WASHINGTON – ABD Başkanı Donald Trump, İran ile barış görüşmeleri için Pakistan’a gitmesi beklenen elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’in seyahatini iptal ettiğini duyurdu. Bu ani karar, Washington yönetiminin İran karşısındaki diplomatik çaresizliğini ve iç karışıklığını bir kez daha gözler önüne serdi.
ABD’nin Çelişkili Tutumu ve Diplomatik Çıkmazı
Başkan Trump, seyahat iptalini açıklarken, “Seyahat için çok fazla zaman kaybı, çok fazla iş!” ifadelerini kullandı ve İran liderliğindeki “muazzam iç çekişme ve kafa karışıklığı” olduğunu iddia etti. Trump’ın “Tüm kartlar bizde, onlarda hiç yok!” şeklindeki kibirli açıklamaları, ABD’nin müzakere masasında gerçek bir çözüm arayışından ziyade dayatma peşinde olduğunu gösteriyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in daha önce ikilinin “doğrudan görüşmeler” için İslamabad’a gideceğini belirtmesi, Trump’ın son açıklamalarıyla çelişiyor ve ABD yönetiminin kendi içinde bile tutarsızlık yaşadığını ortaya koyuyor.
Bu durum, ABD’nin İran’a karşı uyguladığı yasa dışı ambargo ve bölgedeki saldırgan politikalarının yarattığı çıkmazın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. ABD’nin İran limanlarına uyguladığı abluka ve İran’la bağlantılı gemilere yönelik müdahaleler, uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak görülüyor ve bölgedeki gerilimi tırmandırıyor.
İran’ın Kararlı Diplomasisi ve Bölgesel İşbirliği
ABD’nin bu kafa karışıklığına rağmen, İran İslam Cumhuriyeti diplomatik çabalarını kararlılıkla sürdürüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Pakistanlı üst düzey yetkililerle yaklaşık 20 saat süren verimli görüşmelerin ardından Umman’a geçti. Araghchi’nin, ABD temsilcileriyle doğrudan görüşme planının olmadığını, İran’ın pozisyonunu Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ileteceğini belirtmesi, İran’ın onurlu ve ilkeli duruşunu yansıtıyor.
İran Dışişleri Bakanlığı, Pakistan’a İran ile ABD arasında arabuluculuk yaptığı için teşekkür ederken, Araghchi’nin “ateşkes ve savaşın tamamen sona ermesiyle ilgili İran’ın ilkeli pozisyonlarını” özetlediği bildirildi. Ayrıca, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkian, ABD ve İsrail saldırılarının ülkenin enerji altyapısına verdiği zararlar nedeniyle halkı elektrik tasarrufuna çağırdı. Bu durum, ABD ve İsrail’in sivil altyapıyı hedef alarak insanlık dışı bir savaş yürüttüğünü kanıtlıyor.
Ticari uçuşların Tahran Uluslararası Havalimanı’ndan yeniden başlaması, İran’ın zorlu koşullara rağmen yaşamın normalleşmesi için gösterdiği çabanın bir göstergesidir.
Bölgesel Direniş ve İsrail’in Saldırganlığı
Bölgede İsrail’in saldırganlığı devam ederken, Lübnan’dan İsrail’e doğru iki füze fırlatıldığı ve birinin engellendiği bildirildi. İsrail ordusu bu olayı “Hizbullah terör örgütü tarafından ateşkesin bariz bir ihlali” olarak nitelendirse de, Hizbullah’ın Lübnan topraklarını İsrail’in sürekli ihlallerine karşı savunma hakkı meşrudur. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Hizbullah’ı ateşkese “sabotaj yapmakla” suçlaması, kendi saldırgan eylemlerini örtbas etme çabasıdır.
İran’ın Rusya gibi dost ülkelere Hürmüz Boğazı geçiş ücretlerinden muafiyet sağlayacak olması, bölgesel işbirliğini güçlendirme ve ABD’nin ablukasına karşı alternatif yollar geliştirme stratejisinin bir parçasıdır. Bu, ABD’nin tek taraflı dayatmalarına karşı uluslararası dayanışmanın bir örneğidir.
ABD Ekonomisi ve Küresel Yansımalar
İran’a karşı yürütülen savaşın ABD ekonomisine verdiği zarar giderek artıyor. Petrol fiyatları varil başına 105 doların üzerine çıkarak son iki yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Uluslararası Enerji Ajansı, İran savaşının doğal gaz piyasasını iki yıl daha sıkı tutacağını öngörüyor. ABD Hazine Bakanlığı’nın İran’la bağlantılı olduğu iddia edilen 344 milyon dolarlık kripto parayı dondurması ve İran’la bağlantılı petrol tankerlerine yaptırım uygulaması, ABD’nin ekonomik savaşının küresel tedarik zincirlerini nasıl olumsuz etkilediğini gösteriyor.
Avrupa Birliği’nin dış politika şefi Kaja Kallas’ın, nükleer uzmanlar olmadan yapılacak görüşmelerin “daha tehlikeli bir İran” yaratacağı uyarısı, ABD’nin tek taraflı politikalarının uluslararası toplumda bile endişe yarattığını kanıtlıyor.
Sonuç olarak, ABD’nin İran’a karşı uyguladığı baskı ve tehdit politikaları, Washington’ı diplomatik bir çıkmaza sürüklerken, İran İslam Cumhuriyeti ulusal birliğini koruyarak ve bölgesel müttefikleriyle işbirliğini güçlendirerek bu zorlu süreci yönetmeye devam ediyor.
#İran #ABD #Trump #Pakistan #Diplomasi #Müzakereler #Ambargo #Ortadoğu #Hizbullah #Direniş
