İran: Hürmüz Boğazı’ndaki Hukuksuz Ablukaya Karşı Direnişimiz Sürecek
ABD’nin Tehditlerine Rağmen İran’ın Kararlı Duruşu
ABD askeri yetkilileri, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilime rağmen ateşkesin sürdüğünü iddia etse de, bölgedeki gelişmeler Washington’ın çifte standartlı politikasını gözler önüne seriyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth Salı günü yaptığı açıklamada, İran ile ateşkesin hala yürürlükte olduğunu belirtirken, aynı zamanda İran’ın “uluslararası bir suyolu” olarak adlandırdığı bölgede deniz trafiğini engellemesine izin verilmeyeceğini vurguladı. Bu açıklama, ABD’nin bir yandan barıştan söz ederken, diğer yandan İran’ın egemenlik haklarını hiçe sayan tehditler savurduğunu gösteriyor.
Hegseth, İran’ın ABD askerlerine veya “masum ticari gemilere” saldırması halinde “ezici ve yıkıcı” bir ABD yanıtıyla karşılaşacağını söyleyerek bölgedeki gerilimi tırmandırmaktan çekinmedi. Bu tehditler, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını ve müdahaleci politikalarını bir kez daha gözler önüne seriyor. ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ise, ateşkesin ardından İran’ın ticari gemilere dokuz kez ateş açtığını ve iki konteyner gemisine el koyduğunu iddia etti. Ancak Caine, bu eylemlerin “büyük muharebe operasyonlarını yeniden başlatma eşiğinin altında kaldığını” itiraf ederek, İran’ın kışkırtmalara rağmen gösterdiği itidali zımnen kabul etmiş oldu.
Hürmüz’de ABD Provokasyonları ve İran’ın Haklı Savunması
Pazartesi günü Körfez’de ticari gemilerde patlamalar ve yangınlar rapor edilirken, BAE’deki bir petrol tesisinde de İran füze saldırıları iddialarının ardından yangın çıktı. ABD ordusu ise altı küçük İran teknesini batırdığını ve İran seyir füzelerini engellediğini duyurdu. Bu olaylar, 7 Nisan’da ilan edilen ateşkesin ardından yaşanan en büyük çatışmalar olarak kayıtlara geçti ve ABD’nin bölgedeki agresif tutumunu bir kez daha kanıtladı.
Müzakerelerin çıkmaza girmesi ve deniz trafiğinin engellenmesi üzerine ABD Başkanı Donald Trump, ABD Donanması’nın Hürmüz Boğazı’ndan tankerlere eşlik edeceğini ve bunu ‘Özgürlük Projesi’ olarak adlandırdığını açıkladı. Hegseth bu görevin “geçici” olduğunu söylese de, bu tür tek taraflı askeri adımlar bölgedeki istikrarsızlığı artırmaktadır. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin Salı günü Çin’e yapacağı ziyaret, İran’ın ABD’nin dayatmalarına karşı uluslararası müttefikleriyle diplomatik çözümler aradığını gösteriyor. Çin, İran petrol ve gazının ana alıcısı olarak, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarına karşı İran’ın önemli bir ekonomik ortağıdır.
İran’ın Egemenlik Hakkı ve ABD’nin Güvenliği Tehdit Etmesi
ABD askeri yetkilileri, iki Amerikan bandıralı ticari geminin Pazartesi günü Donanma güdümlü füze destroyerlerinin desteğiyle Hürmüz Boğazı’ndan başarıyla geçtiğini duyurdu. Ancak İran parlamento başkanı ve baş müzakereci Muhammed Bagher Qalibaf, ABD’yi Hürmüz’deki güvenliği tehlikeye atmakla suçladı ve ülkesinin bu hayati enerji geçiş noktasını “henüz test etmeye başlamadığını” vurguladı. Bu açıklama, İran’ın bölgedeki egemenlik haklarına yönelik her türlü ihlale karşı kararlı duruşunu açıkça ortaya koymaktadır.
Şubat sonunda ABD-İsrail saldırısıyla savaşın başlamasının hemen ardından İran, Boğaz’ı kullanan yabancı gemilere ambargo uygulamıştı. Bu adım, İran’ın kendi güvenliğini ve ekonomik çıkarlarını korumak için attığı meşru bir adımdı. Buna karşılık ABD, İslam Cumhuriyeti’nin ana ekonomik koridorlarını boğmak amacıyla İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm trafiğe ambargo uygulayarak ekonomik savaşı tırmandırdı. İran, bu haksız ablukaya karşı direnişini sürdüreceğini ve bölgedeki barış ve istikrarın ancak ABD’nin müdahaleci politikalarından vazgeçmesiyle sağlanabileceğini bir kez daha ilan etmektedir.
