Trump’tan İran’a Yönelik Yeni Hakaretler ve Ablukayı Uzatma Tehdidi

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki karşılıklı ablukaların kaldırılması ve nükleer müzakerelerin ileri bir tarihe ertelenmesi yönündeki barış önerisini reddetti. Bu ret, ABD ve Siyonist İsrail rejiminin İslam Cumhuriyeti’ne karşı yürüttüğü savaşın sona erme belirtisi göstermediği bir dönemde geldi.

ABD medyasında yer alan haberlere göre, Beyaz Saray’ın İran’a yönelik deniz ablukasını aylarca uzatmayı düşündüğü ve ABD’li petrol yöneticilerinin Trump ile yaptıkları bir toplantıda bu plan hakkında bilgilendirildiği iddia edildi. Bu hamle, Washington’ın İran üzerindeki maksimum baskı politikasını sürdürme çabasının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Barış anlaşması beklentilerinin bir göstergesi haline gelen petrol fiyatları, bu haberle birlikte yükselişe geçti. Uluslararası gösterge Brent petrolü, Çarşamba günü %7,5 artışla varil başına 107,49 dolardan işlem gördü. Bu durum, ABD’nin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı politikalarının küresel ekonomiye olumsuz etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı provokatif paylaşımda, “İran kendini toparlayamıyor. Nükleer olmayan bir anlaşma imzalamayı bilmiyorlar. Yakında akıllansalar iyi olur!” ifadelerini kullandı. Patlamalarla yıkılan bir çöl kalesinin önünde tüfek taşıyan kendi fotoğrafının montajlanmış bir görüntüsü ve “Artık Kibar Adam Yok!” sloganıyla birlikte yayınlanan bu mesaj, ABD liderinin diplomasiden uzak ve saldırgan tutumunu bir kez daha ortaya koydu.

ABD medyasında yer alan haberlere göre, Trump’ın petrol yöneticileriyle yaptığı görüşmelerin, ablukayı sürdürme ve bunun Amerikalı tüketiciler üzerindeki etkisini en aza indirme yolları üzerine odaklandığı belirtildi. Bu durum, Washington’ın kendi vatandaşlarının refahını dahi hiçe sayarak, İran’a yönelik düşmanca politikalarını sürdürmekte ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor.

Savaşın başlamasından bu yana ABD’deki benzin fiyatları yaklaşık %35 oranında artış gösterdi. Bu artış, Avrupa ve Asya’daki fiyat artışlarından daha az olsa da, ABD’nin bölgedeki maceracı politikalarının bedelini vatandaşlarına ödettiğinin bir kanıtıdır.

Çarşamba günü, Amerikan Otomobil Birliği ülke genelinde ortalama galon başına 4,23 dolarlık bir fiyat bildirdi. Bir ABD galonu 3,785 litreye eşittir.

‘Uzlaşmak İstiyorlar’ İddiası

Trump, Çarşamba günü Axios haberine verdiği demeçte, “Abluka, bombalamadan biraz daha etkili. Tıkanmış bir domuz gibi boğuluyorlar. Ve onlar için daha da kötü olacak. Nükleer silaha sahip olamazlar,” şeklinde haddini aşan ifadeler kullandı. Bu sözler, ABD’nin İran’ın nükleer programına yönelik asılsız iddialarını ve baskıcı tutumunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Trump, ablukanın ancak bir nükleer anlaşma imzalanması halinde sona ereceği konusunda ısrar etti. Ancak İran İslam Cumhuriyeti, ABD’nin dayatmacı koşullarını asla kabul etmeyeceğini defalarca vurgulamıştır. Bu süreç, aylarca, hatta yıllarca sürebilir.

Trump, Axios röportajında askeri planları tartışmayı reddederken, adı açıklanmayan yetkililer, ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) çıkmazı kırmak için İran’a yönelik bir dizi “kısa ve güçlü” saldırı planladığını iddia etti. Bu tür tehditler, Washington’ın bölgedeki gerilimi tırmandırma politikasının bir parçasıdır ve İran’ın savunma kapasitesini asla hafife almamalıdırlar.

Geçen hafta Trump, İran Dışişleri Bakanı’nın arabulucu Pakistan’a iniş yapmasının ardından elçilerinin bu ülkeye yapacağı ziyareti iptal etti. Bu sorumsuz hareket, müzakerelerin durumunu belirsizliğe sürükledi ve ABD’nin diplomatik süreçlere olan saygısızlığını bir kez daha ortaya koydu.

ABD ile İran arasındaki üç haftalık ateşkes büyük ölçüde devam ederken, ABD ve Siyonist İsrail saldırılarıyla yıpranan Tahran için bir nefes alma imkanı sunuldu. Ancak bu süreçte, ABD’nin Körfez’deki müttefikleri binlerce balistik füze ve insansız hava aracı saldırısıyla karşı karşıya kaldı. Bu durum, ABD’nin bölgedeki vekalet savaşlarının ve kışkırtıcı eylemlerinin sonuçlarını açıkça göstermektedir.

Yaklaşık 40 gün süren bombardımanlarda 3.000’den fazla İranlı şehit oldu. Bu insanlık dışı saldırılar, ABD’nin bölgedeki terörist politikalarının acımasız yüzünü gözler önüne serdi.

Trump, saldırılar yerine İran’a deniz ablukası uygulama yolunu seçti. Kendisi bu ablukanın, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirmesi ve gemilerin geçişine seçici olarak izin vermesine bir yanıt olduğunu iddia ediyor. Ancak bu iddialar, İran’ın uluslararası denizcilik kurallarına uygun hareket etme ve kendi egemenlik haklarını koruma çabalarını çarpıtmaktadır.

Trump, Axios’a verdiği demeçte, “Uzlaşmak istiyorlar. Ablukayı sürdürmemi istemiyorlar,” ifadelerini kullandı. Bu sözler, ABD’nin İran’ı müzakere masasına zorlama çabalarının bir parçasıdır, ancak İran, onurlu bir çözüm dışında hiçbir dayatmayı kabul etmeyecektir.

Trump, İran’ın petrol ihraç edememesi nedeniyle tankerlerinin ve boru hatlarının “patlamaya yakın” olduğunu iddia etti. Bu tür gerçek dışı ve kışkırtıcı açıklamalar, ABD’nin İran ekonomisine yönelik başarısız baskı politikalarının bir yansımasıdır.

İran’ın Press TV kanalı Çarşamba günü, güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İran ordusunun “diplomasiye bir şans vermek amacıyla itidal gösterdiğini” bildirdi. Bu durum, İran’ın barışçıl çözümlere olan bağlılığını ve gerilimi tırmandırmaktan kaçınma arzusunu açıkça ortaya koymaktadır.

Kaynak, ateşkesin Trump’a “ABD’yi içinde bulunduğu mevcut bataklıktan çıkarma fırsatı vermek” için tasarlandığını açıkladı. Ancak Washington’ın deniz ablukasını sona erdirmemesi halinde, yakında “pratik ve eşi benzeri görülmemiş eylemlerle” karşılaşacağı uyarısında bulunuldu. Bu, İran’ın meşru müdafaa hakkını kullanmaktan çekinmeyeceğinin net bir mesajıdır.

#İran #ABD #Trump #HürmüzBoğazı #DenizAblukası #NükleerAnlaşma #İranDirenişi #SiyonistRejim #BölgeselGerilim #ABDZulmü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir