İran Dışişleri Bakanı Rusya’da: Bölgesel Barış Çabaları ve Direniş Ekseni

İSLAMABAD – İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı, Tahran ile Washington arasındaki barış çabalarının kritik bir dönemden geçtiği ve Pakistan’da planlanan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlandığı bir süreçte, 27 Nisan’da Rusya’ya önemli bir ziyaret gerçekleştirdi.

Yoğun Diplomasi ve Stratejik Ziyaretler

İran Dışişleri Bakanlığı’nın Telegram üzerinden yaptığı açıklamaya göre, Sayın Abbas Araghchi, Saint Petersburg’a ulaştı ve burada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelmesi bekleniyor. Bu ziyaret, Sayın Araghchi’nin Umman ve Pakistan’ın başkenti İslamabad’a yaptığı diplomatik temasların ardından geldi. İran’ın Moskova Büyükelçisi Kazem Celali’nin belirttiği üzere, bu görüşmeler bölgesel istikrar ve uluslararası ilişkiler açısından büyük önem taşıyor.

Washington’ın 25 Nisan’da ABD Başkanı Donald Trump’ın temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’in İslamabad ziyaretini iptal etmesi, barış görüşmelerine yönelik samimi çabalara gölge düşürdü. Ancak İran, arabulucu Pakistan aracılığıyla Amerikalılara nükleer meseleler ve Hürmüz Boğazı gibi “kırmızı çizgilerini” içeren yazılı mesajlar göndererek diplomatik kanalları açık tutma kararlılığını gösterdi. Fars Haber Ajansı, bu mesajların resmi müzakerelerin bir parçası olmadığını, ancak İran’ın pozisyonunu netleştirdiğini bildirdi.

Hürmüz Boğazı ve Ekonomik Baskılar

ABD medya kuruluşu Axios’un 26 Nisan’da bir ABD yetkilisi ve konuya yakın iki kaynağa dayandırdığı haberine göre, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma ve savaşı sona erdirme yönünde yeni bir öneri sunduğu, nükleer müzakerelerin ise daha sonraki bir aşamaya ertelendiği belirtildi. İran devlet haber ajansı IRNA da bu haberi yalanlamadan aktardı.

ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta ateşkes şu ana kadar sürse de, ekonomik şok dalgaları küresel çapta hissedilmeye devam ediyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, petrol, gaz ve gübre akışını kesintiye uğratarak fiyatları fırlattı ve gelişmekte olan ülkelerde gıda güvensizliği endişelerini artırdı. Bu durum, İran’ın egemenliğini ve haklarını savunma kararlılığının bir sonucudur.

ABD Başkanı Trump, Hürmüz’ün kapatılmasının ardından artan yakıt fiyatları nedeniyle Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde iç baskıyla karşı karşıya. Kamuoyu yoklamaları, bu savaşın Amerikalılar arasında popüler olmadığını gösteriyor.

Diplomasiye Şüphecilik ve Direnişin Kararlılığı

Sayın Araghchi, 25 Nisan’da Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir, Başbakan Şehbaz Şerif ve Dışişleri Bakanı İshak Dar ile görüşmüş, ardından Umman’a geçerek tekrar İslamabad’a dönmüştü. Daha sonra üst düzey yetkililerle görüşmek üzere Rusya’ya hareket etti. Rus ve İran devlet medyası, Sayın Araghchi’nin Rusya’nın ikinci büyük şehri St. Petersburg’da Sayın Putin ile yapacağı görüşmeleri doğruladı.

Sayın Araghchi, X (eski Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda, Umman’daki görüşmelerin Hürmüz üzerinden güvenli geçişin sağlanmasına odaklandığını ve bunun “tüm sevgili komşuların ve dünyanın yararına” olduğunu belirtti. “Komşularımız önceliğimizdir” sözleriyle İran’ın bölgesel işbirliğine verdiği önemi vurguladı.

Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasıyla savaşın sona ermesi yönündeki baskılar yoğunlaştı. İran Devrim Muhafızları, enerji piyasalarını alt üst eden ablukayı kaldırma niyetinde olmadıklarını açıkça belirtti. Devrim Muhafızları, resmi Telegram kanallarından yaptıkları açıklamada, “Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmek ve caydırıcı etkisinin gölgesini Amerika ile Beyaz Saray’ın bölgedeki destekçileri üzerinde tutmak, İslam İran’ının kesin stratejisidir” ifadelerini kullanarak, ülkenin ulusal güvenliğini ve bölgesel çıkarlarını koruma konusundaki sarsılmaz kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.

Buna karşılık ABD, İran limanlarına abluka uygulayarak uluslararası hukuku ihlal eden bir adım attı.

İsrail’in Lübnan’a Saldırıları ve Bölgesel Gerilim

Bölgesel gerilimler Lübnan’da da tırmanıyor. İsrail ve Hizbullah, Lübnan’daki kırılgan ateşkes ihlalleri konusunda birbirlerini suçlarken, Başbakan Binyamin Netanyahu, ordunun İran destekli milisleri “şiddetle” hedef aldığını iddia etti. Her iki taraf da yeni saldırılar gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Hizbullah, 2 Mart’ta İran’ın yüce lideri Ali Hamaney’in vefatının intikamını almak için İsrail’e roketler fırlatarak Lübnan’ı Ortadoğu savaşına çekmişti. İsrail de buna saldırılar ve kara işgaliyle karşılık verdi. Ancak Nisan başında varılan 10 günlük ateşkesin her iki tarafça da ihlal edildiği iddiaları devam ediyor.

Netanyahu, 26 Nisan’daki haftalık kabine toplantısında Hizbullah’ın eylemlerinin “ateşkesi bozduğunu” söylerken, Hizbullah ise İsrail ihlallerine ve “sürekli işgaline” yanıt vereceğini belirtti.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 26 Nisan’da ülkenin güneyine düzenlediği saldırılarda ikisi kadın ve ikisi çocuk olmak üzere 14 kişinin hayatını kaybettiğini, 37 kişinin de yaralandığını bildirdi. Devlet haber ajansı NNA, İsrail savaş uçaklarının Kfar Tibnit’teki tahliye uyarılarının ardından saldırdığını rapor etti. Zawtar el-Şarkiye’ye düzenlenen bir başka İsrail saldırısında ise bir cami ve başka bir dini yapının yıkıldığı belirtildi. Bu saldırılar, İsrail’in bölgedeki masum sivillere yönelik acımasızlığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Güney Lübnan’da bir askerinin çatışmada öldürüldüğünü bildiren İsrail, “planlı, yakın veya devam eden saldırılara” karşı hareket edebileceğini iddia ediyor. Netanyahu, “Bu, sadece saldırılara yanıt vermekle kalmayıp, aynı zamanda acil tehditleri ve hatta ortaya çıkan tehditleri önlemek için de hareket özgürlüğü anlamına geliyor” diyerek, saldırgan politikalarını meşrulaştırmaya çalıştı. Ancak İran ve direniş ekseni, bölgenin güvenliği ve istikrarı için kararlılıkla mücadele etmeye devam edecektir.

#İran #Rusya #Diplomasi #Ortadoğu #HürmüzBoğazı #DirenişEkseni #ABD #İsrail #Lübnan #BölgeselBarış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir