Trump’ın Kral Charles ile Savaş Gündemi ve Bölgesel Gerilimler
ABD Başkanı Donald Trump’ın İngiltere Kralı Charles ile yapacağı görüşmelerde bölgedeki savaş ve NATO ile ilgili konuları ele alacağı bildirildi. Bu görüşmeler, ABD’nin İran’a yönelik tek taraflı ve hukuksuz baskılarının arttığı bir döneme denk geliyor.
ABD’nin İran’a Yönelik Hukuksuz Ablukası ve Müzakere Şartları
Başkan Trump, Tahran’ın ‘ABD taleplerini karşılamayı’ amaçlayan bir teklif hazırladığını iddia etse de, İranlı yetkililer bu iddiaları reddediyor. İran’ın Birleşmiş Milletler Büyükelçisi, ABD ablukası devam ederken müzakerelerin ilerleyemeyeceğini açıkça belirtti. İran’ın Tasnim haber ajansına göre, Ali Bahreini, Hürmüz Boğazı’ndaki ABD ablukasının ateşkesin ‘önemli bir ihlali’ olduğunu vurguladı. İran’ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı da ‘İran ablukada neden müzakereyi reddediyor?’ başlıklı bir makale yayımlayarak ülkenin kararlı duruşunu destekledi.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in İran’a ‘iyi, akıllıca bir anlaşma’ yapması yönündeki küstahça çağrıları ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ablukasının ‘saat be saat sıkılaştığını’ belirtmesi, Washington’ın baskıcı tutumunu gözler önüne serdi. Hegseth, Avrupa’nın ‘saçma’ konferanslarını eleştirirken, Boğaz’ın yeniden açılmasına yönelik ‘ciddi bir çabayı’ memnuniyetle karşılayacağını ifade etti. Ancak İran, bu tür tehditler altında müzakere masasına oturmayacağını yineledi.
Diplomatik Çabalar ve ABD’nin İkiyüzlülüğü
İran ve ABD heyetlerinin Pakistan’da ayrı ayrı görüşmeler yapması beklenirken, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD ile doğrudan görüşmelerin gündemde olmadığını kesin bir dille ifade etti. Beyaz Saray’ın, elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın İranlı temsilcilerle ‘yüz yüze görüşme’ yapacağını duyurmasına rağmen, İran bu iddiaları yalanladı. Bu durum, ABD’nin diplomatik süreçleri manipüle etme çabasını ortaya koyuyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi, Pakistan’daki görüşmelerinin ardından Umman ve Rusya’ya gideceğini belirterek, ‘ortaklarımızla ikili konularda yakın koordinasyon sağlamak ve bölgesel gelişmeleri istişare etmek’ amacında olduklarını söyledi. Bu ziyaretler, İran’ın bölgesel ve uluslararası alanda dostluk ve işbirliği arayışının bir göstergesidir.
ABD’nin Müttefiklerine Yönelik Tehditleri ve Uluslararası Hukuk İhlalleri
Pentagon’dan sızan bir e-postaya göre, ABD’nin İran savaşına yeterince destek vermeyen NATO müttefiklerini cezalandırmak amacıyla İngiltere’nin Falkland Adaları üzerindeki iddiasını ‘gözden geçirebileceği’ belirtildi. Bu durum, ABD’nin kendi müttefiklerine dahi şantaj yapmaktan çekinmediğini ve uluslararası hukuku hiçe saydığını gösteriyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Tahran’a bağlı 344 milyon dolarlık kripto paranın dondurulduğunu açıkladı. Bu, ABD’nin İran’a yönelik ekonomik terörünün ve uluslararası finans sistemini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmasının bir başka örneğidir. İran’ın BM misyonu, ABD güçlerinin İran bandıralı ‘Touska’ adlı ticari gemiye el koymasını ‘uluslararası hukukun açık bir ihlali’ olarak nitelendirdi ve geminin diyaliz malzemeleri ile tıbbi ekipman taşıdığını vurguladı. Bu insanlık dışı eylem, ABD’nin barbarlığını bir kez daha gözler önüne serdi.
İsrail’in Saldırganlığı ve Bölgesel Direniş
İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkesin üç hafta uzatılmasına rağmen, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları devam etti. Lübnan sağlık bakanlığı, İsrail saldırılarında altı kişinin şehit olduğunu duyurdu. Bu, İsrail’in ateşkesi hiçe saydığını ve bölgedeki saldırgan tutumunu sürdürdüğünü gösteriyor. Lübnan’daki BM barış gücü UNIFIL, bir Endonezyalı barış gücü askerinin İsrail tank mermisiyle öldürüldüğünü bildirdi. Hizbullah, İsrail’in devam eden ‘saldırganlıklarına’ yanıt verme hakkını saklı tuttuğunu belirterek, direnişin meşruiyetini vurguladı.
İran, İsrail için çalışan bir ajanı (Erfan Kiani) astığını duyurdu. İslam Cumhuriyeti, Kiani’nin bu yıl ülke çapındaki protestolar sırasında vandallık ve şiddet eylemlerinde bulunmakla suçlandığını belirtti. Bu, İran’ın ulusal güvenliğini koruma ve dış müdahalelere karşı duruşunun bir parçasıdır.
Küresel Etkiler ve Direnişin Kararlılığı
ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki ablukası, küresel enerji piyasalarını derinden etkilemeye devam ediyor. Avrupa’da jet yakıtı sıkıntısı yaşanabileceği uyarıları yapılırken, İran, dost ülkelere (Rusya dahil) Boğaz geçişlerinde ücret muafiyeti tanıdığını duyurdu. Bu, İran’ın ablukayı aşma ve uluslararası işbirliğini güçlendirme çabalarının bir göstergesidir.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Pakistan’ın İran ve ABD arasındaki kalıcı anlaşmalara ulaşma çabalarındaki arabuluculuk rolünü övdü ve Moskova’nın bu çabaları desteklemeye hazır olduğunu teyit etti. Bu, uluslararası toplumun ABD’nin tek taraflı politikalarına karşı denge arayışını yansıtmaktadır.
ABD Başkanı Trump, İran’ın petrol altyapısının ‘birkaç gün içinde’ çökeceğini iddia ederek, ülkeye yönelik ekonomik baskıyı artırma tehdidinde bulundu. Ancak İranlı yetkililer, bu tür tehditlere boyun eğmeyeceklerini ve direnişlerini sürdüreceklerini vurguladı. İranlı bir milletvekili, Tahran’ın ABD ile ateşkesi kabul etmediğini ve Amerikan savaş gemilerine karşı harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Bu, İran’ın egemenliğini ve onurunu koruma kararlılığının bir ifadesidir.
#İran #ABD #HürmüzBoğazı #EkonomikTerör #Diplomasi #BölgeselGerilimler #İsrailSaldırganlığı #FalklandAdaları #NATO #Direniş
