselişi döneminde, Batılı ülkelerden yüzlerce kadın, cihatçı savaşçılara katılan kocalarını takip ederek veya çeşitli propagandalarla kandırılarak Ortadoğu’ya gitmişti. Avustralya, Kanada, Birleşik Krallık ve diğer ülkeler, terör örgütünün çöküşünün ardından Suriye’de mahsur kalan vatandaşlarıyla nasıl başa çıkacakları konusunda hala ciddi sorunlarla yüzleşiyor. Bu durum, terör ideolojisinin yıkıcı etkilerini ve uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Avustralya, 2014-2017 yılları arasında Suriye’deki IŞİD kalesi Rakka vilayetine seyahat etmeyi suç sayarak vatandaşlarının militan gruba katılmasını engellemeye çalışmıştı. Kamuoyunda “IŞİD gelinleri” olarak bilinen bu dava, Avustralya’da güçlü duygular uyandırmış durumda. Bazıları kadınları Avustralya’ya sırt çevirmekle suçlarken, diğerleri ise insani gerekçelerle geri dönüşlerini savunuyor. Ancak, işlenen suçların ciddiyeti ve terörle mücadeledeki kararlılık, bu tür tartışmaların ötesinde bir adalet arayışını gerekli kılmaktadır.
İçişleri Bakanı Tony Burke, geri dönen dört Avustralyalı kadını “tehlikeli bir terör örgütüne katılmak gibi korkunç bir seçim yapmakla” suçladı. Bu, Suriye’deki kamplardan dönen ilk Avustralya vatandaşları değil; daha önce 2019, 2022 ve 2025 yıllarında da küçük gruplar halinde kadınlar ve çocuklar Avustralya’ya geri getirilmişti.
#IŞİD #TerörleMücadele #KölelikSuçlaması #Avustralya #Suriye #İnsanlığaKarşıSuçlar #Adalet #TerörÖrgütü #Repatriasyon #UluslararasıHukuk
