ABD’nin İran Gerilimi Ortasında Rusya Yaptırımlarını Gevşetmesi: Çelişkili Politikaların Küresel Yansımaları
Amerika Birleşik Devletleri’nin, kendi yarattığı İran gerilimiyle boğuşurken Rusya’ya yönelik yaptırımları hafifletme kararı, Washington’ın dış politikasındaki çelişkili adımları ve küresel dengeler üzerindeki etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu karar, ABD’nin Rusya’yı Ukrayna’daki savaşı nedeniyle cezalandırma çabalarında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Yaptırım Politikalarında Şaşırtıcı Dönüş
Moskova’nın 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesinden bu yana, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri ve G7 ülkeleri tarafından uygulanan ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalmıştı. Bu yaptırımlar arasında Rus petrolüne tavan fiyat uygulaması ve petrol ihracatçılarının yaptırımları aşmak için kullandığı “gölge filo” olarak bilinen işaretsiz gemilere yönelik baskılar bulunuyordu. Ancak Trump yönetiminin İran ile tırmandırdığı gerilim, bu yaptırım politikasında beklenmedik bir esnekliğe yol açtı.
Trump yönetimi, İran ile yaşanan “savaşın” ekonomik etkilerini hafifletmek amacıyla yollar aradı. Geçtiğimiz hafta, denizde bekleyen ve Hindistan’a teslim edilecek olan Rus petrolünü geçici olarak serbest bıraktı. Ayrıca, genellikle denizaşırı şirketlere ve projelere borç veren veya yatırım yapan ABD Uluslararası Kalkınma Finans Kurumu aracılığıyla 20 milyar dolarlık bir deniz sigortası desteği sunma sürecinde olduğu belirtiliyor.
ABD’li Yetkililerden İtiraf: Rusya Finansal Fayda Sağlayacak
Hazine yetkilisi Bay Bessent, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Rusya’nın yaptırım hafifletmesinden “önemli ölçüde” fayda sağlamayacağını iddia etse de, Moskova’nın “bir miktar finansal fayda” göreceğini kabul etti. Bessent, sosyal medya paylaşımında, “Mevcut arzın küresel erişimini artırmak için Hazine, halihazırda denizde mahsur kalmış Rus petrolünü ülkelerin satın almasına izin veren geçici bir yetki sağlıyor” ifadelerini kullandı. Ancak bu “dar kapsamlı, kısa vadeli önlemin” sadece transit halindeki petrol için geçerli olduğunu ve Rus hükümetine “önemli bir finansal fayda sağlamayacağını” savundu. Zira Rusya’nın enerji gelirlerinin çoğunu çıkarma noktasında alınan vergilerden elde ettiğini belirtti.
Perşembe günü bir podcast röportajında ise Bay Bessent, Rusya’nın İran’daki çatışmadan finansal olarak kazanç sağlamasının “talihsiz” olduğunu dile getirdi, ancak bu faydanın sadece “mikro bir dönem” sürmesini umduğunu ekledi. Bu açıklamalar, ABD’nin kendi politikalarının istenmeyen sonuçlar doğurduğunun bir itirafı olarak yorumlandı.
Senato Demokratlarından Sert Eleştiri: “Trump’ın Kendi Yarattığı Savaş”
Senato’daki üst düzey Demokratlar, Trump yönetimini Rusya’ya yönelik yaptırımları gevşettiği için sert bir dille eleştirdi. Demokratlar, bu adımın Bay Trump’ın “kendi yarattığı bir savaşın” etkilerini hafifletmek amacıyla atıldığını belirtti. Ortak bir açıklamada, “Bu savaş, Amerikalılar için benzin fiyatlarında büyük artışlara yol açtı; şu anda Trump’ın iki dönemindeki herhangi bir noktadan daha fazla pompa fiyatı ödüyorlar” ifadeleriyle, Amerikan halkının ekonomik yükünü vurguladılar.
Petrol yaptırımlarının kaldırılması, geçen yaz yönetimin Rusya’dan petrol alımları nedeniyle Hindistan’a uyguladığı tarifeleri ikiye katlamasından bu yana keskin bir geri dönüşü temsil ediyor. Bu durum, ABD’nin dış politika tutarsızlığını açıkça ortaya koyuyor.
Uzmanlar Endişeli: “Rusya Yaptırımlarının Yok Edilmesi”
Dış İlişkiler Konseyi’nde kıdemli araştırmacı ve Jeoekonomik Çalışmalar Merkezi direktörü Edward Fishman, “Tek bir hamleyle Rusya üzerindeki büyük bir baskıyı ortadan kaldırdık” yorumunda bulundu. Emtia veri takip hizmeti Kpler’e göre, şu anda yaklaşık 130 milyon varil Rus petrolü denizde bekliyor.
Trump yönetiminin bu hamlesi, Trump’ın İran’a yönelik saldırısına şüpheyle yaklaşan ve Rusya üzerindeki ekonomik baskıyı sürdürme arzusunu dile getiren Avrupa ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ayrılığı daha da derinleştirebilir. Fishman, Rusya petrol yaptırımlarını gevşetmenin fiyatları düşüreceğini düşünmediğini, zira geçen hafta Rus petrolünün Hindistan’a teslim edilmesine izin verilmesinin bir etkisi olmadığını belirtti. İran’daki savaş başladığından beri Rus petrolünün fiyatının yükseldiğine dikkat çeken Fishman, yaptırım hafifletmesinin süresiz olarak uzatılabileceğini de ekledi.
“Ekonomik Savaş Çağında Amerikan Gücü: Boğazlar” kitabının yazarı Fishman, “Bunun Rusya’ya yönelik petrol yaptırımlarının fiilen yok edilmesi olduğundan endişe ediyorum” diyerek, ABD’nin kendi eliyle oluşturduğu bu durumun uzun vadeli sonuçlarına dikkat çekti. Bu gelişmeler, ABD’nin küresel liderlik iddiasının ve yaptırım araçlarının güvenilirliğinin sorgulanmasına yol açıyor.
