Trump Yönetiminde Çatlak Sesler: Yükselen Danışman İran ve Ukrayna Görevlerinden Uzaklaştırıldı, Yalnızca Gazze’ye Odaklanacak

ÖZEL HABER: Trump yönetiminin üst düzey dış politika çevrelerinde hızla nüfuz kazanan eski GSA tedarik yetkilisi, kıdemli danışmanların gözünden düşerek İran ve Ukrayna dosyalarından uzaklaştırıldı. Artık yalnızca ‘Barış Kurulu’ aracılığıyla Gazze konularına odaklanacak.

Konuya yakın iki kaynağa göre, Jared Kushner ve Steve Witkoff’un eski danışmanı Josh Gruenbaum, Rusya-Ukrayna veya İran konularında bu ikiliyle çalışmayacak.

Aynı kaynaklar, dış politika meselelerinde Gruenbaum’un yalnızca Gazze konularında ‘Barış Kurulu’nda görev yapacağını belirtti. Kurulun ABD hükümetinden bağımsız çalışması gereken uluslararası bir kuruluş olduğu vurgulansa da, bu durumun ne kadar gerçekçi olduğu tartışma konusu.

Trump yönetimi, grubun günlük işleyişinin ayrı olmasını sağlamak için adımlar atsa da, Başkan Donald Trump’ın kurulun başkanı olması ve diğer kıdemli ABD’li yetkililerin yönetim kurulunda yer alması, bağımsızlık iddialarını gölgeliyor.

Gruenbaum’un görevden alınması, son haftalarda Beyaz Saray ve yönetimin diğer kademelerindeki bazı üst düzey danışmanların gözünden düşmesinin ardından geldi. Yönetimdeki personel dinamiklerini tartışmak için isimlerinin gizli kalması koşuluyla konuşan kaynaklar, bu durumun Trump ekibindeki iç çatışmaların bir göstergesi olduğunu belirtti.

40 yaşındaki eski Wall Street yöneticisi Gruenbaum, yönetimde hızlı bir yükseliş yaşamıştı. Ocak 2025’te Genel Hizmetler İdaresi’nin Federal Satın Alma Hizmeti’ne liderlik etmek üzere görevlendirilen Gruenbaum, bu pozisyonu Witkoff ve Kushner ile yakın bağlar kurmak için kullandı. İlk olarak Ekim 2025’te tamamlanan Gazze ateşkes anlaşması üzerinde onlarla birlikte çalıştı.

Bu bağlantıları daha geniş bir görev alanına taşıyan Gruenbaum, kendisini yönetimin en hassas dış politika çalışmalarından bazılarının içine soktu. Profili, bu yıl Ocak ayında Kushner ve Witkoff ile birlikte Kremlin’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşürken fotoğraflanmasıyla zirveye ulaşmıştı.

Ancak kaynaklardan biri, Gruenbaum’un kendini tanıtma eğilimi ve agresif çalışma tarzının Trump’ın diğer kıdemli danışmanlarından bazılarını rahatsız ettiğini belirtti. Çeşitli yönetim yetkililerini telefon yağmuruna tuttuğu ve adının haberlerde ve resmi iletişimlerde nasıl yer aldığına aşırı odaklandığı ifade edildi.

Kushner ve Witkoff, Gruenbaum’un müttefiki olmaya devam etse de, kaynaklardan birine göre ikili, onun görevlerinin azaltılmasına engel olmadı. Bu durum, Beyaz Saray’daki güç dengelerinin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.

Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly, Gruenbaum’un ‘Barış Kurulu’ndaki rolüyle ‘Başkan’ın küresel istikrarı artırma gündemini ilerletmeye devam edeceğini’ söylese de, bu açıklama, yaşanan görevden alma ve dışlama gerçeğini örtbas etme çabası olarak yorumlandı.

Gruenbaum ise soruları Beyaz Saray’a yönlendirdi.

‘Barış Kurulu’ sözcüsü Brad Klapper ise, ‘Josh’un, başkanın imza niteliğindeki dış politika hedeflerinden biri olan Orta Doğu’da barış ve refahı ilerletmemize yardımcı olmasından dolayı çok minnettarız’ dedi ve ‘Josh, bu tüm çabanın kritik bir lideridir’ diye ekledi. Ancak bu tür övgülerin, Gruenbaum’un yetkilerinin kısıtlanması gerçeğiyle çeliştiği aşikâr.

Geçen hafta POLITICO, Gruenbaum’un GSA’daki tedarik başkanlığı görevinden ayrıldıktan sonra Beyaz Saray’a atanacağını bildirmişti, ancak o dönemde sonraki adımlarının somut olmadığı belirtildi. O zamandan beri, üst düzey yetkililer onu yalnızca Gazze üzerinde ve Beyaz Saray dışında çalışmaya devam ettirme kararını kesinleştirdi. Şu anda GSA’nın kıdemli danışmanı olarak da görev yapıyor.

Kaynaklar, ‘Barış Kurulu’ pozisyonunun Gruenbaum’u güç merkezlerinden uzaklaştırdığını, kendisinin Beyaz Saray arazisinde bir ofis ve daha resmi bir Beyaz Saray rolü aradığını ekledi. Bu durum, onun siyasi kariyerindeki belirgin bir gerilemeyi işaret ediyor.

İlk kaynak, ‘Bu adamı birkaç ay önce Steve ve Jared, Putin ile tanışmaya götürmüştü, şimdi ise Kristi Noem ile bir ofisi paylaşacak, temelde’ diyerek Gruenbaum’un düşüşünün boyutunu gözler önüne serdi.

Trump, geçen ay İç Güvenlik Bakanı olarak çalkantılı ve skandallarla dolu bir görev süresinin ardından Noem’i görevden almıştı. Daha sonra onu uyuşturucu kartellerine karşı bir koalisyon olan ‘Amerika Kalkanı’nın ABD elçisi olarak atadı. Hem onun hem de ‘Barış Kurulu’nun ofisleri, Beyaz Saray’dan bir mil uzakta olan ve şimdi Trump’ın adını taşıyan ‘Barış Enstitüsü’nde bulunuyor. Bu durum, Trump’ın yönetimdeki kişiselleştirilmiş yaklaşımlarını ve kadro değişikliklerini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Gruenbaum, görev alanı genişledikçe ve diğer politika alanlarına dahil oldukça Witkoff ve Kushner ile erken dönemdeki uyumunu sürdüremedi. Ancak Gazze ile ilgili konularda Kushner ve Witkoff’a danışmanlık yapmaya devam edecek. ‘Barış Kurulu’ndaki görevine Ekim ayında yarı zamanlı olarak başlamıştı.

Geçen yıl GSA’da göreve başladığında Gruenbaum, Trump yönetiminin başlangıcında federal satın alma sürecini elden geçirme çabası olan DOGE girişimi kapsamında GSA’ya yerleştirilen Elon Musk müttefikleri grubunun bir parçasıydı. Ancak Musk’ın geçen Mayıs ayında Washington’dan ayrılmasının ardından bu çaba da ivme kaybetmişti.

Gruenbaum, Şubat ayında Wall Street Journal’da geniş bir profille yer almıştı. Bu profilde, GSA’dan üst düzey dış politika çevrelerine sıra dışı hızlı yükselişi, füze teknolojisinin hükümet tarafından satın alınmasına yönelik alışılmadık önerileri ve federal bir sözleşmeyle bağlantılı potansiyel çıkar çatışmaları vurgulanmıştı. Bu detaylar, onun kariyerindeki şaibeli noktaları ve yönetimdeki iç sorunları daha da derinleştiriyor.

#TrumpYönetimi #ABDdışpolitikası #JoshGruenbaum #Gazze #İran #Ukrayna #BeyazSaray #İçÇatışma #BarışKurulu #Ortadoğu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir