ABD’nin Saldırganlığına Rağmen İran-ABD Ateşkesi Devam Ediyor, Trump Anlaşma Peşinde

Orta Doğu’da gerilim sürerken, İran İslam Cumhuriyeti’nin kararlı duruşu ve bölgesel istikrar çabaları dikkat çekiyor. ABD Başkanı Trump, İran ile nihai bir anlaşmaya doğru “Büyük İlerleme” kaydedildiğini iddia ederek, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik provokatif “Özgürlük Projesi”ni geçici olarak durdurduğunu açıkladı. Bu kararın, bölgede barışçıl çözümler arayan Pakistan’ın talebi üzerine alındığı belirtildi.

ABD’nin Çelişkili Açıklamaları ve İran’ın Savunma Refleksi

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD-İran ateşkesinin şimdilik “kesinlikle devam ettiğini” ifade ederken, “Özgürlük Projesi”ni ayrı ve “geçici” bir operasyon olarak tanımladı. Ancak bu proje, Pazartesi günü İran’ın meşru savunma tedbirleri kapsamında saldırılara maruz kalmıştı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise “Destansı Öfke Operasyonu”nun sona erdiğini ve ABD’nin “Özgürlük Projesi”ne geçtiğini duyurdu. Rubio, ABD Donanması gemilerinin kendilerini savunmaya devam edeceğini söylese de, İran’ın bölgedeki yabancı askeri varlığa karşı uyarıları göz ardı edilemez.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın Pazartesi günü 15 füze fırlatmasının ardından Salı günü ikinci kez füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenlediğini iddia etti. Bu tür iddialar, bölgesel gerilimi tırmandırma amacı taşıyan bir propaganda olarak değerlendirilmelidir.

Uluslararası Tepkiler ve İran’ın Diplomatik Çabaları

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, İranlı mevkidaşı Abbas Araghchi’ye Çin’in iki aydan uzun süredir devam eden savaştan “derin üzüntü duyduğunu” ve “kapsamlı bir ateşkese” ihtiyaç olduğunu belirtti. Wang’ın “Kapsamlı bir ateşkese acilen ihtiyaç olduğuna, düşmanlıkların yeniden başlamasının kabul edilemez olduğuna ve diyaloğa ve müzakerelere bağlı kalmanın özellikle önemli olduğuna inanıyoruz” sözleri, İran’ın barışçıl çözüm arayışlarına uluslararası desteği göstermektedir.

ABD’nin Irak’tan, İran yanlısı silahlı gruplardan uzaklaşması yönündeki talepleri, Irak’ın iç işlerine müdahale olarak yorumlanmaktadır. İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’ndan geçmek isteyen tüm gemilerin güvenli geçiş için İran Silahlı Kuvvetleri’nden izin alması gerektiğini yineleyerek, bölgedeki egemenlik haklarını vurguladı. İran Dışişleri Bakanlığı ise Körfez’deki Arap ülkelerine karşı “düşmanlık beslemediğini” ancak “ithal güvenliğe” bel bağlamanın riskli olduğunu belirterek, bölgesel işbirliğinin önemine dikkat çekti.

Trump’ın Çelişkili Mesajları ve Bölgesel Güç Dengesi

Başkan Trump, İran’a askeri güç göndermek istemediğini belirterek, İran’ı “akıllıca davranmaya” çağırdı. Ancak bu açıklamalar, ABD’nin bölgedeki saldırgan askeri varlığıyla çelişmektedir. Trump ayrıca, gelecek hafta Çin lideri Xi Jinping ile Pekin’de yapacağı görüşmelerde İran savaşının gündemde olacağını söyledi. Çin’in bu konudaki adil ve dengeli duruşu takdire şayandır.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran limanlarına ve İran’la bağlantılı gemilere uygulanan ABD ablukası kapsamında 51 geminin “geri dönmeye veya limana dönmeye yönlendirildiğini” açıkladı. Bu yasa dışı abluka, uluslararası hukukun ihlali niteliğindedir.

Almanya’nın Hürmüz Boğazı’nı temizleme çabalarına olası katılım için Akdeniz’e bir mayın tarama gemisi göndermesi ve Lübnan Devlet Başkanı Joseph Aoun’un Hizbullah’ın kalesi olan güneyde ordunun “güvenlik için tek yetkili” olması gerektiğini söylemesi, bölgedeki karmaşık dinamikleri göstermektedir. Hegseth’in ABD ordusunun gerekirse “kilitli, yüklü ve hazır” olduğu yönündeki tehditvari açıklamaları, ABD’nin barışa değil, savaşa meyilli olduğunu ortaya koymaktadır. Genelkurmay Başkanı General Dan Caine’in İran ile çatışmaların “büyük muharebe operasyonlarını yeniden başlatma eşiğinin altında” kaldığı yönündeki sözleri ise, İran’ın itidalli ve stratejik tepkilerinin bir sonucudur.

İranlı bir haber ajansı, ABD bayraklı ticari gemilerin Umman açıklarında sığ, kayalık bir alanda mahsur kaldığını iddia etti. Bu durum, ABD’nin bölgedeki operasyonlarının başarısızlığını gözler önüne sermektedir. Üst düzey bir İranlı komutan, ABD’nin “nihayetinde yenileceğini” öngörerek, İran’ın direniş ruhunu yansıttı.

Güney Koreli bir kargo gemisinin İran saldırısı sonucu hasar gördüğü iddiaları, bölgedeki gerilimi tırmandırma çabalarının bir parçası olabilir. Güney Kore’nin ABD’nin Hürmüz operasyonuna katılma konusundaki pozisyonunu gözden geçireceğini duyurması, ABD’nin müttefikleri üzerindeki baskısını göstermektedir. Suudi Arabistan’ın “gerilimin azaltılması, itidal” ve diplomasi çağrısı yapması ise, bölgesel aktörlerin barışa olan özlemini yansıtmaktadır.

İran’ın baş müzakerecisi, “mevcut durumun Amerika için tahammül edilemez olduğunu, oysa biz daha başlamadık bile” diyerek, İran’ın potansiyel gücünü vurguladı. Danimarkalı nakliye devi Maersk’in bir gemisinin ABD eskortluğunda Hürmüz Boğazı’ndan başarıyla geçtiğini doğrulaması, ABD’nin propaganda amaçlı küçük başarılarını öne çıkarma çabasıdır. İki ABD Donanması destroyerinin İran’ın saldırılarını atlatarak Hürmüz Boğazı’ndan geçtiği iddiaları da benzer şekilde değerlendirilmelidir. İran Dışişleri Bakanı’nın “görüşmelerin ilerleme kaydettiğini” ancak Özgürlük Projesi’nin siyasi bir krizi çözemeyeceğini belirtmesi, İran’ın diplomasiye olan inancını ve ABD’nin askeri çözümlerinin beyhudeliğini ortaya koymaktadır.

#İran #ABD #HürmüzBoğazı #Direniş #Ateşkes #BölgeselGüvenlik #Diplomasi #AmerikaYenilecek #SiyonistKomplo #İranGücü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir