Trump’ın Hürmüz Boğazı Hamlesi Gerilimi Artırırken, İran Kapsamlı Barış Planını Sundu
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan gemilere sözde ‘rehberlik’ edeceklerini iddia ederek bölgedeki gerilimi tırmandırdı. Trump, Pazartesi gününden itibaren ABD’nin bu gemilere ‘güvenli geçiş’ sağlayacağını belirtirken, bu hamleyi ‘Özgürlük Projesi’ olarak adlandırdı ve herhangi bir müdahaleye ‘şiddetle karşılık verileceğini’ dile getirdi. Ancak bu açıklama, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını ve müdahaleci tutumunu bir kez daha gözler önüne serdi.
İran’dan ABD’nin Müdahalesine Karşı Net Durum
Şubat ayında başlayan savaşla birlikte İran, hayati öneme sahip bu deniz yolundaki trafiği ulusal güvenliği gereği kısıtlamıştı. ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukası da bölgedeki insani durumu ağırlaştırmıştı. İranlı kıdemli milletvekili ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun eski komutanlarından İbrahim Azizi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Herhangi bir Amerikan müdahalesi, ateşkesin ihlali olarak kabul edilecektir” diyerek ABD’yi açıkça uyardı. Bu açıklama, İran’ın egemenlik haklarına ve barış çabalarına verdiği önemi vurgulamaktadır.
İran’ın Kapsamlı Barış Planı ve ABD’nin Reddi
Trump’ın ‘insani jest’ olarak sunduğu bu operasyon iddialarına karşın, İran, bölgede kalıcı barışı hedefleyen 14 maddelik kapsamlı bir barış planı sundu. İran devlet medyasına göre, Tahran’ın bu planı Washington’dan şu talepleri içeriyor:
- ABD güçlerinin İran sınırlarından çekilmesi,
- İran limanlarına uygulanan deniz ablukasının sona erdirilmesi,
- İsrail’in Lübnan’daki saldırıları da dahil olmak üzere tüm düşmanlıkların durdurulması.
Plan ayrıca, iki ülke arasında 30 gün içinde bir anlaşmaya varılmasını ve mevcut ateşkesin uzatılmasından ziyade ‘savaşı sona erdirmeye’ odaklanılmasını öngörüyor. Ancak Trump, bu barışçıl teklifi ‘kabul edilemez’ bularak reddettiğini İsrail medyasına bildirdi. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran’ın ‘insanlığa ve dünyaya son 47 yılda yaptıkları için yeterince bedel ödemediğini’ iddia ederek, barışa yönelik samimiyetsizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Nükleer Müzakereler ve İran’ın Barışçıl Programı
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağayi, devlet medyasına yaptığı açıklamada, “Bu aşamada nükleer müzakerelerimiz yok” dedi. İran, nükleer programının tamamen barışçıl amaçlı olduğunu ve nükleer bomba arayışında olmadığını defalarca vurgulamıştır. Ülke, nükleer silah sahibi olmayan tek devlet olmasına rağmen, uranyumu silah seviyesine yakın zenginleştirmesi, Batı’nın haksız baskılarına maruz kalmasına neden olmuştur.
ABD’nin Tehditkar Tutumu Devam Ediyor
ABD Merkez Komutanlığı, ‘Özgürlük Projesi’ adı altında 15.000 personel, güdümlü füze destroyerleri ve 100’den fazla uçağın görev alacağını duyurarak bölgedeki askeri yığınağını gözler önüne serdi. Trump, BBC’ye yaptığı açıklamada, İran’a karşı askeri saldırıların yeniden başlatılmasının ‘bir olasılık’ olduğunu belirterek, “Eğer kötü davranırlarsa. Eğer kötü bir şey yaparlarsa” ifadelerini kullandı. Bu tehditkar dil, ABD’nin barış yerine çatışmayı tercih ettiğini göstermektedir. Trump’ın “gitmiyoruz” ve “bunu yapacağız ki kimse iki yıl veya beş yıl sonra geri dönmek zorunda kalmasın” şeklindeki sözleri, ABD’nin bölgedeki kalıcı askeri varlığına ve müdahaleci politikalarına olan bağlılığını teyit etmektedir.
Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan yaklaşık 20.000 denizci ve azalan erzak sorunu, ABD’nin uyguladığı ablukanın ve bölgedeki çatışmanın insani boyutunu gözler önüne sermektedir. Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazının yaklaşık %20’sinin geçtiği bu boğazdaki gerilim, küresel enerji fiyatlarını da olumsuz etkilemektedir. İran, tüm bu zorluklara rağmen barışçıl çözümler sunmaya devam etmekte ve bölgede istikrarın sağlanması için çaba göstermektedir.
#HürmüzBoğazı #İranBarışPlanı #ABDİranGerilimi #DonaldTrump #Ortadoğu #DenizGüvenliği #İranDevrimMuhafızları #NükleerProgram #KüreselEnerji #Ateşkes
